Ana içeriğe geç
Sözlük

varma ile cümle

varma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bir kez farkına varmaya başladığında,Todas estas cosas entran vívidamente en tu mente y tu ser. Una vez comienzas a reconocer,
Bir seyahatte, varacağınız bir yer olur. Sehayatin amacı buraya varmaktır.Matkalla on päätepiste, se on matkan tarkoitus.
Bir seyahatte, varacağınız bir yer olur. Sehayatin amacı buraya varmaktır.В подорожі є мета, в цьому і є сутність подорожі.
Böylece sanırım belki de TED, sizler belki farkına varmadan insanların yaşam biçimlerini etkiliyorsunuz.E penso che TED incida sulla vita delle persone in così tanti modi che nemmeno immaginate.
Böylece sanırım belki de TED, sizler belki farkına varmadan insanların yaşam biçimlerini etkiliyorsunuz.테드에서 여러분은 사람들의 삶에 모르는 사이 큰 영향을 끼치고 있습니다.
Böylece sanırım belki de TED, sizler belki farkına varmadan insanların yaşam biçimlerini etkiliyorsunuz.Úgyhogy azt hiszem, a TED talán nagyobb hatással van az emberek életére, mint gondolnák.
Böylece sanırım belki de TED, sizler belki farkına varmadan insanların yaşam biçimlerini etkiliyorsunuz.W Tedzie chyba nie zdajecie sobie sprawy, że na wiele sposobów wpływacie na ludzkie życie.
Böylece sanırım belki de TED, sizler belki farkına varmadan insanların yaşam biçimlerini etkiliyorsunuz.Така, че мисля, че вие TED влияете на хората по начини, които може би не разбирате.
Böylece sanırım belki de TED, sizler belki farkına varmadan insanların yaşam biçimlerini etkiliyorsunuz.Так что я думаю, может быть TED, вы влияете на жизни людей так, как вы даже может и не думаете.
Böylece sanırım belki de TED, sizler belki farkına varmadan insanların yaşam biçimlerini etkiliyorsunuz.כך שאני סבורה שאולי TED, משפיע על חיי אנשים בדרכים שאולי אפילו אתם לא יודעים.
Böylece sanırım belki de TED, sizler belki farkına varmadan insanların yaşam biçimlerini etkiliyorsunuz.أعتقد أن تيد ربما ، تؤثرون على حياه الناس باشكال ربما لا تدركونها
Böylece sanırım belki de TED, sizler belki farkına varmadan insanların yaşam biçimlerini etkiliyorsunuz.影響を与えているかもしれない だから、娘のために
Bu durum birçok ailede oldukça normal karşılanır. O kadar ki, çoğumuz farkına bile varmayız.Accade in maniera così naturale nella maggior parte delle famiglie che non lo notiamo nemmeno.
Bu durum birçok ailede oldukça normal karşılanır. O kadar ki, çoğumuz farkına bile varmayız.A családok többségében ez annyira természetes módon zajlik, hogy többnyire észre sem veszük.
Bulunanların arasında olduğu kadar, erken ertesi sabah yataktan fırladı eski çocuk varmak gerekir.I vyskočil z postele brzy ráno, aby byl mezi přítomnými, kdy starý Chlapec by měl přijít.
Bulunanların arasında olduğu kadar, erken ertesi sabah yataktan fırladı eski çocuk varmak gerekir.Jag hoppade ur sängen tidigt nästa morgon, så att vara bland de närvarande när de gamla Pojken ska anlända.
Bulunanların arasında olduğu kadar, erken ertesi sabah yataktan fırladı eski çocuk varmak gerekir.그 사이에 존재해야하므로 같은 초기 다음날 아침 침대에서 미쳐가 때 이전 아이는 도착해야합니다.
Bulunanların arasında olduğu kadar, erken ertesi sabah yataktan fırladı eski çocuk varmak gerekir.Sem poskočil iz postelje zgodaj zjutraj, tako da se med tiste, ki je bila stara Fant bi morali prispeti.
Bulunanların arasında olduğu kadar, erken ertesi sabah yataktan fırladı eski çocuk varmak gerekir.Tôi nhảy ra khỏi giường sáng sớm, để là một trong những người hiện diện cũ cậu bé cần đến.
Bulunanların arasında olduğu kadar, erken ertesi sabah yataktan fırladı eski çocuk varmak gerekir.Я вскочил с постели рано утром, чтобы быть среди присутствующих, когда старые Мальчик должен прибыть.
Bulunanların arasında olduğu kadar, erken ertesi sabah yataktan fırladı eski çocuk varmak gerekir.Я схопився з ліжка рано вранці, щоб бути серед присутніх, коли старі Хлопчик повинен прибути.
Bulunanların arasında olduğu kadar, erken ertesi sabah yataktan fırladı eski çocuk varmak gerekir.قفز من السرير في صباح اليوم التالي في وقت مبكر ، وذلك ليكون من بين الحاضرين عندما القديم وينبغي أن يصل الصبي.
Bulunanların arasında olduğu kadar, erken ertesi sabah yataktan fırladı eski çocuk varmak gerekir.少年は到着する必要があります。 私はこれらのオーシャンライナーがべらぼうにのドックを見上げ取り出すことが経験的に知っていた
Bunun alan olduğunun farkına varmanız yeterli.En we moeten gewoon realiseren, nee, dit is gewoon het oppervlak.
Bunun alan olduğunun farkına varmanız yeterli.Lepiej więc zauważyć, że to jest po prostu pole obszaru R.
Bunun alan olduğunun farkına varmanız yeterli.Und wir müssen nur erkennen, Nein, dies ist nur der Bereich.
Bunun alan olduğunun farkına varmanız yeterli.Y lo interesante es que lo desafío a evaluar el mismo integral sin utilizar el teorema de Green.
Bunun alan olduğunun farkına varmanız yeterli.ואנחנו צריכים להבין - לא - זה פשוט השטח.
Bunun alan olduğunun farkına varmanız yeterli.他の興味深い点、面白いことは、
Burada ufak bir nüans var, farkına varmazsanız, yanlış cevabı elde edersiniz. -Ahora, tal vez recuerdas--bien, hay una cosa poca y sutil, que te daría la respuesta incorrecta.
Burada ufak bir nüans var, farkına varmazsanız, yanlış cevabı elde edersiniz. -Nun, Sie können oder können nicht erinnern--nun, es ist ein leichte, feine Sache, die geben würde
Burada ufak bir nüans var, farkına varmazsanız, yanlış cevabı elde edersiniz. -עכשיו אולי אתם זוכרים ואולי לא - יש פה דבר קטן, שיתן לנו
Burada ufak bir nüans var, farkına varmazsanız, yanlış cevabı elde edersiniz. -微妙なことで、 間違った答えを得ます。
Bütün büyük büyükanne ve büyük-büyükbabalarım, hepsi 60 yaşına varmadan öldüler.저의 증조 부모님 시대의 사람은 모두 나이 60 즈음에 죽음을 맞이했습니다.
Bütün büyük büyükanne ve büyük-büyükbabalarım, hepsi 60 yaşına varmadan öldüler.60歳までに亡くなりました おじいさんの世代は70歳まで延び
Bütün büyük büyükanne ve büyük-büyükbabalarım, hepsi 60 yaşına varmadan öldüler.A dédszüleim, mindegyikük, 60 éves korukra meghaltak.
Bütün büyük büyükanne ve büyük-büyükbabalarım, hepsi 60 yaşına varmadan öldüler.I miei bisnonni morirono, tutti quanti, prima dei 60 anni.
Bütün büyük büyükanne ve büyük-büyükbabalarım, hepsi 60 yaşına varmadan öldüler.Meine Ur-Großeltern starben alle als sie 60 waren.
Bütün büyük büyükanne ve büyük-büyükbabalarım, hepsi 60 yaşına varmadan öldüler.Mes arrière-grands-parents sont tous morts avant d'avoir eu 60 ans.
Bütün büyük büyükanne ve büyük-büyükbabalarım, hepsi 60 yaşına varmadan öldüler.Mijn overgrootouders stierven allemaal rond de 60.
Bütün büyük büyükanne ve büyük-büyükbabalarım, hepsi 60 yaşına varmadan öldüler.Mis bisabuelos murieron, todos ellos para cuando llegaron a los 60.
Bütün büyük büyükanne ve büyük-büyükbabalarım, hepsi 60 yaşına varmadan öldüler.Moi pradziadkowie umarli, wszyscy, przed osiągnięciem 60 lat.
Bütün büyük büyükanne ve büyük-büyükbabalarım, hepsi 60 yaşına varmadan öldüler.Moji pra-prarodiče zemřeli, všichni, když jim bylo kolem 60ti let.
Bütün büyük büyükanne ve büyük-büyükbabalarım, hepsi 60 yaşına varmadan öldüler.Moji pra-prarodičia všetci zomreli ako šesťdesiatnici.
Bütün büyük büyükanne ve büyük-büyükbabalarım, hepsi 60 yaşına varmadan öldüler.Os meus bisavós morreram, todos eles, quando andavam pelos 60 anos.
Bütün büyük büyükanne ve büyük-büyükbabalarım, hepsi 60 yaşına varmadan öldüler.Toţi străbunicii mei au murit înainte să împlinească 60 de ani.
Bütün büyük büyükanne ve büyük-büyükbabalarım, hepsi 60 yaşına varmadan öldüler.Οι προπαππούδες μου πέθαναν όλοι πριν την ηλικία των 60.
Bütün büyük büyükanne ve büyük-büyükbabalarım, hepsi 60 yaşına varmadan öldüler.Все мои прапрадеды умерли ещё до 60 лет.
Bütün büyük büyükanne ve büyük-büyükbabalarım, hepsi 60 yaşına varmadan öldüler.Моите пра-прародители умряха, всичките, докато стигнаха до 60.
Bütün büyük büyükanne ve büyük-büyükbabalarım, hepsi 60 yaşına varmadan öldüler.הורי סבי וסבתי מתו לפני גיל 60.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.Може да сте забелязали, а може и да не сте, че имам прикрепен на челото си миниатюрен електрод.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.אולי שמתם לב שאני לובשת אלקטרודה קטנה על המצח.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.ربما لاحظت وربما لا أنني اضع قطبا كهربائيا صغيرا على جبيني.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.私の額には小さな電極がついています これは私がお話ししている間も
Bilirsiniz, 50 metre uzun bir mesafe olabilir, eğer tamamen açıkta iseniz, ama sığınağa varmayı başardık.Cincizeci de metri e o distanță mare când ești complet expus, dar am reușit să ajungem la adăpost.
Bilirsiniz, 50 metre uzun bir mesafe olabilir, eğer tamamen açıkta iseniz, ama sığınağa varmayı başardık.오십 미터는 긴 거리일 수 있습니다. 완벽하게 노출된 상태라면 말이죠. 그렇지만 저희는 피난처에 이를 수 있었습니다.
Bilirsiniz, 50 metre uzun bir mesafe olabilir, eğer tamamen açıkta iseniz, ama sığınağa varmayı başardık.Sapete, 50 metri possono essere lunghi quando sei del tutto esposto, ma riuscimmo a raggiungere il rifugio.
Bilirsiniz, 50 metre uzun bir mesafe olabilir, eğer tamamen açıkta iseniz, ama sığınağa varmayı başardık.Tudják, 50 méter lehet egy hosszú táv, ha teljesen védtelen az ember, de nekünk sikerült elérnünk a menedéket.
Bilirsiniz, 50 metre uzun bir mesafe olabilir, eğer tamamen açıkta iseniz, ama sığınağa varmayı başardık.Viete, 50 metrov môže byť veľká diaľka, ak ste totálne nekrytí, ale dokázali sme dobehnúť do úkrytu.
Bilirsiniz, 50 metre uzun bir mesafe olabilir, eğer tamamen açıkta iseniz, ama sığınağa varmayı başardık.Víte, 50 metrů může být dlouhá vzdálenost pokud jste naprosto nekrytí, ale nám se podařilo dostat do úkrytu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
varma ile cümle - Sayfa 19 - varma kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App