Bence ilk hareket noktamız doğal tabiat sermayesinin farkına varmak olmalı.먼저 우리가 자연자본을 인식할 필요가 있다고 생각합니다.
Bence ilk hareket noktamız doğal tabiat sermayesinin farkına varmak olmalı.La prima cosa da fare è riconoscere l'esistenza del capitale naturale.
Bence ilk hareket noktamız doğal tabiat sermayesinin farkına varmak olmalı.Meiner Ansicht nach sollten wir zuerst natürliches Kapital neu organisieren.
Bence ilk hareket noktamız doğal tabiat sermayesinin farkına varmak olmalı.Musimy uświadomić sobie istnienie naturalnego kapitału.
Bence ilk hareket noktamız doğal tabiat sermayesinin farkına varmak olmalı.Penso que o primeiro ponto a realizar é que precisamos de reconhecer o capital natural.
Bence ilk hareket noktamız doğal tabiat sermayesinin farkına varmak olmalı.Saya rasa hal pertamanya adalah kita perlu mengenali modal alami.
Bence ilk hareket noktamız doğal tabiat sermayesinin farkına varmak olmalı.Szerintem az első lépés a természeti tőke felismerése.
Bence ilk hareket noktamız doğal tabiat sermayesinin farkına varmak olmalı.Tôi nghĩ điều đầu tiên chúng ta phải làm là xác định nguồn vốn tự nhiên.
Bence ilk hareket noktamız doğal tabiat sermayesinin farkına varmak olmalı.Πιστεύω πως το πρώτο βήμα είναι η ανάγκη να αναγνωρίσουμε το φυσικό κεφάλαιο.
Bence ilk hareket noktamız doğal tabiat sermayesinin farkına varmak olmalı.Мисля, че първата стъпка, която трябва да направим е, да признаем колко ценен е природния капитал.
Bence ilk hareket noktamız doğal tabiat sermayesinin farkına varmak olmalı.Я думаю, для начала надо признать природный капитал.
Bence ilk hareket noktamız doğal tabiat sermayesinin farkına varmak olmalı.אני חושב שהנקודה הראשונה היא שאנחנו צריכים להכיר בהון הטבעי.
Bence ilk hareket noktamız doğal tabiat sermayesinin farkına varmak olmalı.اعتقد ان النقطة الاولى التي يجب اتخاذها هي ادارك ووعي راس المال الطبيعي
Bence ilk hareket noktamız doğal tabiat sermayesinin farkına varmak olmalı.基本的に大自然は自然資源です
Bence ilk hareket noktamız doğal tabiat sermayesinin farkına varmak olmalı.我認為第一點係需要認識自然資源
Beşli toplandı... öyle demek isterdim, ama Alphonse Elric daha buraya varmadı.Assim, já são cinco... por assim dizer, mas o Alphonse Elric ainda não chegou.
Beşli toplandı... öyle demek isterdim, ama Alphonse Elric daha buraya varmadı.Då är det fem... skulle jag vilja säga- -men Alphonse Elric har inte kommit hit än.
Beşli toplandı... öyle demek isterdim, ama Alphonse Elric daha buraya varmadı.Eccoli tutti e cinque. O almeno si fa per dire, perché Alphonse Elric non è ancora arrivato.
Beşli toplandı... öyle demek isterdim, ama Alphonse Elric daha buraya varmadı.Kaikki viisi olisivat täällä- -mutta Alphonse Elric ei ole tullut.
Beşli toplandı... öyle demek isterdim, ama Alphonse Elric daha buraya varmadı.Så har vi jo fem ... ville jeg gerne sige, - - men Alphonse Elric er ikke kommet endnu.
Beşli toplandı... öyle demek isterdim, ama Alphonse Elric daha buraya varmadı.Są więc wszystkie. A przynajmniej tak się wydaje, bo Alphonse Elric jeszcze się nie zjawił.
Beşli toplandı... öyle demek isterdim, ama Alphonse Elric daha buraya varmadı.Ya están los cinco... o eso me parece, pero Alphonse Elric aún no ha llegado.
Beşli toplandı... öyle demek isterdim, ama Alphonse Elric daha buraya varmadı.Άρα είναι πέντε, θα έλεγα. Αλλά ο Αλφόνς Έλρικ δεν έχει φτάσει ακόμη.
Beşli toplandı... öyle demek isterdim, ama Alphonse Elric daha buraya varmadı.Значит, есть все пятеро... я бы так сказал, но сюда ещё не прибыл Альфонс Элрик.
Bildiğim kadarıyla sorunları çözemeye en yakın şey kararları vermektense bir karara varmaktır.И самое лучшее из мне известного, что может решить эти проблемы - это приходить к решениям, а не принимать их.
Bildiğim kadarıyla sorunları çözemeye en yakın şey kararları vermektense bir karara varmaktır.והדבר הקרוב ביותר שאני מכיר, שיכול לפתור את הבעיות הללו, הוא להגיע לידי להחלטות, במקום לקבל אותן.
Bildiğim kadarıyla sorunları çözemeye en yakın şey kararları vermektense bir karara varmaktır.أقرب شيء اعرفه يمكنه أن يحل هذه المشاكل هو التوصل الى قرارات، بدلا من صنعها.
Bilirsiniz, 40'a varmak. Vay canına. Benim yaşımda, ağırlık kaldırmak demek ayağa kalkmak demektir!Na minha idade... sabem... a minha ideia de levantar pesos, é levantar-me!
Bilirsiniz, 40'a varmak. Vay canına.En parlant de choses difficiles, vous savez, fêter 40 ans, wohoo à mon âge, ma conception de
Bilirsiniz, 40'a varmak. Vay canına.Подумаешь.
Bilirsiniz, 50 metre uzun bir mesafe olabilir, eğer tamamen açıkta iseniz, ama sığınağa varmayı başardık.50mはとても長い距離に感じます なんとか塹壕にたどり着きました 中に入ると 皆 肩であえぎました
Bilirsiniz, 50 metre uzun bir mesafe olabilir, eğer tamamen açıkta iseniz, ama sığınağa varmayı başardık.Cincizeci de metri e o distanță mare când ești complet expus, dar am reușit să ajungem la adăpost.
Bilirsiniz, 50 metre uzun bir mesafe olabilir, eğer tamamen açıkta iseniz, ama sığınağa varmayı başardık.오십 미터는 긴 거리일 수 있습니다. 완벽하게 노출된 상태라면 말이죠. 그렇지만 저희는 피난처에 이를 수 있었습니다.
Bilirsiniz, 50 metre uzun bir mesafe olabilir, eğer tamamen açıkta iseniz, ama sığınağa varmayı başardık.Sapete, 50 metri possono essere lunghi quando sei del tutto esposto, ma riuscimmo a raggiungere il rifugio.
Bilirsiniz, 50 metre uzun bir mesafe olabilir, eğer tamamen açıkta iseniz, ama sığınağa varmayı başardık.Tudják, 50 méter lehet egy hosszú táv, ha teljesen védtelen az ember, de nekünk sikerült elérnünk a menedéket.
Bilirsiniz, 50 metre uzun bir mesafe olabilir, eğer tamamen açıkta iseniz, ama sığınağa varmayı başardık.Viete, 50 metrov môže byť veľká diaľka, ak ste totálne nekrytí, ale dokázali sme dobehnúť do úkrytu.
Bilirsiniz, 50 metre uzun bir mesafe olabilir, eğer tamamen açıkta iseniz, ama sığınağa varmayı başardık.Víte, 50 metrů může být dlouhá vzdálenost pokud jste naprosto nekrytí, ale nám se podařilo dostat do úkrytu.
Bilirsiniz, 50 metre uzun bir mesafe olabilir, eğer tamamen açıkta iseniz, ama sığınağa varmayı başardık.ורצנו. אתם יודעים, 50 מטרים יכולים להיות מרחק ארוך מאוד. אם אתה חשוף לגמרי,
Bilirsiniz, 50 metre uzun bir mesafe olabilir, eğer tamamen açıkta iseniz, ama sığınağa varmayı başardık.كما تعلمون 50 مترا يمكن أن تكون مسافة طويلة إذا كنت مكشوفا تماما. لكننا تمكنا من الوصول للملجأ.
Birden bu çok karmaşık ve ürkütücü görünmeye başladı, ama sadece şunun farkına varmanız yeterli. -이제 이 갑작스런 모습은 정말로 복잡하고 위압감을 주는 것 그리고 그런 기타 등등처럼 보이지만 당신이 알아차려야 할 모든 건
Birden bu çok karmaşık ve ürkütücü görünmeye başladı, ama sadece şunun farkına varmanız yeterli. -الآن كل هذا يبدو معقداً ومتعباً لكن كل ما عليك ان تدركه هو، اننا
Birden bu çok karmaşık ve ürkütücü görünmeye başladı, ama sadece şunun farkına varmanız yeterli. -しかし、認識する必要があるのは、 xが x−1になり、
Birincisi, bu kuruma yatırım yapmış olanlar, riskin farkına varmamışlardı.Zaprvé lidé, kteří investovali do této společnosti, si neuvědomili riziko.
Birincisi, bu kuruma yatırım yapmış olanlar, riskin farkına varmamışlardı.彼らはリスクに気が付きませんでした。 また多くの株主は、
Bir insan olduğuma göre,eğer bakarsam görebileceğim bu küçük ve güzel hislerin tadına varmalıyım.Protože jsem lidská bytost, jsem schopný cítit ty drobné dobré pocity, které můžete najít, pokud je hledáte.
Bir insan olduğuma göre,eğer bakarsam görebileceğim bu küçük ve güzel hislerin tadına varmalıyım.Εφόσον όμως εγώ είμαι άνθρωπος, μπορώ να νιώσω και τις πιο μικρές χαρές που μπορεί κανείς να βρει.
Bir kez farkına varmaya başladığında, 'Fakat, bu sadece bir kurgu, gerçek değil, güvenilir değil!'Une fois que tu commences à reconnaître que c'est juste une construction, ce n'est pas vrai !
Bir kez farkına varmaya başladığında,Todas estas cosas entran vívidamente en tu mente y tu ser. Una vez comienzas a reconocer,
Bir seyahatte, varacağınız bir yer olur. Sehayatin amacı buraya varmaktır.Matkalla on päätepiste, se on matkan tarkoitus.
Bir seyahatte, varacağınız bir yer olur. Sehayatin amacı buraya varmaktır.В подорожі є мета, в цьому і є сутність подорожі.
Bir sonuca varmam gerekirse, bazen sokakta insanlar banaEt si j'avais une conclusion à faire, je dirais que, quelque fois quand on m'interroge dans la rue, on me dit,
Bir sonuca varmam gerekirse, bazen sokakta insanlar bana결론적으로 말씀드리면 길거리에 가끔 저를 마주치는 분들은
Bir sonuca varmam gerekirse, bazen sokakta insanlar banaMijn conclusie zou zijn dat ik soms, op straat, word aangesproken:
Bir sonuca varmam gerekirse, bazen sokakta insanlar banaSe dovessi trarre una conclusione, direi che, qualche volta quando mi fermano per strada, mi dicono,
Bir sonuca varmam gerekirse, bazen sokakta insanlar banaȘi dacă ar trebui să trag o concluzie, aș spune că, uneori, când sunt întrebat pe stradă, mi se spune:
Bir sonuca varmam gerekirse, bazen sokakta insanlar banaSi tuviera que sacar una conclusión, diría que algunas veces, cuando me preguntan en la calle, me dicen:
Bir süper starla karşılaştırma yapmak yanlış sonuçlara varmanız neden olur.Comparar com uma super estrela é usar um ponto de referência errado.
Bir süper starla karşılaştırma yapmak yanlış sonuçlara varmanız neden olur.Comparația cu un superstar este o premisă greșită.
Bir süper starla karşılaştırma yapmak yanlış sonuçlara varmanız neden olur.Comparer avec une superstar est une référence erronée.
Bir süper starla karşılaştırma yapmak yanlış sonuçlara varmanız neden olur.Der Vergleich mit einem Superstar ist die falsche Richtgröße.