Ana içeriğe geç
Sözlük

varma ile cümle

varma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ama bazı insanlar kendi önyargılarının, kendi aşırı güvenlerinin farkına varma yeteneğine sahiptir.De néhány ember tudatában van a saját előitéleteinek, a saját túlbizakodottságának.
Ama bazı insanlar kendi önyargılarının, kendi aşırı güvenlerinin farkına varma yeteneğine sahiptir.Jednak pewni ludzie mają umiejętność i świadomość swoich uprzedzeń, własnej zbytniej pewności siebie.
Ama bazı insanlar kendi önyargılarının, kendi aşırı güvenlerinin farkına varma yeteneğine sahiptir.하지만 몇몇 사람들은 스스로의 편견과, 과신을 인지하는 능력을 가지고 있습니다.
Ama bazı insanlar kendi önyargılarının, kendi aşırı güvenlerinin farkına varma yeteneğine sahiptir.Một vài người có khả năng và sự nhận biết về thành kiến và sự thừa tự tin của mình.
Ama bazı insanlar kendi önyargılarının, kendi aşırı güvenlerinin farkına varma yeteneğine sahiptir.Pero algunas personas tienen la capacidad y la conciencia de ver sus prejuicios, sus excesos de confianza.
Ama bazı insanlar kendi önyargılarının, kendi aşırı güvenlerinin farkına varma yeteneğine sahiptir.Μερικοί όμως έχουν την ικανότητα να καταλάβουν μέχρι που φτάνουν τα όριά τους.
Ama bazı insanlar kendi önyargılarının, kendi aşırı güvenlerinin farkına varma yeteneğine sahiptir.Але деякі люди мають здатність усвідомлювати свої власні упередження і власну самовпевненість.
Ama bazı insanlar kendi önyargılarının, kendi aşırı güvenlerinin farkına varma yeteneğine sahiptir.Но някои хора имат способността и разбирането за собствените си предубеждения и свръх-самоувереност.
Ama bazı insanlar kendi önyargılarının, kendi aşırı güvenlerinin farkına varma yeteneğine sahiptir.Но у некоторых людей есть способность и осознание своей собственной предвзятости, своей самоуверенности.
Ama bazı insanlar kendi önyargılarının, kendi aşırı güvenlerinin farkına varma yeteneğine sahiptir.אך לאחדים יש היכולת והמודעות להכיר את נטיותיהם ואת עודף הבטחון שלהם.
Ama bazı insanlar kendi önyargılarının, kendi aşırı güvenlerinin farkına varma yeteneğine sahiptir.لكن بعض الاشخاص الذين لديهم القدرة والوعي بتحيزاتهم , وثقتهم العمياء.
Ama bazı insanlar kendi önyargılarının, kendi aşırı güvenlerinin farkına varma yeteneğine sahiptir.能力を備えている人もいます つつましさを備え
Ama büyürken, farkına varmaya başladım: sadece bana ait olan bir hayat vardı.Als ich aber älter wurde, wurde ich mir allmählich bewusst, dass ich nur ein Leben würde leben können.
Ama büyürken, farkına varmaya başladım: sadece bana ait olan bir hayat vardı.전 자라면서 이런 나약한 현실을 알게 되었고, 사람은 단지 하나의 인생만 살수 있다는 사실도 깨달았어요.
Ama büyürken, farkına varmaya başladım: sadece bana ait olan bir hayat vardı.Ma crescendo ho avuto una presa di coscienza angosciante: che non avrei vissuto più di una vita.
Ama büyürken, farkına varmaya başladım: sadece bana ait olan bir hayat vardı.Men när jag växte upp gick det sakta upp för mig, att jag inte skulle få leva något mer än ett liv.
Ama büyürken, farkına varmaya başladım: sadece bana ait olan bir hayat vardı.Pe măsură ce creşteam, am realizat treptat că nu aveam să trăiesc mai mult de o viaţă.
Ama büyürken, farkına varmaya başladım: sadece bana ait olan bir hayat vardı.אבל, ככל שהתבגרתי, ספגתי את ההבנה, שאני לא הולכת לזכות לחיות יותר ממהלך חיים אחד
Ama büyürken, farkına varmaya başladım: sadece bana ait olan bir hayat vardı.ただ1つの人生しか生きられないと 理解するようになりました つまりニューヨークの 10代の女の子であって
Amacı ne bunların? Nereye varmaya çalışıyor? Gerçekten ne yapmak istiyor?Попитайте го каква е крайната му цел, докъде иска да стигне и какво наистина иска да прави.
Amacı ne bunların? Nereye varmaya çalışıyor?Quale è l obbiettivo finale?Dove vuole arrivare?
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Ale dobrá správa je, že uvedomenie si optimistického skreslenia nerozbíja ilúziu.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Dar vestea bună e că devenind conștienți de tendința spre optimism nu spulberă iluzia.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.De jó hír, hogy az, hogy kezelni tudjuk az elfogult optimizmusunkat, nem zúzza szét az illúziókat.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Dobrá zpráva je, že pochopení sklonu k optimismu nerozbíjí iluzi.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Doch die gute Nachricht ist, dass unsere Illusion nicht kaputt geht, wenn wir uns dieses Hangs bewusst werden.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Felizmente, ter consciência da tendência para o otimismo não destrói a ilusão.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.하지만 좋은 소식은 낙관주의적 편견이 환상을 깨지는 못하는다는 것은 인식해 가고 있습니다.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Maar het goede nieuws is, dat bewustwording van de optimisme-tendens de illusie niet wegneemt.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Mais la bonne nouvelle est que la prise de conscience du biais d'optimisme ne brise pas l'illusion.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Ma la buona notizia è che diventare consapevoli dell'inclinazione all'ottimismo non distrugge l'illusione.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Men den gode nyhed er, at blive klar over den optimistiske tilbøjelighed ikke fjerner illusionen.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Men tack och lov så kommer medvetenheten om våra positiva förväntningar inte att krossa illusionen.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Nhưng tin tốt là việc biết về khuynh hướng lạc quan không phá đi ảo ảnh
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Pero la buena noticia es que ser consciente de la predisposición al optimismo no destruye la ilusión.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Świadomość optymistycznego nastawienia nie burzy pozorów.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Αλλά τα καλά νέα είναι ότι το να γίνεις γνώστης της προκατάληψης της αισιοδοξίας δε διαλύει την ψευδαίσθηση.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Но добрата новина е, че когато знаем за отклонението към оптимизъм, това не унищожава илюзията.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Но спешу вас порадовать, что осознание собственной склонности к оптимизму не развеивает иллюзии.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Та, хорошою новиною є те, що, стаючи свідомим оптимістичних відхилень, ми не розбиваємо ілюзію.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.החדשות הטובות הן שמודעות להטיית האופטימיות לא מונעת מאיתנו את האשליה.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.لكن البشرى هي أن اكتساب الوعي بالميل للتفاؤل لا يحطّم الوهم.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.幻想は壊れないということです 視覚の錯覚と同じように
Ama varmak istediğim bu değil.Ale to nás teď nezajímá.
Ama varmak istediğim bu değil.Mais ce n'est pas où je veux en venir maintenant.
Ama varmak istediğim bu değil.Mas não é aí que eu quero chegar agora.
Ama varmak istediğim bu değil. Peki popülasyon sonsuzsa ne olacak?Co stanie się jeśli ta populacja jest nieskończona?
Ama varmak istediğim bu değil.А и тези факти не ме интересуват в момента.
Amerika'nin en buyuk kentlerin birinde trafik kazasinda yaralandigimizda oraya varmada daha hizli olacaklar.이곳 미국 대도시에서 교통사고로 인해 다쳤을 경우 받을 수 있는 응급처치보다 더 신속하게 이루어지게 될 것입니다.
Amerika'nin en buyuk kentlerin birinde trafik kazasinda yaralandigimizda oraya varmada daha hizli olacaklar.מהר יותר מאשר אתם או אני היינו מקבלים אם היינו נפגעים בתאונת דרכים בעיר מרכזית בארצות-הברית.
Amerika'nin en buyuk kentlerin birinde trafik kazasinda yaralandigimizda oraya varmada daha hizli olacaklar.最先端の緊急医療を兵士は受けることができます これは良いニュースですが
Ancak çevresel bilginin sahip olduğu bütün potansiyelin henüz farkına varmaya başladık.Alamme kuitenkin vasta hiljalleen ymmärtää ympäristötiedossa piilevän valtavan potentiaalin.
Ancak çevresel bilginin sahip olduğu bütün potansiyelin henüz farkına varmaya başladık.Ändå har vi bara börjat förverkliga miljöinformationens fulla potential.
Ancak çevresel bilginin sahip olduğu bütün potansiyelin henüz farkına varmaya başladık.Až teraz si však začíname uvedomovať úplný potenciál environmentálnych informácií.
Ancak çevresel bilginin sahip olduğu bütün potansiyelin henüz farkına varmaya başladık.Die EUA strebt an, die Technik, insbesondere das Internet, in neue Richtungen zu lenken.
Ancak çevresel bilginin sahip olduğu bütün potansiyelin henüz farkına varmaya başladık.Ennek ellenére még csak most kezdjük teljes mértékben kihasználni a környezeti információk lehetőségeit.
Ancak çevresel bilginin sahip olduğu bütün potansiyelin henüz farkına varmaya başladık.Maar we zijn nog maar net begonnen het volledige potentieel van milieu-informatie te bevatten.
Ancak çevresel bilginin sahip olduğu bütün potansiyelin henüz farkına varmaya başladık.Pero todavía nos estamos empezando a dar cuenta del enorme potencial de la información medioambiental.
Ancak çevresel bilginin sahip olduğu bütün potansiyelin henüz farkına varmaya başladık.Teprve však začínáme plně využívat potenciálu informací týkajících se životního prostředí.
Ancak çevresel bilginin sahip olduğu bütün potansiyelin henüz farkına varmaya başladık.Vendar se šele začenjamo zavedati vseh možnosti, ki jih podatki o okolju ponujajo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod