Havaalanına varır varmaz arayacağım.Llamaré en cuanto llegue al aeropuerto.
Şehre varmak üzereyiz.Estamos a punto de llegar a la ciudad.
Oraya zamanında varmayı başaramadım.No conseguí llegar a tiempo.
Niye farkına varmamışım şiirinin peki?¿Por qué la novela no se conoció?’.
Eser olasılıkla Rafael'in Floransa'ya varmasından kısa bir süre sonra 1505 yılında yapıldı.Probablemente fue pintada en el año 1505, poco después de que Rafael llegase a Florencia.
Temel amacı en kısa zamanda sonuca varmaktır.Creo que tenemos que mejorar este problema cuanto antes.
Bulanık mantıkta temel olan bir sonuca varmaktır.En primer lugar introduciremos una definición general de consecuencia lógica.
Yarına varmak için kalbimiz iman dolu Maarif Koleji'nin hız alan gençleriyiz.Oh, Liceo, mañana triunfantes de optimismo la patria seremos.
Analist hastanın bunlar hakkında bilincine varması için çaba sarf eder.En tal caso, el analista estimula al analizante para que pueda hacer consciente lo que es inconsciente.
O gök açıldı ve ruhum Tanrıya varmaya özendi".Entrará en el reino de los cielos, sino el que hace la voluntad de mi Padre que está en los cielos.”
Nebraska'ya varmalarından kısa bir süre sonra hükümet harekete geçti.Llegaron al país inmediatamente después de los negros.
Bunu geç de olsa anlamak bize hayatın tadına varmamızı sağlayacaktır.Pero al menos, prometemos sacarnos la mierda en el intento.
Ayda bir kere bile medreseye varmayan müderrisler türemiştir.Al menos una vez al año visitaba Moscú, no se sabe con qué motivo.
O oraya varmadan önce, neredeyse hava kararacak.Prima che arrivi qui sarà quasi buio.
O kadar kısa sürede buraya varmanı beklemiyordum.Non mi aspettavo che arrivassi qui in così breve tempo.
Varır varmaz seninle temas kuracağım.Mi metterò in contatto con te appena arrivo.
Tom zamanında oraya varmayı başardı.Tom riuscì ad arrivare là in tempo.
Otele varır varmaz beni ara.Chiamami appena arrivi in albergo.
Laurie senaryonun tamamını okuyana dek, House'un ana karakter olduğunun farkına varmadı.Laurie non si rese conto che House fosse il protagonista fino a quando non lesse l'intero copione.
İki sonda Venüs'e varmadan iki gün önce ayrıldılar.L'unità venne rilasciata due giorni prima del suo arrivo su Venere.
O da Mûsâ'yı, onlar farkına varmadan uzaktan gözledi.Varie furono le visioni che Mosè ebbe dell'Ascesa ai Cieli.
O sırada Sparta'da Hyacinthus Festivali kutlanmaktayıdı, bu yüzden bir karara varmayı on gün ertelediler.Gli Spartani, che stavano celebrando la festa di Giacinto, ritardarono la decisione di dieci giorni.
Niye farkına varmamışım şiirinin peki?Perché non ha capito le qualità dei suoi figlioli?
Bu toplantının amacı her iki taraf içinde tatminkar olabilecek bir uzlaşmaya varmaktı.Una Commissione venne incaricata di redigere un accordo accettabile per entrambe le parti.
O gök açıldı ve ruhum Tanrıya varmaya özendi".Avresti invece dovuto innalzare il tuo animo verso il cielo, seguendo me.
Morgul Yolu, Minas Morgul'dan çıkarak Osgiliath'a varmaktaydı.I Nazgûl rimangono in attesa a Minas Morgul.
Bununla birlikte belki de dehasını biraz sezmiş olduklarından pek ileri varmayı göze alamadılar.Ma forse non fa altro che riuscire a nascondere bene le sue sofferenze.
Bir kabinin Tatev'e ulaşmasıyla, diğer kabin de Halidzor'a varmaktadır.Mentre Asami sta per tagliare l'altro piede, giunge nella casa Shigeiko.
İstasyona varmadan önce tren hareket etti.Поезд тронулся до того, как мы добрались до вокзала.
O bir saat içinde okula varmalı.Она должна добраться до школы через час.
Hakim juriden bir karara varmalarını istedi.Судья попросил присяжных вынести приговор.
Tom'un buraya zamanında varmayacağına bahse girerim.Бьюсь об заклад, что Фома не поспеет туда вовремя.
İven kız ere varmaz, varsa dahi baht bulmaz.Спешит замуж - мужа не найдёт, если и найдёт - счастлива не будет.
Dolayısıyla Allah hakkında herhangi bir kesin yargıya varmak mümkün değildir.Итак, из этого предписания Бога нельзя делать никакого исключения.
O gök açıldı ve ruhum Tanrıya varmaya özendi".Моё тело возьмёт земля, мою душу примет небо.»
Niye farkına varmamışım şiirinin peki?Хотите, я прочитаю вам стихи?
Yaralanmanın ciddiyetinin farkında varmadı, sadece bir bandaj sardı ve çalışmaya devam etti.Не подозревая о серьёзности ранения, она просто замотала шею бинтами и продолжала работать — спасать других.
Gece gündüz bu kamplara varmaktaydılar.День и ночь возле него находились вооруженные телохранители.
İki sonda Venüs'e varmadan iki gün önce ayrıldılar.За двое суток до подлёта к Венере от КА были отделён СА.
Ekim 1972’de taraflar anlaşmaya varmaya yaklaşmışlardı.و في أكتوبر 1972 ، توصلوا إلى اتفاق.
O da Mûsâ'yı, onlar farkına varmadan uzaktan gözledi.د- إليه ابتهل موسى لرؤيته ولعمارته وعدم خرابه.
Sizi mutlu eden eşyalarınızı farkına varmak, düzenleme bence budur."ستقابلين رجلا يوما ما يجعلك سعيدة".
Çok beceriklidir ama yaptığı güzellikleri farkına varmadan yapar.نعم، انه يبدو وسيم، ولكن ما تتذكره هو الإخلاص في أدائه.
Ayrıca teleskopu belirten bir düz yola varmak zorundadır.كما يوجد تلسكوب للضرب المباشر.
Koza içinde uyuyan balık bunun farkına varmaz.فالعلم في تنام لايعرف مداه.
Aynı zamanda Arap ülkelerindeki Yahudiler Filistin'e kara yoluyla varmaktaydı.هجرة اليهود إلى فلسطين مدججين بالسلاح.
Bu sonuca varmak için herhangi bir bağımsızlık varsayımına gerek duyulmamaktadır.عند هذه النقطة، لا ينبغي تجاهل أي فرضية.
Yaralanmanın ciddiyetinin farkında varmadı, sadece bir bandaj sardı ve çalışmaya devam etti.فغير جرح اللحاظ يندمل سمعت بالوصل ثم همت به ...
Temsilci olma prensibine rastgele örnekleme biraz dolaylı olarak varmaktadır.قبل إعطاء تعريف دقيق رياضيا، نعطي مثالا وجيزة.
Georgios Mouzalon, kardeşleri ve maiyeti varır varmaz, tören başladı.Logo que Jorge Muzalon, seus irmãos e sua comitiva chegaram, o serviço começou.
Artabanes'in babası Sittas'ın halefi Bouzes ile uzlaşmaya varmaya çalıştı, ancak Bouzes tarafından öldürüldü.O pai de Artabanes tentou negociar um acordo com o sucessor de Sitas, Buzes, mas foi morto.
Bu sonuca varmak için herhangi bir bağımsızlık varsayımına gerek duyulmamaktadır.Note-se que nenhuma suposição de independência é requerida.
Sizi mutlu eden eşyalarınızı farkına varmak, düzenleme bence budur."Identificar as coisas que te fazem feliz: esse é o trabalho de arrumar."
O gök açıldı ve ruhum Tanrıya varmaya özendi".Deus, porém, revelou-o a nós pelo Espírito.”
Oyuncu Niko'nun Dimitri'den intikam almasıyla ya da onunla anlaşmaya varmasıyla bitmektedir.Fica por conta do jogador a escolha de Niko: matar Dimitri ou realizar o negócio.
ABD'nin Vietnam müdahalesinin iki büyük devlet arasında bir çatışmaya varmasını engelledi.Para consternação de Washington, persistiram disputas internas entre os dois homens.
Bu toplanan ek vergilerin degeri yaklasık olarak 1,500,000 livres tournois yekununa varmaktaydı.Então, naturalmente, eles levantaram a US$ 13.500.000 Série A de Referência.
Bulanık mantıkta temel olan bir sonuca varmaktır.Consequência lógica é um conceito fundamental na lógica.
Defkhan Varmadın Farkına Feat.Desculpem a Nossa Falha.
Niye farkına varmamışım şiirinin peki?Sabe por que não nos deram o Nobel?