varmış ile cümle
varmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Birgün bu obadan bir keçi çobanı varmış.Mấy hôm trước lão có thấy con bò nào chạy qua đây không?
Amerika Bir Varmış Bir Yokmuş...Phía Mỹ không mất một chiếc nào).
Artık tek kurtuluş yolunun batıya doğru dağları aşmak olduğunun farkına varmışlardı.Bây giờ rõ ràng là chỉ có thể leo qua dãy núi về phía tây.
Ağzım kulaklarıma varmıştı.私は自分の耳を疑った。
Dediler ki: "Atalarımızdan işittik; ince dışında geniş ülkeler, güzel yurtlar varmış.語幹の漢字にはいくつかの類型があった: 父の偏諱(かたいみな)。
Sanki aramızda yıllardır süren bir kan davası varmış gibi.血のにじむような苦労が続く駈け出し時代の数年。
15 Temmuz'da Pearl Harbor'a varmıştır.2月15日に真珠湾に到着する。
Daha önce de bir köpeği varmış ama, ona ben yetişemedim." diye yazar.「ああ,こんなことになる前に,わたしは亡きものになり,忘却の中に消えたかった。
Hikayesi şöyledir: Eski zamanlarda Çin imparatorunun güzeller güzeli bir kızı varmış.むかしむかし、とある国にそれはそれは美しいお姫様がいました。
2 gün sonra ise, Chicago’ya varmıştır.当時は1泊2日で京都へ行った。
Bir rivayete göre, köy oluşturulmadan önce bu mevkide yalnız bir aile ve bir ahırı (kom) varmış.一部の物語では、都市が造られる前、まだ農民が住む地域だった頃に竜が棲んでいたとされている。
Böylece artık kim olduğunun farkına varmış olur.やがて、彼はついに自分自身が何者であるかを見出すこととなる。
Dünya Varmış (2001), Can karakteri.大地 翔(だいち しょう) 本作の主人公で、二重人格。
Ağlarını bırakıp kaçarak kıyıya varmış, balıkçılara gördüğü canavarı anlatmıştı.僕は起きて浜に行き、これらの全ての漁師がやって来ているのを見たのを覚えている。
Zengin kadın varmış bundan yaklaşık 200 yıl kadar önce.今は男だが、300年ほど前までは女性だった。
Batı Cephesi çıkmaza varmışken, savaş Doğu Cephesi'nde şiddetli bir şekilde devam etmekteydi.西部戦線が塹壕戦で膠着した一方で、東部戦線の戦況は流動的なままであった。
Bir pepsi şişesini açabilecek kadar da sıkı bir anüsü varmış.缶飲料のプルトップを開ける疑似体験ができる。
Ayrıca mahkeme, kitabın toplanmasına gerek olmadığı kararına varmıştır.裁判所は受信料を払う必要はないと判決を下した。
Kaynağın hemen yanında bir çeşme varmış.すぐ隣に火葬場がある。
Bandırma Vapuru, bu telgraftan bir gün sonra da 19 Mayıs 1919'da Samsun'a varmıştır.そしてバンドゥルマ号は、この電報の翌日、1919年5月19日にサムスンに到着した。
Life) Bir Varmış Bir Yokmuş: Kaşif (Once Upon a Time...(放送日: 1997年12月10日) Once a Pond a Time!
Görüntü; gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünendir.まるで、自分の存在が元からそこになかったように。
Saat sekizde başladığından şimdiye kadar varmış olması lazım.8時に出発したのだから、彼はもうそこに着いているはずだ。
Alınan bir bilgiye göre Crowe, Krieger'le birlikte adada taktik nükleer silahları varmış.克洛的信息表明克里格尔在岛屿上拥有战术核武器。
USPSTF, bu testin potansiyel faydalarının beklenen zararlarına üstün olmadığı kararına varmıştır.USPSTF認為檢測的益處並不超過可能存在的弊端。
İki ufak yelkenli ise karaya neredeyse varmıştır.两位博士因此差点留在岸上。
Aralarında G.Saray da varmış.山雷酋长也在其中。
Donanma Sanlucar de Barrameda'ya 5 Ekim 1614'te varmıştır.艦隊於1614年10月5日到達西班牙聖路卡(Sanlucar de Barrameda)。
Eskiden burada ceviz ağaçları varmış.以前這裡曾是木材舖集中的地方。
Bir Varmış Bir Yokmuş, (öykü), 2007.《只有一件事》(Just One Thing),2007年3月。
Onun "Komur (Kömür) At" adında bir beygiri varmış.养有一匹名叫“召革”(เจ้าแก่)的马。
Fakat onlar kendi memleketlerinin müstahkem mevkilerine varmış olduklarından kimseyi tutamadılar.沒有任何人有權以處於危險之中的祖國為代價進行投機。
Bir rivayete göre Hendek küçük bir kasaba iken; bu kasabada tek bir han varmış.’我们连一粒米也没有了,城里大概有吧。
İspanyollar Mactan kıyılarına varmışlardılar.葡萄牙人在澳门登陆。
Bazı Katolik akımlar da aynı sonuçlara varmıştır.一些学者也给出了相同的结论。
Hiung-nu tanyusunun güzel iki kızı varmış.黄志勤有两个很出色的弟弟。
Oyuncular birçok eşya varmış gibi davranmaktadır.一般演员要携带一些东西作为道具。
2 gün sonra ise, Chicago’ya varmıştır.她原本預定兩個禮拜後前往格鲁吉亚。
Life) Bir Varmış Bir Yokmuş: Kaşif (Once Upon a Time...크리스티안 역 1934년 - 어느 날 밤에 생긴 일 (It Happened One Night) ...
Görüntü; gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünendir.환각: 실제로 존재하지 않은 것을 시각적으로 인지하는 것을 말한다.
Böylece artık kim olduğunun farkına varmış olur.결국 진짜 자신이 누구인지 모르게 될 수도 있다.
Bununla birlikte, Avrupa Parlamentosu ise marşın daha çok ortamda çalınması kararına varmıştır.결국, 유럽 사법재판소는 여군이 더 폭넓은 역할을 군대안에서 할수있도록 인정하라고 판결을 내린다.
Sanki aramızda yıllardır süren bir kan davası varmış gibi.이것으로 4년 간 많은 피를 흘린 전쟁이 끝났다.
Daha önceden Yaklaşık 110 haneye yakın ev varmış.현역 시절에는 100m 달리기에서 11초 1이라는 훌륭한 준족을 가지고 있었다.
Adam Bir Varmış Bir Yokmuş...אף אדם לא ...
Hiçbir sinagog bulamadılar fakat oraya önceden varmış Yahudilerle karşılaştılar.אלה לא מצאו שום בית כנסת אך בסופו של דבר מצאו שם כמה יהודים שהגיעו לאיסלנד קודם לכן.
2015 yılının Eylül ayında Kolombiya hükümeti ile FARC örgütü Küba'nın arabuluculuğuyla anlaşmaya varmışlardır.בנובמבר 2012 החל בהוואנה בירת קובה משא ומתן בין FARC וממשלת קולומביה להשגת הסכם שלום.
Bu zamanda kolonideki agresyonlar artık doruğuna varmıştır.סבורני שגלי צחוק אלה של היהדות כבר נחנקו בינתיים בגרונם.
Kaşif Bir Varmış Bir Yokmuş...אין הצדקה ל... ...
Bu kadının bir de 2 kızı varmış.ידוע כי היו לו לפחות שתי בנות.
Man) Bir Varmış Bir Yokmuş: Uzay (Once Upon a Time...הָיֹה הָיָה - החיים (בצרפתית: Il Etait Une Fois...
Daha önceleri üzüm bağları da varmış.Първоначално е имало само една ферма за овощни дървета.
Böylece artık kim olduğunun farkına varmış olur.От този момент тя осъзнава какъв всъщност е той.
Gazeteci Megan artık yaptığı hatanın farkına varmıştır.Скоро научава, че Меган е изчезнала.
Bir rivayete göre, vaktiyle burada iki kardeş varmış.Легендата за основаването на селото гласи: имало едно време двама братя.
Bazı Katolik akımlar da aynı sonuçlara varmıştır.Впоследствие подобен ефект постигат и витражите в катедралите.
Beraberinde köpeğide varmış.Едно безпризорно куче тръгва с тях.
Bir varmış bir yokmuş... serisinin üçüncü filmidir.Това е третият филм от едноименната филмова поредица.
İnsan Vücudu Bir Varmış Bir Yokmuş...Тя е ръка без тяло.
Böcekler, Surtsey'e oluşmasının hemen ardından varmışlardır.Kukci su stigli na Surtsey nedugo nakon njegova formiranja.