varmış ile cümle
varmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Eskiden burada ceviz ağaçları varmış.Tu su nekoć bile podzidane njive.
Bir Varmış Bir Yokmuş, (öykü), 2007.Ne mogu ti to oprostiti – 2007.
Beraberinde köpeğide varmış.S njim ima jednu kćer.
O tarihte besteci, 33 yaşına varmıştı.Episkop je ondje bio samo 33 godine.
Eskiden bugüne kadar neler değişmemiş ki bu mahallede eskiden demir-çelik fabrikası varmış.Na tom području se nalazila nekadašnja tvornica opeka.
Böylece artık kim olduğunun farkına varmış olur.Krije od nje tko je zapravo.
Kaynağın hemen yanında bir çeşme varmış.U blizini izvora nalazi se nekoliko slapova.
Efsaneye göre Balabanın iki oğlu varmış, İsa ve Veli.Prema Bibliji, Isus Krist je imao četvoricu braće i barem dvije sestre.
Kaynağın hemen yanında bir çeşme varmış.V tesnej blízkosti kaštieľa sa nachádzala fontána.
Dinginlikle hiçliğe ulaştığında da, hareketle bunu yitirdiğinde de henüz Yol'a varmış olmazsın.Ak cítite že ste zranený, nemá zmysel pokračovať v behu.
Rivayete göre mutlu bir hayatı varmış.Kaštieľ má bohatú históriu.
Onun bir beygiri Komur at varmış.Imel je tudi krilatega konja.
Sağ kanat süvarisi Got kampına sol kanadından biraz daha önce varmıştı.Konjenica na njegovem desnem krilu je prišla na bojišče malo pred levim krilom.
Sanki aramızda yıllardır süren bir kan davası varmış gibi.Sledilo je več let krvavih sojenj.
Evrenin 7 bölümlü bağlantılı bir düzeni varmış.Transmisija je planetarna s sedmimi razmerji.
Görüntü; gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünendir.Stvar potrebuje nasprotja, da sploh obstaja.
15 Temmuz'da Pearl Harbor'a varmıştır.Celotna skupina se je 25. aprila vrnila v Pearl Harbor.
Erişim tarihi: 29 Mart 2015. ^ "Bir Varmış Bir Yokmuş".Pridobljeno dne 29. avgust 2015. "Niet".
Beraberinde köpeğide varmış.Laimė, kad prieš ją bėgo šunelis.
Sağ kanat süvarisi Got kampına sol kanadından biraz daha önce varmıştı.Kairiojo flango kavalerija pasekė jam iš paskos.
Ağzım kulaklarıma varmıştı.Ausyse segėjo auskarus.
Bu kalede Padişah’ın askerleri varmış.Šioje pilyje galima įsigyti „gerųjų“ drakonų.
Görüntü; gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünendir.Judėjimas, anot Parmenido, kaip ir nebūtis neegzistuojąs.
Bir Varmış Bir Yokmuş, (öykü), 2007.Autorių kolektyvas. „Buvome, esame ir būsime“, 2007.
Bu zamanda kolonideki agresyonlar artık doruğuna varmıştır.Tokiomis sąlygomis išauga jų kolonija.
71 yaşına varmış olan Hurt zorlukla bulundu.Mirė būdamas 71 metų nusišovė dėl nelaimingos meilės.
Şimdiye kadar eve varmış olmalı.Jis tokiu metu jau turi būti namuose.
2 gün sonra ise, Chicago’ya varmıştır.Paar päeva hiljem olid nad juba Washingtonis.
Ama fosillerden anlaşıldığı kadarıyla tarih öncesi çağlarda Avrupa'da da gergedanlar varmış.Fossiilide leiud on kinnitanud, et pärdiklasi on Euroopas leidunud varemgi.
Bir süre bu müzikten utanmıştık fakat aslında bu türde keşfedilecek çok şey varmış.Ilmalik muusika oli küll olemas, kuid oli suurelt osalt improviseeritud.
2012 yılında toplam perakende değeri 4,481,8 milyon dolara varmıştır.Aasta varem oli kahjukindlustuse summa 4,48 miljonit eurot.
O tarihte besteci, 33 yaşına varmıştı.Liikmeid oli tollal 33.
Bir padişahın altı oğlu varmış.Monarhil oli kuus poega.
- 10 mol Carbon, 12 mol Hidrojen ve 2 mol Oksijen varmış.Takže pokud máme 1 mol eugenolu, máme 10 molů uhlíku, 12 molů vodíku a 2 moly kyslíku.
- 10 mol Carbon, 12 mol Hidrojen ve 2 mol Oksijen varmış.אז, אם יש לנו מול אחד של איוג'ינול, יש בו 10 מולים של פחמן, 12 מולים של מימן, ו- 2 מולים של חמצן.
10 yıl önce, Intel'ı bu konuda ikna etmek için çok fazla zamanım varmış gibi geliyordu.10 jaar geleden leek het nog alsof ik een hoop tijd had om Intel te overtuigen om rond dit punt te werken.
10 yıl önce, Intel'ı bu konuda ikna etmek için çok fazla zamanım varmış gibi geliyordu.10년 전 저는 이 문제를 연구할 필요하다는 것을 인텔에 설득시킬 충분한 시간이 있었다고 생각했지요. 그렇죠?
10 yıl önce, Intel'ı bu konuda ikna etmek için çok fazla zamanım varmış gibi geliyordu.10 лет назад казалось очень сложным убедить Intel заняться изучением этого вопроса. Как вам кажется?
10 yıl önce, Intel'ı bu konuda ikna etmek için çok fazla zamanım varmış gibi geliyordu.Acum 10 ani părea că am mult timp să îi conving pe cei de la de la Intel să lucrez la asta, nu-i aşa?
10 yıl önce, Intel'ı bu konuda ikna etmek için çok fazla zamanım varmış gibi geliyordu.Dieci anni fa sembrava che avessi molto tempo per convincere la Intel a lasciarmici lavorare. Vero?
10 yıl önce, Intel'ı bu konuda ikna etmek için çok fazla zamanım varmış gibi geliyordu.I 10 lat temu wyglądało na to, że miałem mnóstwo czasu, żeby przekonać Intel do pracy nad tym. Zgadza się?
10 yıl önce, Intel'ı bu konuda ikna etmek için çok fazla zamanım varmış gibi geliyordu.Y hace 10 años parecía que tenía mucho tiempo para convencer a Intel para esto, ¿verdad?
10 yıl önce, Intel'ı bu konuda ikna etmek için çok fazla zamanım varmış gibi geliyordu.Και πριν 10 χρόνια έμοιαζε να υπάρχει πολύ χρόνος για να πείσω την Intel να εργαστώ με αυτό. Σωστά?
10 yıl önce, Intel'ı bu konuda ikna etmek için çok fazla zamanım varmış gibi geliyordu.Преди 10 години изглеждаше, като че ли имам много време да убедя "Интел" да работят по това. Нали?
10 yıl önce, Intel'ı bu konuda ikna etmek için çok fazla zamanım varmış gibi geliyordu.בפעם הראשונה בהיסטוריה האנושית -- וחוץ מנחיתת חיזרים או איזו התפרצות של מגפה,
10 yıl önce, Intel'ı bu konuda ikna etmek için çok fazla zamanım varmış gibi geliyordu.و منذ عشرة أعوام بدا لي أنه أمامي وقت طويل لأقنع شركة انتل بالعمل على هذا.صحيح؟
10 yıl önce, Intel'ı bu konuda ikna etmek için çok fazla zamanım varmış gibi geliyordu.たっぷり時間があったかと思うでしょう Y2K + 10問題はどんどん進行し
2004' te başladık. Şu ana kadar başarılı olmadığımızın farkına varmış olmanız lazım.Chúng tôi bắt đầu từ 2004 và như các bạn thấy, chúng tôi chưa hoàn thành sứ mệnh của mình.
2004' te başladık. Şu ana kadar başarılı olmadığımızın farkına varmış olmanız lazım.Začali jsme v roce 2004 a, jak jste si všimli, zatím jsme toho moc nedokázali.
50 tane toplam meyve varmış.우리는 50개의 과일이 남았다는 것을 알아냈어요.
50 tane toplam meyve varmış.Abbiamo capito che si tratta di 50 frutti.
50 tane toplam meyve varmış.Averiguamos que es cincuenta piezas de fruta.
50 tane toplam meyve varmış.Vi regnede ud, at det er halvtreds stykker frugt.
50 tane toplam meyve varmış.Открихме, че плодовете са 50 на брой
50 tane toplam meyve varmış.اوجدنا انه 50 فاكهة
50 tane toplam meyve varmış.別の方法でといてみましょう。
5 domuz varmış.우리는 5마리의 돼지를 가지고 있지요.
5 domuz varmış.A dostaneme 5 prasat.
5 domuz varmış.Vi har 5 grise.
5 domuz varmış.Имаме 5 прасета.