varlıklı ile cümle
varlıklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Varlıklı bir ailenin tek çocuğuydu.הוא היה בנה השני של משפחה עשירה.
Varlıklı bir köylü ailesindendi.הוא היה בן למשפחת חוואים ותיקה.
Sadece bazı varlıklı aileler çocuklarına özel öğretmen tutabilecek durumdaydı.Само заможните семейства могат да си позволят частен учител.
Ailesi varlıklı değildi.Семейството му не е богато.
Maidalchini'nin ailesi çok varlıklı olmamasına rağmen iki zengin adamla evlendi.Семейството на Олимпия не е заможно, но тя се омъжва за двама заможни мъже.
Varlıklı bir tüccar ailedendi.Произхожда от богато семейство на търговци.
Annesi Domitia Lucilla Konsül mevkisindeki varlıklı bir aileden gelir.Njegova majka, Lucia Aratori, došla je iz ugledne obitelji iz iste pokrajine.
Wolfram varlıklı bir çevrede büyüdü.Vyrastal v šľachtickom prostredí v Porýní.
Varlıklı bir ailenin çocuğu olarak doğan Lauda, ailesinin onaylamamasına rağmen bir yarış sürücüsü olmuştur.Lauda sa stal pretekárom aj napriek nesúhlasu jeho rodiny.
80 yaşında varlıklı ve nüfus sahibi biridir.Bol o dvadsať rokov starší, bohatý.
Annesi varlıklı bir Viyana ailesindendi.Pochádzal z bohatej mešťanskej erbovej rodiny.
Varlıklı kesim, şeker yönünden zengin besinler tüketmekteydi ve bu durum dişeti hastalıklarına neden oluyordu.Prehrana premožnih je bila bogata s sladkorji, ki so pospeševali bolezni zob.
Lukacs, varlıklı bir Yahudi ailesinden gelmektedir.Levi se je rodil bogati judovski družini.
Varlıklı Mısırlılar ölülerini taş mezarlarda gömmeye başladılar.Egipčani so svoje železne premete vrednotili zadosti, da so jih pokopavali v grobnice.
Büyük ihtimalle varlıklı bir aileye mensuptu ve açıkça iyi eğitim gördüğü anlaşılmaktadır.Izhajal je iz ugledne in bogate družine, kar mu je omogočilo dobro izobrazbo.
1945'te şirketi ele geçirdi ve zamanla varlıklı bir iş adamı oldu.Letalstvo je zapustil leta 1945 in postal poslovnež.
Varlıklı bir köylü ailesindendi.Bila je last premožne kmečke družine.
Édouard Manet, 23 Ocak 1832'de Paris'te varlıklı ve birbirine bağlı bir ailenin üyesi olarak doğdu.Eduaras Manė gimė 1832 m. sausio 23 d. Paryžiuje turtingoje ir tvirtoje šeimoje.
Varlıklı bir tüccar ailedendi.Gimė turtingoje prekybininkų šeimoje.
Evren Ergüven pek çok otel sahibi varlıklı ve hırslı bir adamdır.Kinų manymu Hotei yra gausybės ir laimės, džiaugsmo dievas.
Epey varlıklıydı, bir evi, arazisi ve en az iki atı vardı.Jo viršus buvo medinis, turėjo du keltuvus, važiuojamąją dalį ir pėsčiųjų takus.
Varlıklı bir ailenin çocuğuydu.Buvo turtingų tėvų vaikas.
Büyük ihtimalle varlıklı bir aileye mensuptu ve açıkça iyi eğitim gördüğü anlaşılmaktadır.Jis buvo kilęs iš palyginti turtingos šeimos, taigi gerai išsilavinęs.
Annesi Domitia Lucilla Konsül mevkisindeki varlıklı bir aileden gelir.Domicija Liucila buvo kilusi iš turtingos konsulo rango šeimos.
İhtiyar ise varlıklı bir kişidir.Vello on eestipärane mehenimi.
Sanatçı varlıklı bir aileye sahip değildi.Suguvõsas ei olnud tõenäoliselt ühtegi kunstnikku.
Varlıklı bir aileden geliyordu.Ta oli pärit jõukast perekonnast.
Toprak sahibi varlıklı bir Katolik aileden geliyordu.Terboven oli pärit jõukast katoliiklikust maaomaniku perekonnast.
6.000 yıl önce, Mezopotamyada varlıklı, güce sahip ve sosyal bir düzeni olan şehirler vardı. - -6 000 lat temu w Mezopotamii istniały bogate miasta z dużymi wpływami i nowym porządkiem społecznym.
6.000 yıl önce, Mezopotamyada varlıklı, güce sahip ve sosyal bir düzeni olan şehirler vardı. - -6 000 років тому в Месапотамії утворилися міста, де були влада, багатство і новий соціальний устрій.
6.000 yıl önce, Mezopotamyada varlıklı, güce sahip ve sosyal bir düzeni olan şehirler vardı. - -Do doby před 6 000 lety, byla v Mezopotámii města s bohatstvím, sílou a novým sociálním uspořádáním.
6.000 yıl önce, Mezopotamyada varlıklı, güce sahip ve sosyal bir düzeni olan şehirler vardı. - -Hace 6.000 años en Mesopotamia, había ciudades con la riqueza, poder y un nuevo orden social.
6.000 yıl önce, Mezopotamyada varlıklı, güce sahip ve sosyal bir düzeni olan şehirler vardı. -בערך לפני 6.000 שנים, היו ערים במזופוטמיה,
6.000 yıl önce, Mezopotamyada varlıklı, güce sahip ve sosyal bir düzeni olan şehirler vardı. -من 6000 سنة مضت, وفى بلاد ما بين النهرين , كانت هناك مدن
6.000 yıl önce, Mezopotamyada varlıklı, güce sahip ve sosyal bir düzeni olan şehirler vardı. - -穀物の供給をコントロールできる人はみな権勢をふるいました。
Ancak, pek az insan abaküs kullanmayı biliyordu. Bilenler ise çoğunlukla varlıklı tüccarlar ve tefecilerdi.Aber nur wenige wussten, wie man ihn benutzt, normalerwiese wohlhabende Kaufleute und Geldleiher.
Ancak, pek az insan abaküs kullanmayı biliyordu. Bilenler ise çoğunlukla varlıklı tüccarlar ve tefecilerdi.Ale jen velmi málo lidí vědělo, jak ho používat, obvykle Bohatí kupci a půjčovatele peněz.
Ancak, pek az insan abaküs kullanmayı biliyordu. Bilenler ise çoğunlukla varlıklı tüccarlar ve tefecilerdi.Ale len veľmi málo ľudí vedelo, ako ho používať, obvykle bohatí kupci a požičiavatelia peňazí.
Ancak, pek az insan abaküs kullanmayı biliyordu. Bilenler ise çoğunlukla varlıklı tüccarlar ve tefecilerdi.Ale tylko nieliczni wiedzieli jak go używać, byli to zwykle bogaci kupcy i pożyczkodawcy
Ancak, pek az insan abaküs kullanmayı biliyordu. Bilenler ise çoğunlukla varlıklı tüccarlar ve tefecilerdi.De csak nagyon kevés ember tudta használni, általában gazdag kereskedők és pénz hitelezők.
Ancak, pek az insan abaküs kullanmayı biliyordu. Bilenler ise çoğunlukla varlıklı tüccarlar ve tefecilerdi.Ma solo poche persone sapevano come usarlo normalmente ricchi mercanti o coloro che prestavano denaro.
Ancak, pek az insan abaküs kullanmayı biliyordu. Bilenler ise çoğunlukla varlıklı tüccarlar ve tefecilerdi.Nhưng rất ít người biết sử dụng, ngoài các thương gia giàu có và người cho vay.
Ancak, pek az insan abaküs kullanmayı biliyordu. Bilenler ise çoğunlukla varlıklı tüccarlar ve tefecilerdi.Pero sólo unos cuantos sabían cómo usarlo, por lo general mercaderes ricos y prestamistas.
Ancak, pek az insan abaküs kullanmayı biliyordu. Bilenler ise çoğunlukla varlıklı tüccarlar ve tefecilerdi.Societăţile Chineze foloseau abacul cu un sistem bazat pe 10, deşi nu avea niciun 0.
Ancak, pek az insan abaküs kullanmayı biliyordu. Bilenler ise çoğunlukla varlıklı tüccarlar ve tefecilerdi.Но малко хора знаели как да го използват, обикновено богати търговци и лихвари.
Aynı zamanda zengin ve varlıklılar için madeni para havuzları tasarlıyoruz.Chúng tôi còn đang thiết kế những cái ao tiền xu cho những người giàu có.
Aynı zamanda zengin ve varlıklılar için madeni para havuzları tasarlıyoruz.De asemenea, proiectăm iazuri de monede pentru cei bogaţi şi influenți.
Aynı zamanda zengin ve varlıklılar için madeni para havuzları tasarlıyoruz.Estamos também a desenhar lagos de moedas para os ricos e prósperos.
Aynı zamanda zengin ve varlıklılar için madeni para havuzları tasarlıyoruz.Kami juga mendesain kolam koin bagi mereka yang mampu dan makmur.
Aynı zamanda zengin ve varlıklılar için madeni para havuzları tasarlıyoruz.그리고 부자들을 위해서 동전 연못을 만들고 있습니다.
Aynı zamanda zengin ve varlıklılar için madeni para havuzları tasarlıyoruz.Koi medencéket is tervezünk a gazdagoknak.
Aynı zamanda zengin ve varlıklılar için madeni para havuzları tasarlıyoruz.Nous concevons aussi des bassins pour les riches et les influents.
Aynı zamanda zengin ve varlıklılar için madeni para havuzları tasarlıyoruz.Oblikujemo tudi koi ribnike za premožne.
Aynı zamanda zengin ve varlıklılar için madeni para havuzları tasarlıyoruz.Projektujemy też sadzawki dla zamożnych.
Aynı zamanda zengin ve varlıklılar için madeni para havuzları tasarlıyoruz.Stiamo anche realizzando vasche ornamentali per i più ricchi.
Aynı zamanda zengin ve varlıklılar için madeni para havuzları tasarlıyoruz.Taky navrhujeme okrasná jezírka pro bohaté a vlivné lidi.
Aynı zamanda zengin ve varlıklılar için madeni para havuzları tasarlıyoruz.También estamos diseñando estanques de carpas koi para los ricos.
Aynı zamanda zengin ve varlıklılar için madeni para havuzları tasarlıyoruz.We ontwerpen ook 'muntjesvijvers' voor de rijken.
Aynı zamanda zengin ve varlıklılar için madeni para havuzları tasarlıyoruz.Wir gestalten auch Münzteiche für die Reichen und Wohlhabenden.
Aynı zamanda zengin ve varlıklılar için madeni para havuzları tasarlıyoruz.Επίσης σχεδιάζουμε λιμνούλες κερμάτων για τους πλούσιους και τους εύπορους.