varlık ile cümle
varlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Denizdeki varlıkların çoğu kirlilikten etkilendi.Most creatures in the sea are affected by pollution.
Donna varlıklı bir ailede doğdu.Donna was born with a silver spoon in her mouth.
Sanırım birçok insan şimdi önce olduklarından daha varlıklı.I think most people are better off now than they used to be.
Ev sahibi oldukça varlıklıydı.The landlord used to be quite well off.
İnsan mantıklı bir varlıktır.Man is a rational being.
Eskiden olduğumuzdan daha varlıklı olduğumuzu düşünüyor musun?Do you think we are better off than we used to be?
Erken yatıp ve erken kalkmak, bir adamı sağlıklı, varlıklı ve bilge yapar.Early to bed and early to rise, makes a man healthy, wealthy and wise.
Bunu tamir etmeye çalışmaktansa yeni bir tane alsan daha varlıklı olacaksın.You will be better off buying a new one than trying to fix it.
O varlıklı görünüyor fakat aslında değil.He looks wealthy, but actually he's not.
On yıl önce olduğundan çok daha varlıklı.He is far better off than he was ten years ago.
Varlıklı olduğu için oraya gidebildi.Because he was wealthy, he was able to go there.
O bu işe başladığından beri varlıklı.He has been well off since he started this job.
O, öncekinden daha varlıklıdır.He is better off than before.
O görünüşte varlıklı fakat gerçekte değildir.He is wealthy in appearance but not in reality.
O bugünlerde varlıklı.He is well off nowadays.
Eskisi kadar varlıklı değil.He is not as well off as he used to be.
O eskisinden daha varlıklı.He is better off than he used to be.
O, oğlunu varlıklı bir adam yaptı.He made his son a wealthy man.
O uzun süredir fakirdi ama şimdi varlıklı.He was poor for a long time, but he is well off now.
O varlıklıdır, bu yüzden para hakkında endişe etmez.He is well off, so he doesn't worry about money.
O çok varlıklı değil.She is not very well off.
O, varlıklı bir kadın.She is a wealthy woman.
Bazı insanlar varlıklı ve diğerleri beş parasız.Some people are well off and others are badly off.
Gazeteler varlıklarını sürdürebilecekler mi?Will newspapers be able to survive?
Bu mali denetim, aynı zamanda şirketin varlıklarının bir değerlendirmesini içerir.This financial audit also includes an evaluation of the company's assets.
Roosevelt, 1858 yılında New York'ta varlıklı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.Roosevelt was born to a wealthy family in New York City in 1858.
Tom geçen sene bu zamanlar olduğundan daha varlıklıydı.Tom is better off than he was this time last year.
Tom eskisinden daha varlıklıdır.Tom is better off than he used to be.
Tom üniversiteye gitseydi daha varlıklı olup olmayacağını merak etmekten kendini alamıyor.Tom can't help wondering whether he would have been better off if he had gone to college.
Ben dünya dışı varlıklar tarafından kaçırıldım.I was abducted by extraterrestrials.
UBS, Avrupa'daki en büyük özel varlık yönetimi bankasıdır.UBS is the largest bank in private wealth management in Europe.
Varlıklı olmasına rağmen, o mutlu değil.Even though he's wealthy, he's not happy.
O "Alfa Centauri'deki egzobiyolojik varlık" makalesini yazdı.He wrote the article "Exobiological Presence in Alpha Centauri."
Dünyadışı varlıklara inanır mısın?Do you believe in extraterrestrials?
Biyolojik bir varlık olarak insan hayvan dünyasına aittir.Human as a biological being belongs to the animal world.
Her varlıklı insan en az iki arabaya sahiptir.Every affluent person owns at least two cars.
O onların duyarlı varlıklar olmadıklarını düşünüyor.He thinks that they are not sentient beings.
Boston'da daha varlıklıyım.I'm better off in Boston.
Burada daha varlıklıyım.I'm better off here.
Bu şanslı varlıklardan biri Hans'tı.One of these lucky beings was Hans.
O varlıklı ve güçlüdür.He's wealthy and powerful.
O varlıklı bir adam.He's a wealthy man.
İnsan sosyal bir varlıktır.Man is a social being.
Kadınlar niçin böyle can sıkıcı varlıklardır.Why are women such bothersome creatures?
Tom'un varlıklı olduğunu düşünüyor musun?Do you think Tom is wealthy?
Ailem varlıklı değildir.My family is not rich.
Çalışanlarımız bizim en değerli varlıklarımızdır.Our employees are our most valuable assets.
Varlıklısın, değil mi?You're wealthy, aren't you?
Birçok kişi bugünlerde varlık açısından zengin ama zaman açısından fakir.Many people these days are asset-rich but time-poor.
Tom varlıklı bir ailede doğmuş.Tom was born with a silver spoon in his mouth.
Tom varlıklı, değil mi?Tom is wealthy, isn't he?
Tom öncekinden daha varlıklı.Tom is better off than before.
Tom çok varlıklı bir aileden geliyor.Tom comes from a very wealthy family.
Tom eskisi kadar varlıklı değil.Tom isn't as well off as he used to be.
Tom eskisinden daha varlıklı.Tom is better off than he was.
Tom şimdi üç yıl öncesine göre daha varlıklı.Tom is better off now than he was three years ago.
O, başka bir varlık düzleminde yaşıyor.She lives on another plane of existence.
Sen benim için değerli bir varlıksın.You're a valuable asset to me.
Senin Tom olmadan daha varlıklı olduğunu düşünüyorum.I think you're better off without Tom.
Biz şimdi her zaman olduğumuzdan daha varlıklıyız.We're better off now than we've ever been.