Ana içeriğe geç
Sözlük

vardın ile cümle

vardın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.Mungkin Anda menyadari, mungkin juga tidak jika saya memakai elektroda kecil di dahi saya.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.Poate aţi observat că port un mic electrod pe frunte.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.Puede que hayan notado, o no, que tengo un pequeño electrodo en la frente.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.Vielleicht haben Sie bemerkt, dass ich an meiner Stirn eine winzige Elektrode trage.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.Vous avez peut-être remarqué que je porte une petite électrode sur mon front.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.Ίσως έχετε ή όχι παρατηρήσει ότι φοράω ένα πολύ μικρό ηλεκτρόδιο στο μέτωπό μου.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.Возможно, вы заметили у меня на лбу небольшой электрод.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.Може да сте забелязали, а може и да не сте, че имам прикрепен на челото си миниатюрен електрод.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.אולי שמתם לב שאני לובשת אלקטרודה קטנה על המצח.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.ربما لاحظت وربما لا أنني اضع قطبا كهربائيا صغيرا على جبيني.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.私の額には小さな電極がついています これは私がお話ししている間も
‹‹Beş kocaya vardın. Şimdi birlikte yaşadığın adam kocan değil. Doğruyu söyledin.››Albowiemeś pięciu mężów miała, a teraz ten, którego masz, nie jest mężem twoim; toś prawdę powiedziała.
‹‹Beş kocaya vardın. Şimdi birlikte yaşadığın adam kocan değil. Doğruyu söyledin.››Car tu as eu cinq maris, et celui que tu as maintenant n`est pas ton mari. En cela tu as dit vrai.
‹‹Beş kocaya vardın. Şimdi birlikte yaşadığın adam kocan değil. Doğruyu söyledin.››for du har hatt fem menn, og den du nu har, er ikke din mann. Der talte du sant.
‹‹Beş kocaya vardın. Şimdi birlikte yaşadığın adam kocan değil. Doğruyu söyledin.››Fünf Männer hast du gehabt, und den du nun hast, der ist nicht dein Mann; da hast du recht gesagt.
‹‹Beş kocaya vardın. Şimdi birlikte yaşadığın adam kocan değil. Doğruyu söyledin.››Imela si namreč pet mož, in tisti, ki ga imaš sedaj, ni tvoj mož: to si po pravici povedala.
‹‹Beş kocaya vardın. Şimdi birlikte yaşadığın adam kocan değil. Doğruyu söyledin.››infatti hai avuto cinque mariti e quello che hai ora non è tuo marito; in questo hai detto il vero»
‹‹Beş kocaya vardın. Şimdi birlikte yaşadığın adam kocan değil. Doğruyu söyledin.››네가 남편 다섯이 있었으나 지금 있는 자는 네 남편이 아니니 네 말이 참되도다
‹‹Beş kocaya vardın. Şimdi birlikte yaşadığın adam kocan değil. Doğruyu söyledin.››lebo si mala päť mužov, a ten, ktorého máš teraz, nie je tvoj muž. To si povedala pravdu.
‹‹Beş kocaya vardın. Şimdi birlikte yaşadığın adam kocan değil. Doğruyu söyledin.››Mert öt férjed volt, és a mostani nem férjed: ezt igazán mondtad.
‹‹Beş kocaya vardın. Şimdi birlikte yaşadığın adam kocan değil. Doğruyu söyledin.››Nebos pět mužů měla, a nyní kteréhož máš, není tvůj muž. To jsi pravdu pověděla.
‹‹Beş kocaya vardın. Şimdi birlikte yaşadığın adam kocan değil. Doğruyu söyledin.››Pentrucă cinci bărbaţi ai avut; şi acela, pe care -l ai acum, nu-ţi este bărbat. Aici ai spus adevărul.``
‹‹Beş kocaya vardın. Şimdi birlikte yaşadığın adam kocan değil. Doğruyu söyledin.››porque cinco maridos has tenido, y el que tienes ahora no es tu marido. Esto has dicho con verdad
‹‹Beş kocaya vardın. Şimdi birlikte yaşadığın adam kocan değil. Doğruyu söyledin.››porque cinco maridos tiveste, e o que agora tens não é teu marido; isso disseste com verdade.
‹‹Beş kocaya vardın. Şimdi birlikte yaşadığın adam kocan değil. Doğruyu söyledin.››"Sebab engkau sudah kawin lima kali, dan laki-laki yang hidup bersamamu sekarang bukan suamimu.
‹‹Beş kocaya vardın. Şimdi birlikte yaşadığın adam kocan değil. Doğruyu söyledin.››sillä viisi miestä sinulla on ollut, ja se, joka sinulla nyt on, ei ole sinun miehesi; siinä sanoit totuuden."
‹‹Beş kocaya vardın. Şimdi birlikte yaşadığın adam kocan değil. Doğruyu söyledin.››Thi du har haft fem Mænd; og han, som du nu har, er ikke din Mand. Det har du sagt sandt."
‹‹Beş kocaya vardın. Şimdi birlikte yaşadığın adam kocan değil. Doğruyu söyledin.››Ty fem män har du haft, och den du nu har är icke din man; däri sade du sant.
‹‹Beş kocaya vardın. Şimdi birlikte yaşadığın adam kocan değil. Doğruyu söyledin.››"U bent vijf keer getrouwd geweest en de man met wie u nu samenleeft, is uw man niet."
‹‹Beş kocaya vardın. Şimdi birlikte yaşadığın adam kocan değil. Doğruyu söyledin.››διοτι πεντε ανδρας ελαβες, και εκεινος, τον οποιον εχεις τωρα, δεν ειναι ανηρ σου τουτο αληθες ειπας.
‹‹Beş kocaya vardın. Şimdi birlikte yaşadığın adam kocan değil. Doğruyu söyledin.››ибо у тебя было пятьмужей, и тот, которого ныне имеешь, не муж тебе; этосправедливо ты сказала.
‹‹Beş kocaya vardın. Şimdi birlikte yaşadığın adam kocan değil. Doğruyu söyledin.››Казва Му жената: Господине, виждам, че Ти си пророк.
‹‹Beş kocaya vardın. Şimdi birlikte yaşadığın adam kocan değil. Doğruyu söyledin.››пять бо чоловіків мала, та й тепер которого маєш, не чоловік тобі; у сьому правду сказала єси.
‹‹Beş kocaya vardın. Şimdi birlikte yaşadığın adam kocan değil. Doğruyu söyledin.››כי בעלים חמשה היו לך ואשר לך עתה איננו בעלך לכן אמת הדבר אשר דברת׃
‹‹Beş kocaya vardın. Şimdi birlikte yaşadığın adam kocan değil. Doğruyu söyledin.››لانه كان لك خمسة ازواج والذي لك الآن ليس هو زوجك. هذا قلت بالصدق.
‹‹Beş kocaya vardın. Şimdi birlikte yaşadığın adam kocan değil. Doğruyu söyledin.››你 已 經 有 五 個 丈 夫 . 你 現 在 有 的 、 並 不 是 你 的 丈 夫 . 你 這 話 是 真 的
‹‹Beş kocaya vardın. Şimdi birlikte yaşadığın adam kocan değil. Doğruyu söyledin.››你 已 經有 五 個 丈夫 . 你 現在 有的 、 並 不 是 你 的 丈夫 . 你 這話 是 真的
Bunun komik olduğunu mu sanıyorsun? Ulysse! Vardın mı?Assieds-toi Julie, s'il te plaît !
Demek ki düşündün taşındın ve bir karara vardın öyle mi?Also, hast du eine Entscheidung getroffen nachdem du darüber nachgedacht hast?
Demek ki düşündün taşındın ve bir karara vardın öyle mi?Donc, tu as pris une décision après mûre réflexion ?
Demek ki düşündün taşındın ve bir karara vardın öyle mi?Dus, heb je na het denken een beslissing genomen?
Demek ki düşündün taşındın ve bir karara vardın öyle mi?Jadi, kau sudah buat keputusan setelah memikirkannya?
Demek ki düşündün taşındın ve bir karara vardın öyle mi?그래서, 많이 생각하고 결정했어?
Demek ki düşündün taşındın ve bir karara vardın öyle mi?Quindi, hai preso una decisione dopo aver riflettuto?
Demek ki düşündün taşındın ve bir karara vardın öyle mi?Så du har kommit fram till ett beslut efter att ha tänkt över?
Demek ki düşündün taşındın ve bir karara vardın öyle mi?Si, ai luat o decizie?
Demek ki düşündün taşındın ve bir karara vardın öyle mi?Torej, si premislila in sprejela odločitev?
Demek ki düşündün taşındın ve bir karara vardın öyle mi?Vậy là, em đã quyết định sau khi suy nghĩ kĩ rồi à?
Demek ki düşündün taşındın ve bir karara vardın öyle mi?Λοιπόν, αφού το ξανασκέφτηκες ποια απόφαση πήρες;
Demek ki düşündün taşındın ve bir karara vardın öyle mi?Так, после раздумий над этим ты приняла решение?
Demek ki düşündün taşındın ve bir karara vardın öyle mi?لذا هل قررتي بعد التفكير هذا كله؟
Demek ki düşündün taşındın ve bir karara vardın öyle mi?沢山考えて決めたのか? 私が一番したいのは何か
‹‹Denizin kaynaklarına vardın mı, Gezdin mi enginin diplerinde?Acaso tu entraste até os mananciais do mar, ou passeaste pelos recessos do abismo?
‹‹Denizin kaynaklarına vardın mı, Gezdin mi enginin diplerinde?Ai pătruns tu pînă la izvoarele mării? Sau te-ai plimbat tu prin fundurile adîncului?
‹‹Denizin kaynaklarına vardın mı, Gezdin mi enginin diplerinde?Ali si stopil v studence morja, si li prehodil dno globočine?
‹‹Denizin kaynaklarına vardın mı, Gezdin mi enginin diplerinde?As-tu pénétré jusqu`aux sources de la mer? T`es-tu promené dans les profondeurs de l`abîme?
‹‹Denizin kaynaklarına vardın mı, Gezdin mi enginin diplerinde?Bent u doorgedrongen tot de bronnen van de zee en hebt u de spelonken van haar onpeilbare diepte bezocht?
‹‹Denizin kaynaklarına vardın mı, Gezdin mi enginin diplerinde?Bist du in den Grund des Meeres gekommen und in den Fußtapfen der Tiefe gewandelt?
‹‹Denizin kaynaklarına vardın mı, Gezdin mi enginin diplerinde?Chớ thì ngươi có thấu đến nguồn của biển sao ? Há có bước dưới đáy của vực sâu chăng ?
‹‹Denizin kaynaklarına vardın mı, Gezdin mi enginin diplerinde?Chớ thì ngươi có thấu đến nguồn của biển sao? Há có bước dưới đáy của vực sâu chăng?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod