Bu olayın farkına, 90ların sonunda vardım, bu adamla tanıştığımda.Я встрепенулся в конце 90-х, когда встретил этого пациента.
Bu olayın farkına, 90ların sonunda vardım, bu adamla tanıştığımda.Я немовби прокинувся у кінці 90-х, коли зустрів одного чоловіка.
Bu olayın farkına, 90ların sonunda vardım, bu adamla tanıştığımda.אני קלטתי את זה בסוף שנות ה-90 כשפגשתי את הבחור הזה.
Bu olayın farkına, 90ların sonunda vardım, bu adamla tanıştığımda.بطريقة ما تيقظت للتالي في آواخر التسعينات عندما تعرفت على ذلك الرجل.
Bu olayın farkına, 90ların sonunda vardım, bu adamla tanıştığımda.目が覚めました 彼の名前は ジム・スミスといいます
Buraya şuan vardım.20年前に始まった旅のことから話そう
Buraya şuan vardım.아마 설명해야할 것 같습니다.
Buraya şuan vardım.llegué hasta aquí.
Buraya şuan vardım.הגעתי למקום הזה.
Buraya şuan vardım.وصلت إلي هذا المكان.
Bu yerlerde fotoğraf çekerken, resimlerde bir şeyin eksik olduğunun farkına vardım.Als ich an diesen Orten Fotos schoss, fand ich, dass in diesen Fotos etwas fehlte.
Bu yerlerde fotoğraf çekerken, resimlerde bir şeyin eksik olduğunun farkına vardım.Al tomar fotografías en estos lugares, sentí que hacía falta algo más en las imágenes.
Bu yerlerde fotoğraf çekerken, resimlerde bir şeyin eksik olduğunun farkına vardım.Amikor ezeken a helyeken fényképeztem, úgy éreztem, hogy valami hiányzik a képekről.
Bu yerlerde fotoğraf çekerken, resimlerde bir şeyin eksik olduğunun farkına vardım.Când am fotografiat aceste locații am simțit că lipsea ceva din aceste imagini.
Bu yerlerde fotoğraf çekerken, resimlerde bir şeyin eksik olduğunun farkına vardım.Khi chụp ảnh những địa điểm này, tôi cảm thấy điều gì đó còn thiếu trong những bức ảnh.
Bu yerlerde fotoğraf çekerken, resimlerde bir şeyin eksik olduğunun farkına vardım.Kiedy zaczęłam fotografować takie miejsca, czułam, że na zdjęciach czegoś brakuje.
Bu yerlerde fotoğraf çekerken, resimlerde bir şeyin eksik olduğunun farkına vardım.하지만 이런 곳들에서 사진을 찍으면서 맘 한구석에서 저는 무엇인가 빠진 것 같다는 느낌을 받곤 했죠.
Bu yerlerde fotoğraf çekerken, resimlerde bir şeyin eksik olduğunun farkına vardım.Quando facevo fotografie in questi luoghi sentivo che mancava qualcosa nelle immagini.
Bu yerlerde fotoğraf çekerken, resimlerde bir şeyin eksik olduğunun farkına vardım.Quando tirei fotografias nesses locais, senti que faltava algo nas imagens.
Bu yerlerde fotoğraf çekerken, resimlerde bir şeyin eksik olduğunun farkına vardım.Saat saya mengambil foto di lokasi ini, saya merasa ada suatu gambaran yang hilang
Bu yerlerde fotoğraf çekerken, resimlerde bir şeyin eksik olduğunun farkına vardım.Wanneer ik foto's nam op deze locaties, voelde ik dat er iets miste in de beelden.
Bu yerlerde fotoğraf çekerken, resimlerde bir şeyin eksik olduğunun farkına vardım.Όταν έβγαζα φωτογραφίες αυτές τις τοποθεσίες, ένιωσα ότι κάτι έλλειπε στις φωτογραφίες.
Bu yerlerde fotoğraf çekerken, resimlerde bir şeyin eksik olduğunun farkına vardım.Когато правех снимки на тези места, чувствах, че нещо липсва в снимките.
Bu yerlerde fotoğraf çekerken, resimlerde bir şeyin eksik olduğunun farkına vardım.Когда я фотографировала в этих местах, то чувствовала, что в кадре чего-то не хватает.
Bu yerlerde fotoğraf çekerken, resimlerde bir şeyin eksik olduğunun farkına vardım.כשצילמתי באתרים האלה, הרגשתי שמשהו חסר בתמונות.
Bu yerlerde fotoğraf çekerken, resimlerde bir şeyin eksik olduğunun farkına vardım.وبعد أن إلتقطت صوراً لهذه المواقع، أدركت بان هنالك شئٌ ما ينقصها.
Bu yerlerde fotoğraf çekerken, resimlerde bir şeyin eksik olduğunun farkına vardım.写真に何かが足りないと感じました 間もなく取り壊される建物を単に記録するのは
Büyüyünce farkına vardımki bilim-kurgu süper güçler iyi bir kaynak değil.제가 성장했을 때, 공상과학이 슈퍼파워의 훌륭한 원천이 아님을 깨달았습니다.
Büyüyünce farkına vardımki bilim-kurgu süper güçler iyi bir kaynak değil.Quando sono cresciuto, mi sono reso conto che la fantascienza non era una buona fonte di superpoteri
Büyüyünce farkına vardımki bilim-kurgu süper güçler iyi bir kaynak değil.S časom sem ugotovil, da znanstvena fantastika ni dober vir supermoči.
Büyüyünce farkına vardımki bilim-kurgu süper güçler iyi bir kaynak değil.Когда я вырос и осознал, что научная фантастика — не лучший источник сверхъестественных способностей,
Büyüyünce farkına vardımki bilim-kurgu süper güçler iyi bir kaynak değil.Коли я виріс, то зрозумів, що наукова фантастика не найкраще джерело суперсил.
Büyüyünce farkına vardımki bilim-kurgu süper güçler iyi bir kaynak değil.כאשר גדלתי, הבנתי שהמדע הבידיוני אינו מקור טוב לכוחות על,
Büyüyünce farkına vardımki bilim-kurgu süper güçler iyi bir kaynak değil.وعندما كبرت .. ادركت ان الخيال العلمي .. ليس هو مصدر الطاقات الجبارة
Büyüyünce farkına vardımki bilim-kurgu süper güçler iyi bir kaynak değil.スーパーパワーは得られないと気づき もっと役立つ真実を求めて 本物の科学の旅に
Büyüyünce farkına vardımki bilim-kurgu süper güçler iyi bir kaynak değil.大個之後,我明白 科幻小說唔係超能力嘅來源
Çok uzun bir süre, bir ben vardım bir de bedenim.Dlho som bola moje ja a moje telo.
Çok uzun bir süre, bir ben vardım bir de bedenim.Durante muito tempo, existia o meu "eu" e o meu corpo.
Çok uzun bir süre, bir ben vardım bir de bedenim.Hosszú időn át voltam én és a testem.
Çok uzun bir süre, bir ben vardım bir de bedenim.오랫동안 저와 제 몸이 있었습니다.
Çok uzun bir süre, bir ben vardım bir de bedenim.Lange Zeit gab es mein Ich und meinen Körper.
Çok uzun bir süre, bir ben vardım bir de bedenim.Od dawna byłam ja i moje ciało.
Çok uzun bir süre, bir ben vardım bir de bedenim.Pendant longtemps, il y a eu mon corps et moi.
Çok uzun bir süre, bir ben vardım bir de bedenim.Pentru mult timp, eram "eu" şi corpul meu.
Çok uzun bir süre, bir ben vardım bir de bedenim.Per molto tempo c'ero io, e c'era il mio corpo.
Çok uzun bir süre, bir ben vardım bir de bedenim.Po dlouhou dobu jsem tu byla já a mé tělo.
Çok uzun bir süre, bir ben vardım bir de bedenim.Por mucho tiempo éramos "yo" y mi cuerpo.
Çok uzun bir süre, bir ben vardım bir de bedenim.Sejak lama, ada aku dan tubuhku.
Çok uzun bir süre, bir ben vardım bir de bedenim.Trong suốt một thời gian dài, đó đã là tôi và cơ thể tôi.
Çok uzun bir süre, bir ben vardım bir de bedenim.Under en lång tid, var det jag och min kropp.
Çok uzun bir süre, bir ben vardım bir de bedenim.Voor een lange tijd had je 'ik' en 'mijn lichaam'.
Çok uzun bir süre, bir ben vardım bir de bedenim.Για ένα μεγάλο χρονικό διάστημα, ήμουν εγώ και το σώμα μου.
Çok uzun bir süre, bir ben vardım bir de bedenim.В течении долгого времени существовали я и мое тело.
Çok uzun bir süre, bir ben vardım bir de bedenim.За дълго време, ме имаше мен и тялото ми.
Çok uzun bir süre, bir ben vardım bir de bedenim.Протягом довгого часу існувала я і моє тіло
Çok uzun bir süre, bir ben vardım bir de bedenim.במשך זמן רב, היו קיימים עצמי וגופי.
Çok uzun bir süre, bir ben vardım bir de bedenim.لفترة طويلة، كان هناك (أنا =ذهني ) وكان هناك جسدي
Çok uzun bir süre, bir ben vardım bir de bedenim.私の自我と 身体は別々のものでした 自我は物語や
Çok uzun bir süre, bir ben vardım bir de bedenim.長久以來, 我,與我的身體,似乎毫不相關。
Dört yıl önce Brookings Enstitüsü'nde birkaç kişiyle beraber bir sonuca vardım.4년전에 저는 브루킹스 연구소의 사람들과 일을 했습니다. 그리고 결국 결론에 도달했지요.