Böylece ilk olarak çok zaman harcadığım yerde benim Facebook sayfamda farkına vardım.Så jeg lagde først mærke til det her, et sted hvor jeg bruger meget tid -- min Facebook side.
Böylece ilk olarak çok zaman harcadığım yerde benim Facebook sayfamda farkına vardım.Tôi chú ý tới điều này lần đầu tiên ở 1 nơi mà tôi đã dành rất nhiều thời gian -- Facebook của tôi.
Böylece ilk olarak çok zaman harcadığım yerde benim Facebook sayfamda farkına vardım.Το πρόσεξα σε ένα μέρος όπου δαπανώ αρκετό χρόνο -- στην ίδια τη σελίδα μου στο Facebook.
Böylece ilk olarak çok zaman harcadığım yerde benim Facebook sayfamda farkına vardım.Впервые я заметил это там, где провожу много времени - на моей странице в Facebook.
Böylece ilk olarak çok zaman harcadığım yerde benim Facebook sayfamda farkına vardım.За първи път забелязах това на място, където прекарвам много време -- моята Фейсбук страница.
Böylece ilk olarak çok zaman harcadığım yerde benim Facebook sayfamda farkına vardım.Я вперше помітив це в місці, де я проводжу доволі багато часу - моя сторінка у Facebook.
Böylece ilk olarak çok zaman harcadığım yerde benim Facebook sayfamda farkına vardım.בפעם הראשונה הבחנתי בזה היכן שאני מבלה המון זמן -- דף הפייסבוק שלי.
Böylece ilk olarak çok zaman harcadığım yerde benim Facebook sayfamda farkına vardım.وبالتالي لاحظت هذا في مكان أقضي فيه الكثير من الوقت -- صفحتي على الفيسبوك.
Bu konuda çok meraklıydım, o yüzden şu sonuca vardımAm fost curios despre asta, și m-a condus
Bu konuda çok meraklıydım, o yüzden şu sonuca vardım Danimarkalı bir fizikçiyle birlikte çalışmakByłem tego ciekaw, więc zaprowadziło mnie to do pracy duńskiego fizyka
Bu konuda çok meraklıydım, o yüzden şu sonuca vardım Danimarkalı bir fizikçiyle birlikte çalışmakÉs ez engem nagyon kíváncsivá tett, és elvezetett egy dán fizikus,
Bu konuda çok meraklıydım, o yüzden şu sonuca vardım Danimarkalı bir fizikçiyle birlikte çalışmakIk was hier nieuwsgierig naar, en dat leidde mij naar het werk van een Deense fysicus,
Bu konuda çok meraklıydım, o yüzden şu sonuca vardım Danimarkalı bir fizikçiyle birlikte çalışmakY esto me despertaba curiosidad, lo que me llevó a la obra de un físico danés,
Bu konuda çok meraklıydım, o yüzden şu sonuca vardım Danimarkalı bir fizikçiyle birlikte çalışmakЭтот интерес привёл меня к работе датского физика
Bu konuda çok meraklıydım, o yüzden şu sonuca vardım저는 이런 것에 관심이 있다가 보니
Bu konuda çok meraklıydım, o yüzden şu sonuca vardımUnd ich war gespannt darauf.
Bu konuda çok meraklıydım, o yüzden şu sonuca vardımוהייתי סקרן לגבי זה, אז זה הוביל אותי
Bu konuda çok meraklıydım, o yüzden şu sonuca vardımوكنت شغوفا بذلك، وقد أدى ذلك بي
Bu konuda çok meraklıydım, o yüzden şu sonuca vardımデンマークの物理学者
Bu nedenle ben çok katlı bina yapmak zorunda olduğumuz sonucuna vardım.Dus dacht ik aan gebouwen met meer verdiepingen.
Bu nedenle ben çok katlı bina yapmak zorunda olduğumuz sonucuna vardım.그래서 저는 복층의 건물을 지어야 겠다고 생각했습니다.
Bu nedenle ben çok katlı bina yapmak zorunda olduğumuz sonucuna vardım.אז חשבתי שעלינו לבנות מבנה רב קומתי
Bu nedenle ben çok katlı bina yapmak zorunda olduğumuz sonucuna vardım.ففكرت أن نشرع ببناء مبنى متعدد الطوابق
Bu nedenle ben çok katlı bina yapmak zorunda olduğumuz sonucuna vardım.土地は足りないし 住環境も良くなかったからです
Bunun sadece benim acım olmadığının farkına vardım.Bukan hanya derita saya.
Bunun sadece benim acım olmadığının farkına vardım.E percebi que isto não era apenas a minha dor.
Bunun sadece benim acım olmadığının farkına vardım.Es war nicht nur mein Schmerz.
Bunun sadece benim acım olmadığının farkına vardım.Ez nem csak az én fájdalmam, hanem mindenki fájdalma.
Bunun sadece benim acım olmadığının farkına vardım. Herkesin acısıydı.אלה היו החיים עצמם. הבנתי שזה לא היה רק הכאב שלי.
Bunun sadece benim acım olmadığının farkına vardım.Ik besefte dat het niet alleen mijn pijn was.
Bunun sadece benim acım olmadığının farkına vardım.J'ai compris que ce n"était pas que ma douleur.
Bunun sadece benim acım olmadığının farkına vardım.Jeg blev klar over at dette ikke kun var min smerte.
Bunun sadece benim acım olmadığının farkına vardım.Me di cuenta de que esto no era solo mi dolor.
Bunun sadece benim acım olmadığının farkına vardım.Mi sono resa conto che questo non era solo il mio dolore.
Bunun sadece benim acım olmadığının farkına vardım.Nu era doar durerea mea.
Bunun sadece benim acım olmadığının farkına vardım.Pochopila jsem, že to nebyla pouze má bolest.
Bunun sadece benim acım olmadığının farkına vardım.Tôi nhận ra rằng đây không chỉ là nỗi đau của riêng tôi.
Bunun sadece benim acım olmadığının farkına vardım.Uvedomila som si, že to nie je iba moja bolesť.
Bunun sadece benim acım olmadığının farkına vardım.Zrozumiałam, że nie tylko ja cierpię.
Bunun sadece benim acım olmadığının farkına vardım.Συνειδητοποίησα ότι δεν ήταν απλώς ο δικός μου πόνος.
Bunun sadece benim acım olmadığının farkına vardım.Разбрах, че това не беше само моята болка.
Bunun sadece benim acım olmadığının farkına vardım.Я поняла, что это была не только моя боль.
Bunun şimdi farkına vardım.Me acabo de dar cuenta de eso.
Bunun şimdi farkına vardım.פתאום הבנתי את זה.
Bunun şimdi farkına vardım.لقد ادركت ذلك
Bu olayın farkına, 90ların sonunda vardım, bu adamla tanıştığımda.90년대 후반에 이 사람을 만났을 때 깨닫게 되었습니다.
Bu olayın farkına, 90ların sonunda vardım, bu adamla tanıştığımda.Acho que acordei para esta realidade no final dos anos 90 quando conheci este homem.
Bu olayın farkına, 90ların sonunda vardım, bu adamla tanıştığımda. Adı Jim, Jim Smith.Jómagam a 90-es évek végén eszméltem fel, egy beteg kapcsán, akit megismertem.
Bu olayın farkına, 90ların sonunda vardım, bu adamla tanıştığımda.In den späten 90ern wurde mir plötzlich alles klar, als ich diesen Mann traf.
Bu olayın farkına, 90ların sonunda vardım, bu adamla tanıştığımda.J'ai ouvert les yeux à ce sujet vers la fin des années 90, quand j'ai rencontré ce type.
Bu olayın farkına, 90ların sonunda vardım, bu adamla tanıştığımda.Ja som si uvedomil na konci 90. rokov, keď som stretol tohto chlapíka.
Bu olayın farkına, 90ların sonunda vardım, bu adamla tanıştığımda.Jeg vågnede lidt op for dette sidst i 90'erne, da jeg mødte denne fyr.
Bu olayın farkına, 90ların sonunda vardım, bu adamla tanıştığımda.M-am trezit la realitate pe la sfârșitul anilor '90 când l-am întâlnit pe acest tip.
Bu olayın farkına, 90ların sonunda vardım, bu adamla tanıştığımda.Mijn ogen werden geopend aan het eind van de jaren 90, toen ik een man ontmoette.
Bu olayın farkına, 90ların sonunda vardım, bu adamla tanıştığımda.Mi sono reso conto di tutto questo alla fine degli anni '90 quando ho incontrato quest'uomo.
Bu olayın farkına, 90ların sonunda vardım, bu adamla tanıştığımda.Ocknąłem się pod koniec lat 90. kiedy poznałem tego faceta.
Bu olayın farkına, 90ların sonunda vardım, bu adamla tanıştığımda.Tahle věc mě trkla ke konci 90. let, když jsem se setkal s tímhle člověkem.
Bu olayın farkına, 90ların sonunda vardım, bu adamla tanıştığımda.Theo cách nào đó tôi đã bừng tỉnh về điều này ở cuối thập niên 90 Khi tôi gặp người đàn ông này.
Bu olayın farkına, 90ların sonunda vardım, bu adamla tanıştığımda.Yo me encontré con esto a fines de los '90 cuando conocí a este hombre.
Bu olayın farkına, 90ların sonunda vardım, bu adamla tanıştığımda.Το κατάλαβα αυτό στα τέλη της δεκαετίας του 90 όταν γνώρισα έναν τύπο.