Aynı örneği teşkil eden olayları gördüğümün farkına vardım, bunu da tekrar tekrar betimledim.קלטתי שאני רואה את אותם ארועים ארכיטיפיים מתוארים שוב ושוב ושוב.
Aynı örneği teşkil eden olayları gördüğümün farkına vardım, bunu da tekrar tekrar betimledim.أدركت أنني كنت أشاهد نفس الأحداث التوراتية توصف مراراً وتكراراً.
Aynı örneği teşkil eden olayları gördüğümün farkına vardım, bunu da tekrar tekrar betimledim.何度も描かれている事に気づきました 例えば、結婚 、出産、葬儀、初めての車、初めてのキス
Benim dusunce yolumun (koklerinin) kökleri üzerine düşünmek olduğunun farkına vardım.제가 생각하는 과학적인 사고방식의 기원이 이 세상의 이치를 이해하는데 유일하게 올바른 법이라는 걸 느꼈습니다.
Benim dusunce yolumun (koklerinin) kökleri üzerine düşünmek olduğunun farkına vardım.של אופן החשיבה שלי היו הדרך הטבעית היחידה לחשיבה על הדברים.
Benim dusunce yolumun (koklerinin) kökleri üzerine düşünmek olduğunun farkına vardım.الطريقة التي فكرت أنها نوعا ما كانت أمرا طبيعيا فقط للتفكير في الأشياء.
Benim dusunce yolumun (koklerinin) kökleri üzerine düşünmek olduğunun farkına vardım.ただひとつの自然な思考方法だったんです 僕は生まれつきそういう思考回路を持っていて
Benim için uzun bir yolculuğun başlangıcıydı, ama o günün önemli olduğu kararına vardım.Bagi saya ini adalah awal dari perjalanan panjang, namun saya menentukan hari itu menjadi berarti.
Benim için uzun bir yolculuğun başlangıcıydı, ama o günün önemli olduğu kararına vardım.Dla mnie to był początek długiej podróży, tego dnia zdecydowałam, że chcę się liczyć.
Benim için uzun bir yolculuğun başlangıcıydı, ama o günün önemli olduğu kararına vardım.Für mich war es der Beginn einer langen Reise, und ich entschied, dass dieser Tag wichtig sein sollte.
Benim için uzun bir yolculuğun başlangıcıydı, ama o günün önemli olduğu kararına vardım.제게있어 그 사건은 긴 여정의 시작이었습니다. 그 날을 중요한 날로 만들 것을 결정하였습니다.
Benim için uzun bir yolculuğun başlangıcıydı, ama o günün önemli olduğu kararına vardım.Para mí fue el comienzo de un largo viaje pero decidí que ese día importaría.
Benim için uzun bir yolculuğun başlangıcıydı, ama o günün önemli olduğu kararına vardım.Para mim foi o começo de uma longa viagem, mas decidi que esse dia deveria ser importante.
Benim için uzun bir yolculuğun başlangıcıydı, ama o günün önemli olduğu kararına vardım.Pentru mine a fost începutul unui drum lung, dar am hotărât în acea zi să contez.
Benim için uzun bir yolculuğun başlangıcıydı, ama o günün önemli olduğu kararına vardım.Per me fu l'inizio di un lungo viaggio, ma fu quel giorno che decisi di fare la differenza.
Benim için uzun bir yolculuğun başlangıcıydı, ama o günün önemli olduğu kararına vardım.Pour moi, c'était le début d'un long voyage, mais j'ai décidé que ce jour aurait de l'importance.
Benim için uzun bir yolculuğun başlangıcıydı, ama o günün önemli olduğu kararına vardım.Számomra egy hosszú út kezdete, de aznap úgy döntöttem, fontos leszek.
Benim için uzun bir yolculuğun başlangıcıydı, ama o günün önemli olduğu kararına vardım.Voor mij was het een begin van een lange reis, maar ik besloot dat die dag voor mij belangrijk was.
Benim için uzun bir yolculuğun başlangıcıydı, ama o günün önemli olduğu kararına vardım.Για μένα ήταν η αρχή ενός μεγάλου ταξιδιού, αλλά αποφάσισα εκείνη τη μέρα να έχω σημασία.
Benim için uzun bir yolculuğun başlangıcıydı, ama o günün önemli olduğu kararına vardım.Для меня это было началом длинного пути, но я решила отметить именно этот день.
Benim için uzun bir yolculuğun başlangıcıydı, ama o günün önemli olduğu kararına vardım.За мен това беше началото на едно дълго пътуване, но реших, че този ден има значение.
Benim için uzun bir yolculuğun başlangıcıydı, ama o günün önemli olduğu kararına vardım.עבורי זו היתה התחלה של מסע ארוך, אבל באותו יום החלטתי להיות בעלת משמעות.
Benim için uzun bir yolculuğun başlangıcıydı, ama o günün önemli olduğu kararına vardım.بالنسبة لي .. كانت بداية مسيرة طويلة منذ ذلك اليوم الذي قررت فيه ان اكون عضواً فاعلاً في المجتمع
Benim için uzun bir yolculuğun başlangıcıydı, ama o günün önemli olduğu kararına vardım.この日は重要だと感じました 5年後には
Bir ay sonra da dünya şampiyonasına gittim ve yarı finallere kadar vardım.그리고 1개월 후, 세계 선수권대회에 가서, 준결승까지 올라갔습니다. 그리고 2주후에는 세계 기록을
Bir ay sonra da dünya şampiyonasına gittim ve yarı finallere kadar vardım.Apoi, o lună mai târziu, am participat la campionatul mondial, unde am ajuns până în semifinale.
Bir ay sonra da dünya şampiyonasına gittim ve yarı finallere kadar vardım.Een maand later ging ik naar de wereldkampioenschappen, geraakte in de halve finale.
Bir ay sonra da dünya şampiyonasına gittim ve yarı finallere kadar vardım.Majd egy hónap múlva a világbajnokságra mentem, ahol középdöntőig jutottunk.
Bir ay sonra da dünya şampiyonasına gittim ve yarı finallere kadar vardım.Miesiąc później doszedłem do półfinałów mistrzostw świata. Potem ustanowiłem rekord Guinessa w obrotach.
Bir ay sonra da dünya şampiyonasına gittim ve yarı finallere kadar vardım.Rồi một tháng sau, đến giải vô địch thế giới, và vòng bán kết. Tiếp đến lập kỷ lục thế giới, 2 tuần sau đó.
Bir ay sonra da dünya şampiyonasına gittim ve yarı finallere kadar vardım.ואז חודש מאוחר יותר, הלכתי לאליפות העולם. הגעתי לחצי הגמר. ואז קבעתי שיא עולמי, בעקבות זאת,
Bir ay sonra da dünya şampiyonasına gittim ve yarı finallere kadar vardım.準決勝まで行きました。 その2週間後 あのギネス記録を作りました
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Aber eines Nachts, als ich den Bericht verfasste, wurde mir meine Entdeckung wirklich bewusst.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Ale jednou pozdě večer, když jsem zpracovával referát, jsem si uvědomil svůj objev.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Ale potom, neskoro v noci, keď som spisoval správu, som si uvedomil skutočný dosah môjho objavu.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Azonban egyik este, amikor épp a jelentést állítottam össze, ráébredtem, hogy mit feldeztem fel valójában.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Dar într-o seară târzie, cînd compilam raportul am realizat într-adevăr descoperirea mea.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.하지만 어느날 밤 늦게, 보고서를 종합하고 있었을 때 저는 정말로 중대한 사실을 깨달았습니다.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Mais un soir, alors que je compilais le rapport, je me suis rendu compte de quelque chose.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Mas, uma noite, quando estava a compilar o relatório, é que me apercebi bem da minha descoberta.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Men en sen nat, hvor jeg skrev rapporten, blev jeg virkelig klar over min opdagelse.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Mutta myöhään yhtenä iltana kun laadin raporttia todella tajusin mitä olin saanut aikaan.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Namun suatu malam, ketika saya sedang menyusun laporannya Saya baru menyadari penemuan ini.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Nhưng vào một đêm, đã muộn khi tôi đang chỉnh sửa bản báo cáo tôi thực sự có một khám phá.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Op een late avond, toen ik het rapport aan het opstellen was deed ik pas echt mijn ontdekking.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Pero una noche, mientras recopilaba datos para un informe realmente tomé conciencia de mi descubrimiento.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.(Śmiech) Ale pewnego wieczoru, gdy opracowywałem raport, zrozumiałem wagę swojego odkrycia.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Una sera, mentre compilavo il rapporto,
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Αλλά αργά ένα βράδυ, όταν έγραφα την αναφορά συνειδητοποίησα πραγματικά την ανακάλυψή μου.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Але одного пізнього вечора, коли я складав звіт, я таки справді зрозумів своє відкриття.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Но късно една вечер, когато съставях доклада, наистина прозрях моето откритие.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Но однажды поздно вечером, составляя отчет, я в полной мере осознал сделанное открытие.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.אך לילה אחד, כשערכתי את הדו"ח, הבנתי את התגלית שלי באמת.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.وفي ليلة متأخرة، كنت أكتب التقرير وأدركت بالفعل اكتشافي. لقد أوضحت
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.夜遅く その答案をまとめている時でした スウェーデンの学生の世界の知識は 統計的有意に
Bir gün bir şeylerin farkına vardım.Ad un certo punto qualcosa è scattato.
Bir gün bir şeylerin farkına vardım.An irgendeinem Punkt klickte es.
Bir gün bir şeylerin farkına vardım.Có vài lúc, một số thứ dính vào nhau.
Bir gün bir şeylerin farkına vardım.Egyszercsak bekattant valami.
Bir gün bir şeylerin farkına vardım.En algun punto algo cambió.