Ana içeriğe geç
Sözlük

vardım ile cümle

vardım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Önemli bir konuyu işlemeyi unuttuğumun farkına vardım.And I realize that I forgot to cover an important topic.
Sırada ben vardım.Well, I was next.
Ve bu yüzden Lee Dan'ın kesenin gerçek sahibi olmadığı hükmüne vardım.And so I made the judgment that the holder Lee Dan was not the owner of the sachet.
Şahsen ben hayal ettiğimden daha fazlasını becerebileceğimin farkına vardım.Personally, I learned that I am capable of handling so much more than I ever dreamed possible.
Bir gün bir şeylerin farkına vardım.At some point something clicked.
Bir kaç yıl önce, inşaat endüstrisinin karanlık yüzünün farkına vardım.A few years ago, my eyes were opened to the dark side of the construction industry.
Ve bir anda çok basit iki şeyin farkına vardım.And so I suddenly realized two very simple things:
- - Böyle bir soru çözmediğimin farkına vardım.Akosh ?] sent me a problem where it actually wants you to find the equation of the tangent line.
Şimdi, ben pazar günü buraya vardımNow, I arrived here on Sunday, and the minute
O zaman farkına vardım ki, o hediyeleri bana gönderen babam değil, sekreteriydi.It was then that I realized it wasn't my Father sending those gifts, but his secretary.
Ama farkına vardım ki, dünya o kadar uzun sürmeyecek. Geçenlerde bir adam soruyordu,But I just found out the world ain't going to last that long, this guy was telling us the other day.
Karım da kısırdır. Ben ise ihtiyarlığın son sınırına vardım."How can I have a son, when my wife is barren, and I have reached the extreme old age."
Büyük Avrupa festivallerini görmüştüm ve gidilecek yolun bu olduğunun farkına vardım.I had experienced the large European festivals and realised it was the way to go.
İşte o zaman gerçekten gittiğinin farkına vardım.Only then did it sink in that he was really gone.
Farkına vardım ki ben aslında gazeteci olmaktan çok kendi öykülerimi yapmak istiyordum.I began to realise I was more interested in making up stories on my own, than in being a journalist.
Çalışmalarım sonucunda, Marksizmin ölüm saçan bir ideoloji olduğu sonucuna vardım.As a result of my studies, I have come to believe that Marxism is a murderous ideology.
Çok tehlikeli bir hata yapmış olduğumuz sonucuna vardım.Ich kam zu dem Schluss, dass wir einen verhängnisvollen Fehler gemacht hatten.
Ellerimde nasıl bir hazine tuttuğumun farkına çok geç vardım.Zu spät wurde ich gewahr, welchen Schatz ich in Händen gehabt hatte.
Devranın usul usul değiştiğinin farkına vardım.Sie sollten miterleben, wie sich die Machtverhältnisse umgedreht hatten.
Cevdet Bülbül) Vara Vara Vardım (Uzun Hava) (Anonim - Kaynak.Die Einkünfte aus Groß Alsleben erhält die Pröpstin (stellv.
Ben az önce buraya vardım.Je viens juste d'arriver ici.
Zamanında trene vardım.Je suis arrivé à temps pour mon train.
Ben az önce buraya vardım.Acabo de llegar aquí.
Ben yedide eve vardım.Llegué a casa a las siete.
Dün Tokyo'ya vardım.Llegué a Tokio ayer.
Londra'ya vardım.Llegué a Londres.
Dün vardım.Llegué ayer.
Oraya çok erken vardım.Llegué allí demasiado pronto.
İstasyona on dakika geç vardım.Llegué a la estación diez minutos tarde.
Gece Osaka istasyonuna vardım.Llegué a la estación de Osaka por la noche.
30 dakikada vardım.Llegué en 30 minutos.
Boston'a 2.30'da vardım.Llegué a Boston a las dos y media.
Oraya daha erkenden vardım.Я прибыл туда заблаговременно.
Devranın usul usul değiştiğinin farkına vardım.اعلم انهم اختلفوا في وجود الحركة.
Ben yedide eve vardım.Cheguei em casa às sete.
Şeyh’e ait olduğunu zannettiğim bu cüzleri heybeme koyarak yanına vardım.Dit leidde tot het hitje I Wanna Be With You.
Çok geç vardım.Ik ben te laat aangekomen.
Şimdi vardım. Valizimi bile henüz boşaltmadım.Tocmai am sosit. Nici măcar n-am desfăcut încă valizele.
Boston'a saat 2.30'da vardım.Έφτασα στη Βοστώνη στις 2:30.
Saat 2.30'da Boston'a vardım.Έφτασα στις 2:30 στη Βοστώνη.
Şeyh’e ait olduğunu zannettiğim bu cüzleri heybeme koyarak yanına vardım.Præsten, der havde kirken nærved, lod Sigurds lig føre dertil.
Cevdet Bülbül) Vara Vara Vardım (Uzun Hava) (Anonim - Kaynak.Žutorepi vunasti majmun (lat.
Okula zamanında vardım.Buvau mokykloje laiku.
Afganistan'a 1990'da vardım savaş gazileri için bir hastanede çalışmak üzere.1990-ben érkeztem Afganisztánba, hogy egy kórházban dolgozzak háborús sebesültekkel.
Afganistan'a 1990'da vardım savaş gazileri için bir hastanede çalışmak üzere.1990년에 전 아프가니스탄에 전쟁으로 인해 고통받는 사람들을 위해
Afganistan'a 1990'da vardım savaş gazileri için bir hastanede çalışmak üzere.1990年のことでした 病院で 戦傷者を救うためです
Afganistan'a 1990'da vardım savaş gazileri için bir hastanede çalışmak üzere.Am ajuns în Afganistan în 1990 ca să lucrez într-un spital pentru victimele războiului.
Afganistan'a 1990'da vardım savaş gazileri için bir hastanede çalışmak üzere.Arrivai in Afghanistan nel 1990 per lavorare in un ospedale per le vittime di guerra.
Afganistan'a 1990'da vardım savaş gazileri için bir hastanede çalışmak üzere.Cheguei ao Afeganistão em 1990, para trabalhar num hospital para vítimas de guerra.
Afganistan'a 1990'da vardım savaş gazileri için bir hastanede çalışmak üzere.Do Afganistanu som prišiel v roku 1990, aby som pracoval v nemocnici pre obete vojny.
Afganistan'a 1990'da vardım savaş gazileri için bir hastanede çalışmak üzere.Ich kam 1990 in Afghanistan an, um in einem Krankenhaus für Kriegsopfer zu arbeiten.
Afganistan'a 1990'da vardım savaş gazileri için bir hastanede çalışmak üzere.Ik arriveerde in 1990 in Afghanistan om te werken in een ziekenhuis voor oorlogsslachtoffers.
Afganistan'a 1990'da vardım savaş gazileri için bir hastanede çalışmak üzere.Je suis arrivé en Afghanistan en 1990 pour travailler dans un hôpital consacré aux victimes de guerre.
Afganistan'a 1990'da vardım savaş gazileri için bir hastanede çalışmak üzere.Llegué a Afganistán en 1990 para trabajar en un hospital con víctimas de la guerra.
Afganistan'a 1990'da vardım savaş gazileri için bir hastanede çalışmak üzere.Přijel jsem do Afghánistánu v roce 1990, abych pracoval v nemocnici pro oběti války.
Afganistan'a 1990'da vardım savaş gazileri için bir hastanede çalışmak üzere.Przybyłem do Afganistanu w 1990, aby pracować w szpitalu pomagając ofiarom wojny.
Afganistan'a 1990'da vardım savaş gazileri için bir hastanede çalışmak üzere.Έφτασα στο Αφγανιστάν το 1990 για να δουλέψω σε ένα νοσοκομείο για θύματα πολέμου.
Afganistan'a 1990'da vardım savaş gazileri için bir hastanede çalışmak üzere.Пристигнах в Афганистан през 1990 г. за да работя в болница за пострадали от войната.
Afganistan'a 1990'da vardım savaş gazileri için bir hastanede çalışmak üzere.Я приехал в Афганистан в 1990, работать в больнице, помогать жертвам войны.
Afganistan'a 1990'da vardım savaş gazileri için bir hastanede çalışmak üzere.שאיפשרו את קיומו של שינוי זה. הגעתי לאפגניסטן בשנת 1990.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod