Sonra farkına vardım ki, hayatımda sevdiğim birçok şey gibi buna da alıştım.Je me suis rendu compte, tout comme avec beaucoup de choses dans ma vie que j'aime vraiment, je m'y adapte.
Sonra farkına vardım ki, hayatımda sevdiğim birçok şey gibi buna da alıştım.제가 인생에서 정말 사랑하는 많은 것들과 함께, 전 그것들에 익숙해졌고,
Sonra farkına vardım ki, hayatımda sevdiğim birçok şey gibi buna da alıştım.Sayapun menyadari, seperti banyak hal dalam hidup ini yang sesungguhnya saya cintai, saya beradaptasi.
Sonra farkına vardım ki, hayatımda sevdiğim birçok şey gibi buna da alıştım.Sitten ymmärsin, että ihan kuten moniin asioihin elämässä, joita todella rakastan --- minä totun siihen.
Sonra farkına vardım ki, hayatımda sevdiğim birçok şey gibi buna da alıştım.Y me di cuenta de que, como en muchas cosas de mi vida que realmente amo, me acomodo a ellas.
Sonra farkına vardım ki, hayatımda sevdiğim birçok şey gibi buna da alıştım.Как я тут осознал, очень часто в моей жизни я привыкаю к тому, что я по-настоящему люблю.
Sonra farkına vardım ki, hayatımda sevdiğim birçok şey gibi buna da alıştım.Осъзнах, както и с много, много неща в живота ми, които всъщност обичам, се адаптирам към тях.
Sonra farkına vardım ki, hayatımda sevdiğim birçok şey gibi buna da alıştım.ואפילו יותר, בשביל כאלה שלא שמעתם עליהם. הבנתי, כמו עם הרבה דברים בחיי,
Sonra farkına vardım ki, hayatımda sevdiğim birçok şey gibi buna da alıştım.وأدركت أنني وبالنسبة للكثير الكثير من الأمور في حياتي التي أحبها بالفعل٬ أدركت أنني أتكيف معها.
Sonra farkına vardım ki, hayatımda sevdiğim birçok şey gibi buna da alıştım.興味のあることに対しては 私はとても順応すると気づきました でも時間が経つと飽きてきます
Sonunda sağlam bir içeriğe sahip olmadığımın farkına vardım. ve paketleme aşamasına geçmeye karar verdim.În final, am realizat că nu aveam un conținut pe care să mă bazez, așa că am decis să mă ocup de ambalaj.
Sonunda sağlam bir içeriğe sahip olmadığımın farkına vardım. ve paketleme aşamasına geçmeye karar verdim.결국 제가 알게 된 건 그림을 설명할 내용이 없다는 거였죠. 그래서 하나의 짜임새를 갖추고자 마음 먹었습니다.
Sonunda sağlam bir içeriğe sahip olmadığımın farkına vardım. ve paketleme aşamasına geçmeye karar verdim.Me di cuenta de que no contaba con ningún contenido, así que decidí dirigirme al envoltorio
Sonunda sağlam bir içeriğe sahip olmadığımın farkına vardım. ve paketleme aşamasına geçmeye karar verdim.Uiteindelijk realiseerde ik me dat ik geen echte inhoud had, en besloot me te richten op de verpakking.
Sonunda sağlam bir içeriğe sahip olmadığımın farkına vardım. ve paketleme aşamasına geçmeye karar verdim.В крайна сметка осъзнах, че нямам съдържание, на което мога да разчитам, и реших да се прехвърля на опаковки.
Sonunda sağlam bir içeriğe sahip olmadığımın farkına vardım. ve paketleme aşamasına geçmeye karar verdim.Наконец я понял, что у меня нет содержания, на которое можно было бы положиться, и я решил подумать о форме.
Sonunda sağlam bir içeriğe sahip olmadığımın farkına vardım. ve paketleme aşamasına geçmeye karar verdim.בסופו של דבר, הבנתי שאין לי באמת תוכן שאוכל להסתמך עליו אז החלטתי לעבור לאריזה. (צחוק)
Sonunda sağlam bir içeriğe sahip olmadığımın farkına vardım. ve paketleme aşamasına geçmeye karar verdim.لادرك في النهاية اني لا املك اي محتوي استطيع ان اعتمد عليه فقررت المضي قدما نحو التقديم والتغليف.
Sonunda sağlam bir içeriğe sahip olmadığımın farkına vardım. ve paketleme aşamasına geçmeye karar verdim.装丁を考えてみることにしました (笑) 結構 それでうまくいくことは多いので
Tepeye tam vardım derken, kaya tekrar aşağı doğru yuvarlanıyor ve Sisifos yeniden çıkarıyordu.A když byl téměř u konce, kámen se svalil, takže musel začít znova.
Tokyo'ya vardım.Am ajuns în Tokyo.
Tokyo'ya vardım.Arrivai a Tokyo.
Tokyo'ya vardım.Cheguei a Tóquio.
Tokyo'ya vardım.Đến Tokyo.
Tokyo'ya vardım.Ich kam in Tokyo an.
Tokyo'ya vardım.Ik kwam aan in Tokyo.
Tokyo'ya vardım.Je suis arrivé à Tokyo.
Tokyo'ya vardım.Llegué a Tokio.
Tokyo'ya vardım.Megérkeztem Tokióba.
Tokyo'ya vardım. Muhteşem.도쿄에 도착했습니다. 놀라웠죠.
Tokyo'ya vardım. Muhteşem.הגעתי לטוקיו, מדהים.
Tokyo'ya vardım. Muhteşem.وصلت إلى طوكيو. مدهشة.
Tokyo'ya vardım. Muhteşem.地球の反対側にいるのが不思議でした
Tokyo'ya vardım.Przyjechałem do Tokio.
Tokyo'ya vardım.Пристигнах в Токио.
Tokyo'ya vardım.Я прибыл в Токио.
Ve bende şu sonuca vardım, çünkü siz öbür soruyu sordunuz "Göremediğin diğer şey nedir?"A neboť jste se na to ptali, došel jsem k závěru, "Co jiného ještě nemůžeme vidět?"
Ve bende şu sonuca vardım, çünkü siz öbür soruyu sordunuz "Göremediğin diğer şey nedir?"En ik ben aan het eind gekomen want je hebt ook dit gevraagd, "Wat is er nog meer dat je niet kunt zien?"
Ve bende şu sonuca vardım, çünkü siz öbür soruyu sordunuz "Göremediğin diğer şey nedir?"És elértem a konklúzióhoz -- mert azt kérdezik, "Mi mást nem lát még?"
Ve bende şu sonuca vardım, çünkü siz öbür soruyu sordunuz "Göremediğin diğer şey nedir?"I na zakończenie - ponieważ zadaliście to pytanie: "Jaka jest następna rzecz, której nie widać?"
Ve bende şu sonuca vardım, çünkü siz öbür soruyu sordunuz "Göremediğin diğer şey nedir?"여러분들이 "볼 수 없는 것이 또 뭐가 있나요?"라고 물었기에 저는 이렇게 결론짓습니다.
Ve bende şu sonuca vardım, çünkü siz öbür soruyu sordunuz "Göremediğin diğer şey nedir?"Și am ajuns la concluzia finală pentru că ați pus această întrebare: "Ce altceva nu mai poți vedea?"
Ve bende şu sonuca vardım, çünkü siz öbür soruyu sordunuz "Göremediğin diğer şey nedir?"To nas pripelje do zaključka... ker ste vprašali: "Česa še ne moremo videti?"
Ve bende şu sonuca vardım, çünkü siz öbür soruyu sordunuz "Göremediğin diğer şey nedir?"Và tôi đã đi đến kết luận vì ta hay hỏi câu này. "Còn gì nữa mà chúng ta chưa thấy?"
Ve bende şu sonuca vardım, çünkü siz öbür soruyu sordunuz "Göremediğin diğer şey nedir?"Y he llegado a la conclusión porque han hecho esta otra pregunta: "¿Qué otra cosa no podemos ver?"
Ve bende şu sonuca vardım, çünkü siz öbür soruyu sordunuz "Göremediğin diğer şey nedir?"Κι έχω καταλήξει στο συμπέρασμα επειδή κάνατε και μια άλλη ερώτηση, "Τι είναι άλλο ένα πράγμα που δε βλέπετε;"
Ve bende şu sonuca vardım, çünkü siz öbür soruyu sordunuz "Göremediğin diğer şey nedir?"И стигнах до заключението, защото зададохте и друг въпрос: "Какво друго не се вижда?"
Ve bende şu sonuca vardım, çünkü siz öbür soruyu sordunuz "Göremediğin diğer şey nedir?"Ну, и в заключение. Вы уже задавались вопросом: "Чего же еще мы не видим?"
Ve bende şu sonuca vardım, çünkü siz öbür soruyu sordunuz "Göremediğin diğer şey nedir?"והגעתי למסקנה כי שאלתם "מה עוד אי אפשר לראות?"
Ve bende şu sonuca vardım, çünkü siz öbür soruyu sordunuz "Göremediğin diğer şey nedir?"ولقد وصلت إلى استنتاج لأنكم قد سألتم هذا السؤال الآخر , "ما هو الشيء الأخر الذي لا تستطيع أن تراه؟"
Ve bende şu sonuca vardım, çünkü siz öbür soruyu sordunuz "Göremediğin diğer şey nedir?"皆さんも知りたいでしょう 最後の見えないもの それは「要点」です
Ve bir anda çok basit iki şeyin farkına vardım.1つ目は「配偶者を亡くして受ける影響」は
Ve bir anda çok basit iki şeyin farkına vardım.Alors, j'ai soudain réalisé deux choses très simples.
Ve bir anda çok basit iki şeyin farkına vardım.Dan saya tiba-tiba menyadari dua hal yang sangat sederhana:
Ve bir anda çok basit iki şeyin farkına vardım.E così compresi immediatamente due cose molto semplici.
Ve bir anda çok basit iki şeyin farkına vardım.E, de repente, apercebi-me de duas coisas muito simples:
Ve bir anda çok basit iki şeyin farkına vardım.I nagle uświadomiłem sobie dwie proste rzeczy.
Ve bir anda çok basit iki şeyin farkına vardım.Két gyors felismerésre jutottam.
Ve bir anda çok basit iki şeyin farkına vardım.그 때 저는 갑자기 두가지 매우 간단한 것을 깨달았습니다.
Ve bir anda çok basit iki şeyin farkına vardım.Og jeg blev pludselig klar over to meget simple ting: