Öğretmenlikle geçen birçok yılın ardından, eğitimde asıl ihtiyaç duyduğumuz şeyle ilgili bir sonuca vardım.Sau vài năm đi dạy tiếp theo, tôi rút ra kết luận rằng những gì chúng ta cần trong lĩnh vực giáo dục
Öğretmenlikle geçen birçok yılın ardından, eğitimde asıl ihtiyaç duyduğumuz şeyle ilgili bir sonuca vardım.לאחר מספר שנים נוספות בהוראה, הגעתי למסקנה שמה שאנו צריכים בחינוך
Öğretmenlikle geçen birçok yılın ardından, eğitimde asıl ihtiyaç duyduğumuz şeyle ilgili bir sonuca vardım.بعد عدة سنوات من التعليم وصلت إلى نتيجةأن ما نحتاج إليه في التعليم
Öğretmenlikle geçen birçok yılın ardından, eğitimde asıl ihtiyaç duyduğumuz şeyle ilgili bir sonuca vardım.教多幾年書之後 我得出嘅結論係我哋嘅教育 需要更加了解學生
Öğretmenlikle geçen birçok yılın ardından, eğitimde asıl ihtiyaç duyduğumuz şeyle ilgili bir sonuca vardım.私は ある結論にたどり着きました 教育で必要なのは 動機付け 心理学の観点から
Önemli bir konuyu işlemeyi unuttuğumun farkına vardım.Bude důležité pro některé typy transformací, např. projekce, které budu vysvětlovat v následujícím videu.
Önemli bir konuyu işlemeyi unuttuğumun farkına vardım.I zdałem sobie sprawę, że zapomniałem omówić ważny temat.
Önemli bir konuyu işlemeyi unuttuğumun farkına vardım.그런데 한 가지 중요한 주제를 빠뜨린 것 같습니다
Onların, evsizleri gidecek bir yerleri olmayan psikolojik hastalar olarak gördüklerinin farkına vardım.Apercebi-me, ao olhar para os olhos deles, que quase todos eram doentes mentais que não tinham para onde ir.
Onların, evsizleri gidecek bir yerleri olmayan psikolojik hastalar olarak gördüklerinin farkına vardım.몇 주를 생활했었고, 노숙자들 대부분이 오갈데도 없고 정신적으로 치료를 요하는 환자라는 사실을 알게 되었습니다.
Onların, evsizleri gidecek bir yerleri olmayan psikolojik hastalar olarak gördüklerinin farkına vardım.הבנתי מהמבט בעיניהם שכמעט כולם מקרים פסיכיאטריים,
Onların, evsizleri gidecek bir yerleri olmayan psikolojik hastalar olarak gördüklerinin farkına vardım.معنية بالذين يعيشون بلا مأوى. وأدركت عند النظر إلى أعينهم أن أغلبهم مرضى نفسيين
Onların, evsizleri gidecek bir yerleri olmayan psikolojik hastalar olarak gördüklerinin farkına vardım.ほとんどのホームレスの人々は帰るところがない精神疾患の患者なのだと 気づきました 彼らは症状を抱えていました
O zaman farkına vardım ki, o hediyeleri bana gönderen babam değil, sekreteriydi.Aku sadar kalau bukan ayahkulah yang mengirimkan hadiah-hadiah itu, melainkan sekretarisnya.
O zaman farkına vardım ki, o hediyeleri bana gönderen babam değil, sekreteriydi.Egy távcsövet. Akkor jöttem rá, hogy nem az apám küldte azokat az ajándékokat, hanem a titkára.
O zaman farkına vardım ki, o hediyeleri bana gönderen babam değil, sekreteriydi.Fu allora che realizzai che non era mio padre a mandarmi i regali ma il suo segretario.
O zaman farkına vardım ki, o hediyeleri bana gönderen babam değil, sekreteriydi.J'ai réalisé que ce n'était pas mon père qui m'envoyait ces cadeaux mais son secrétaire.
O zaman farkına vardım ki, o hediyeleri bana gönderen babam değil, sekreteriydi.Mir wurde klar, dass nicht mein Vater diese Geschenke geschickt hat, sondern seine Sekretärin.
O zaman farkına vardım ki, o hediyeleri bana gönderen babam değil, sekreteriydi.Tajusin, ettei se ollut isäni joka lähetteli niitä lahjoja, vaan hänen sihteerinsä.
O zaman farkına vardım ki, o hediyeleri bana gönderen babam değil, sekreteriydi.Zorientowałem się, że to nie mój ojciec wysyłał mi prezenty, ale jego sekretarka.
O zaman farkına vardım ki, o hediyeleri bana gönderen babam değil, sekreteriydi.Τότε κατάλαβα πως δεν ήταν ο Πατέρας που έστελνε τα γράμματα,αλλά ο γραμματέας του.
O zaman farkına vardım ki, o hediyeleri bana gönderen babam değil, sekreteriydi.Тогда я понял что за место отца те подарки мне высылал его личный секретарь...
O zaman farkına vardım ki, o hediyeleri bana gönderen babam değil, sekreteriydi.عندها اكتشفت اني اتلقى الهدايا ليس من ابي بل من سكرتيرته
O zaman farkına vardım ki, o hediyeleri bana gönderen babam değil, sekreteriydi.俺の夢が何だか分かるか?
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Я неожиданно поняла, что мои ноги могут быть скульптурой.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Aquí es donde realmente me di cuenta -- que mis piernas podrían ser esculturas usables.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Atunci am realizat -- picioarele mele puteau fi sculpturi mobile.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.C'est ici que j'ai réalisé que mes jambes étaient des sculptures portables.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Da ist mir wirklich klar geworden - dass meine Beine tragbare Skulpturen sein können.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Det var her, det virkelig slog mig, at mine ben kunne være kunst man kan have på.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Foi aqui que percebi realmente que as minhas pernas podiam ser uma escultura de vestir.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Här slog det mig verkligen -- att mina ben kan vara bärbara skulpturer.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Hierdoor werd het me opeens duidelijk -- dat mijn benen kunstwerken kunnen zijn.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Inilah yang menyadarkan saya -- bahwa kaki saya adalah seni pahat yang bisa dipakai.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Itt csapott belém igazán a felismerés, hogy a lábaim hordható szobrok is lehetnek.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.저에게 진정 가슴에 와 닿았던 것은 제 의족은 입을수 있는 조각품이라는 것이었죠.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Nó thực sự có tác động lớn đến tôi-- rằng đôi chân của tôi có thể là một công trình điêu khắc.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Questo è il punto in cui mi sono resa conto che le mie gambe potevano essere sculture indossabili.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Tam jsem si to poprvé uvědomila - moje nohy se mohou stát "nositelnou" sochou.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Tässä se todella iski minuun -- jalkani voisivat olla puettavia veistoksia.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.To je bila res prava stvar zame -- moje noge so postale skulpture, ki sem jih lahko nosila.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Úplne ma to dorazilo -- že moje nohy by mohli byť sochami na nosenie.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Wtedy nareszcie to do mnie dotarło - moje nogi mogą być rzeźbą.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Αυτό μου 'δωσε πραγματικά να καταλάβω ότι τα πόδια μου θα μπορούσαν να είναι γλυπτά που φοριούνται.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Ето тогава наистина осъзнах, че краката ми могат да бъдат носими скулптори.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Ось що зачепило мене за живе - що мої ноги можуть бути скульптурою, яку можна одягати.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.זאת הנקודה שבאמת צילצלה לי הידיעה - שרגליי יכולים להיות פסלים לבישים.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.هنا فقط , شعرت بأني وصلت بأن رجلي ممكن أن تكون منحوتة تلبس
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.心から痛感した そのとき私は人間らしさの復元だけに美の理想を見出す視点から
Profesörlerimin tamamen yanlış olmadıklarının farkına vardım.Descobri que os meus professores não estavam completamente errados.
Profesörlerimin tamamen yanlış olmadıklarının farkına vardım.E alla fine mi sono reso conto che i miei insegnanti non avevano completamente torto.
Profesörlerimin tamamen yanlış olmadıklarının farkına vardım.Eigenlijk ontdekte ik dat mijn leraren deels gelijk hadden.
Profesörlerimin tamamen yanlış olmadıklarının farkına vardım.Et j'ai vraiment découvert que mes professeurs n'avaient pas complètement tort.
Profesörlerimin tamamen yanlış olmadıklarının farkına vardım.그런데 저는 저의 교수님들이 완전히 틀린 것은 아니라는 것을 알게 되었습니다.
Profesörlerimin tamamen yanlış olmadıklarının farkına vardım.Saya kemudian menemukan bahwa profesor-profesor saya tidak salah.
Profesörlerimin tamamen yanlış olmadıklarının farkına vardım.Şi am descoperit că profesorii meu nu greşeau întru totul.
Profesörlerimin tamamen yanlış olmadıklarının farkına vardım.Szczerze mówiąc, to odkryłem, że moi wykładowcy mieli trochę racji.
Profesörlerimin tamamen yanlış olmadıklarının farkına vardım.Und ich fand heraus, dass meine Professoren nicht ganz falsch lagen.
Profesörlerimin tamamen yanlış olmadıklarının farkına vardım.Và tôi thực sự tìm hiểu về điều các giáo sư của tôi đã không hoàn toàn sai.
Profesörlerimin tamamen yanlış olmadıklarının farkına vardım.Y realmente descubrí que mis profesores no estaban completamente equivocados.