Tom'un yardımına ihtiyacımız vardı.We needed Tom's help.
Tom'un senin yardımına ihtiyacı vardı.Tom needed your help.
Tom'un nedenleri vardı.Tom did have reasons.
Tom ve benim bir anlaşmam vardı.Tom and I had a deal.
Onların bir doktora ihtiyacı vardı.They needed a doctor.
Senin şansın vardı.You had your chance.
Yardımınıza ihtiyacımız vardı.We needed your help.
Tom'un biraz zamana ihtiyacı vardı.Tom needs some time.
Bizim nedenlerimiz vardı.We had our reasons.
Bir tartışmamız vardı.We had an argument.
Neye ihtiyacın vardı?What did you need?
Tom'un neye ihtiyacı vardı?What did Tom need?
Bir araya ihtiyacımız vardı.We needed a break.
Bizim bir şansımız vardı.We had one chance.
Tom'un bir sorunu vardı.Tom had a problem.
Bir seçeneğin vardı?You had a choice.
Bir şansın vardı.You had a chance.
Tom'un bir silahı vardı.Tom had a weapon.
Tom'un bir bıçağı vardı.Tom had a knife.
Tom'un bir planı vardı.Tom had a plan.
Tom'un bir birası vardı.Tom had a beer.
Bir planımız vardı.We had a plan.
Tom'un oğlu vardı.Tom had a son.
Tom'un düz ayakları vardı.Tom has flat feet.
Karanlık pencereden gelen bir ışık pırıltısı vardı.There was a glimmer of light from the dark window.
New York kentinin beş tane ilçesi vardır.New York City has five boroughs.
Onun bir göbeği vardır.He has a potbelly.
Esperanto alfabesinin 28 harfi vardır.The Esperanto alphabet has 28 letters.
Karbüratör sorun değildi. Yeni bir yakıt pompasına ihtiyacın vardı.The carburetor wasn't the problem. You needed a new fuel pump.
Tom'un sorunlarını tartışabileceği birine ihtiyacı vardı.Tom needed someone he could discuss his problems with.
Sorunla ilgilenmek için çeşitli yollar vardır.There are various ways to take care of the problem.
Beklendiği gibi, bazı sorunlar vardı.As anticipated, there have been some problems.
Belli ki, bir tür bir sorun vardı.Obviously, there was a problem of some sort.
Patronumun onunla ilgili büyük bir sorunu vardı.My boss would have a big problem with that.
Umulduğu gibi, bazı sorunlarımız vardı.As anticipated, we have had some problems.
Senin her zaman Tom'la sorunların vardı.You've always had problems with Tom.
Bir sorun vardı gibi geliyordu.It sounded like there was a problem.
Her sorunun bir çözümü vardır, değil mi?Every problem has a solution, right?
Tom'un ilgilenecek bazı sorunları vardı.Tom had some problems to deal with.
Tom'un Mary ile ilgili sorunları vardı.Tom had problems dealing with Mary.
Ofiste bir sorun vardı.There was a problem at the office.
Tom'un daha önce biraz sorunu vardı.Tom had a little problem earlier.
Tom'un daha önce küçük bir sorunu vardı.Tom had a little problem earlier.
Daha önce küçük bir sorunumuz vardı.We had a little problem earlier.
Patronumla sorunlarım vardı.I've had problems with my boss.
Daha önce küçük bir sorunum vardı.I had a little problem earlier.
Okulda bir sorun vardı.There was a problem at school.
Dün Tom'un bir sorunu vardı.Tom had a problem yesterday.
Tom'un onunla ilgili bir sorunu vardı.Tom had a problem with that.
Tom'un Mary ile ilgili bir sorunu vardı.Tom had a problem with Mary.
Sadece bir sorun vardı.There was only one problem.
Tom'un aynı sorunları vardı.Tom had the same problems.
Tom'un evde bir sorunu vardı.Tom had a problem at home.
Bende aynı sorunlar vardı.I had the same problems.
Tom'un uyuşturucu sorunu vardı.Tom had a drug problem.
Belki de Tom'un sorunları vardır.Maybe Tom has problems.
Herkesin sorunları vardır.Everyone has problems.
Bir peynir ve şarap resepsiyonu vardı.There was a cheese and wine reception.
Ben az önce istasyona vardım.Seni kütüphanede bekliyor olacağım.I just got to the station. I'll be waiting for you at the library.
Bir karenin dört köşesi vardır.A square has four corners.