Belki daha ucuz bir tane vardır.Maybe there's a cheaper one.
Onların yedi çocukları vardı.They had seven children.
Onların yedi çocuğu vardı.They had seven children.
Çiftçilerin çoğunun büyük aileleri vardı.Most of the farmers had large families.
Amerika bayrağında 50 yıldız vardır.There are 50 stars on the American flag.
Konferans salonunda yaklaşık üç yüz kişi vardı.There were almost three hundred people in the auditorium.
Ben eve vardığımda Tom ve Mary televizyon izliyordu.Tom and Mary were watching television when I got home.
Tom'un doğru şeyi yapmak için pek çok şansı vardı.Tom has had so many chances to do the right thing.
Tom'un hemen yapması gereken bazı çok önemli şeyler vardır.Tom has some very important things he needs to do right now.
Tom'un Mary'ye söylemek istediği o kadar çok şey vardı ki.Tom had so many things he wanted to say to Mary.
Burada daha önce seni arayan bir kadın vardı.There was a woman here earlier looking for you.
Yerde bazı çamurlu ayak izleri vardı.There were some muddy footprints on the floor.
Yerdeki adamın sırtında bir bıçağı vardı.The man on the floor had a knife in his back.
Tom'un aklında daha önemli şeyler vardı.Tom had more important things on his mind.
Seni son gördüğümde sakalın vardı.You had a beard the last time I saw you.
Tom'un sormak istediği bazı soruları vardı.Tom had some questions he wanted to ask.
Tom'un almak istediği başka şeyler vardı.Tom had other things he wanted to buy.
Tom'un alması gereken başka şeyler vardı.Tom had other things he needed to buy.
Tom'un yapmak istediği başka şeyler vardı.Tom had other things he wanted to do.
Tom'un yapması gereken başka şeyler vardı.Tom had other things he needed to do.
Tom ve Mary'nin güzel bir düğünü vardı.Tom and Mary had a beautiful wedding.
Duvarda bir otobüs tarifesi vardı.There was a bus schedule on the wall.
Burada hastanede sana ihtiyaç vardı.You're needed here in the hospital.
Tom çok zor bir çocukluğu vardı.Tom had a very difficult childhood.
Tom ve Mary'nin farklı düşünceleri vardı.Tom and Mary had different ideas.
Tom'un cebinde neyi vardı?What did Tom have in his pocket?
Tom ve Mary'nin birbirlerine ihtiyaçları vardı.Tom and Mary needed one another.
Tom ve Mary'nin yalnızca bir çocuğu vardı.Tom and Mary had only one child.
Tom'un, arabasıyla ilgili bir sorunu vardı.Tom had a problem with his car.
Tom'un elinde bir şey vardı.Tom had something in his hand.
Küçük bir araba sorunumuz vardı.We had a little car trouble.
Oraya neredeyse vaktinde vardık.We almost got there on time.
Tom'un kızmak için nedenleri vardı.Tom had reasons to be angry.
Herkesin nedenleri vardı.Everyone had their reasons.
Ne zaman farkına vardın?When did you realize that?
Ne zaman farkına vardınız?When did you realize that?
Aklında ne vardı?What did you have in mind?
Tom'un oda için bir anahtarı vardı.Tom had a key to the room.
Zarfta ne vardı?What was in the envelope?
Hepimizin karanlık sırları vardır.We all have dark secrets.
Tom sorunun farkına vardı.Tom realized the problem.
Tom'un aynı sorunu vardı.Tom had the same problem.
Tom'un elinde bir bıçak vardı.Tom had a knife in his hand.
Sabrın ödülleri vardır.Patience has its rewards.
Ne karara vardın?What have you concluded?
Bizim bir anlayışımız vardı.We had an understanding.
Onların birbirlerine ihtiyacı vardı.They needed one another.
Şansın vardı.You've had your chance.
Bizim sorunlarımız vardı.We've had our problems.
Biraz gizliliğe ihtiyacımız vardı.We needed some privacy.
Tom'un Mary'nin yardımına ihtiyacı vardı.Tom needed Mary's help.
Tom'un bazı soruları vardı.Tom had some questions.
Tom'un çok kötü bir günü vardı.Tom had a very bad day.
Tom'un iyi bir öğretmeni vardı.Tom had a good teacher.
Bir randevumuz vardı.We had an appointment.
Küçük bir partimiz vardı.We had a little party.
Bir anlaşmazlığımız vardı.We had a disagreement.
Tom'un iyi bir sebebi vardı.Tom had a good reason.
Onların paraya ihtiyacı vardı.They needed the money.
Onların daha çok zamana ihtiyacı vardı.They needed more time.