Ana içeriğe geç
Sözlük

vardı ile cümle

vardı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un söyleyecek birkaç şeyi daha vardı.Tom had a few more things to say.
Tom'un bir sürü parası vardı.Tom used to have a lot of money.
Tom'un yüzünde büyük bir gülümseme vardı.Tom had a big smile on his face.
Bir yanlış anlaşılma vardı.There's been a misunderstanding.
Tom'un yiyecek bir şeye ihtiyacı vardı.Tom needed something to eat.
Tom'un elinde bir içki vardı.Tom had a drink in his hand.
Tom'un kolunda bir çürük vardı.Tom had a bruise on his arm.
Eskiden bende de öyle bir tane vardı.I used to have one of those.
Tom'un verecek bir kararı vardı.Tom had a decision to make.
Tom'un aklında çok şey vardı.Tom had a lot on his mind.
Çitin boyanmaya ihtiyacı vardı.The fence needed painting.
Tom'un bir işi vardı.Tom used to have a job.
Bir patlama vardı.There was an explosion.
Yemek için çok şey vardı.There was a lot to eat.
Tom'un daha fazla paraya ihtiyacı vardı.Tom needed more money.
Tom'un iyi bir işe ihtiyacı vardı.Tom needed a good job.
Tom'un büyük mavi gözleri vardı.Tom had big blue eyes.
Benim bilme hakkım vardı.I had a right to know.
Tom'un biraz yiyeceğe ihtiyacı vardı.Tom needed some food.
Tom'un başka planları vardı.Tom had other plans.
Tom oraya ilk önce vardı.Tom got there first.
Bir görgü tanığı vardı.There was a witness.
Bir sorun vardı.There was a problem.
Tom'un iyi bir işi vardı.Tom had a good job.
Tom'un banyoya ihtiyacı vardı.Tom needed a bath.
Tom'un bir çocuğu vardı.Tom had one child.
Tom'un bir işe ihtiyacı vardı.Tom needed a job.
Tom'un bir tabancası vardı.Tom had a pistol.
Tom'un bir düşüncesi vardı.Tom had an idea.
Tom'un kanseri vardı.Tom had cancer.
Tom'un bir köpeği vardı.Tom had a dog.
Tom'un bir kedisi vardı.Tom had a cat.
Silahları vardı.They had guns.
Tom eve vardı.Tom got home.
Okul bahçesinde kaç tane kuş vardır?How many birds are there in the garden of the school?
Caddede çok araba vardı.There were a lot of cars on the street.
Caddede bir sürü araba vardı.There were many cars on the street.
Kapıda el yazısı bir not vardı.There was a handwritten note on the door.
Gözler ve kulaklar arasında dört parmaklık bir mesafe vardır.There is a distance of four fingers between the eyes and the ears.
Yüz tane versiyonu olsa bile tek bir din vardır.There is only one religion, though there are a hundred versions of it.
Onun çok ödülü vardı, özellikle bir Nobel Ödülü.She had many awards, notably a Nobel Prize.
2.30'da bir randevum vardı fakat trafikte sıkıştım ve oraya zamanında varamadım.I had an appointment at 2:30, but I got caught in traffic and couldn't get there in time.
Bıçağın üzerinde kan vardı.There was blood on the knife.
Dinlenmenin onun üzerinde harika bir etkisi vardı.Getting rest had a wonderful effect on him.
Biz biraz geç vardık.We've arrived a little late.
Birçok insan vardı.There were too many people.
Ön bahçede iki tane ve arka bahçede iki tane tavuk vardır.There are two chickens in the backyard and two in the front yard.
Doğu Almanya'da birçok nüdist plajı vardır.There are many nudist beaches in East Germany.
Fransa'nın İtalya'yla ortak bir sınırı vardır.France has a common border with Italy.
Elma sevmeyen bazı çocuklar da vardır.There are also some children who don't like apples.
Evimde sıkı bir sokağa çıkma yasağı vardı.I had a strict curfew at my house.
Başlangıçta Söz vardı ve Söz Tanrı'yla birlikteydi ve Söz Tanrı idi.In the beginning was the Word, and the Word was with God, and the Word was God.
Tanıdıklarım arasında birçok Japonca konuşan Amerikalı vardır.Among my acquaintances are many Japanese-speaking Americans.
Brüksel'li gönüllülerden biri hakkında şikayetlerimiz vardı.We had complaints about one of the volunteers from Brussels.
Danimarka'da bir tane hapishane vardır.Denmark has a prison.
30 dakikada vardım.I arrived within 30 minutes.
Ona bakan genç bir doktor vardı.There was a young doctor that looked after him.
Onların bir erkek çocuğu vardı.They had a boy.
Tom için büyük umutlarım vardı.I had great expectations for Tom.
Onların Meclis'te çoğunluğu vardı.They had the majority in Parliament.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod