İlgilenecek bir durumum vardı.I had a situation to take care of.
Geçen hafta sonu küçük bir akşam yemeği partim vardı.I had a small dinner party last weekend.
Savaşta ölen bir oğlum vardı.I had a son who died in the war.
Geçen haftasonu harika bir randevum vardı.I had an amazing date last weekend.
Saat 2.30'da buluşmam vardı ama trafiğe yakalandım ve oraya vaktinde varamadım.I had an appointment at 2:30, but I was caught in traffic and couldn't get there in time.
İlgilenmek için işim vardı.I had business to take care of.
Uğraşmam gereken sorunlarım vardı.I had issues I had to deal with.
Bir restoranda benim doğum günü partim vardı.I had my birthday party at a restaurant.
Bunun doğru seçim olup olmadığı konusunda şüphelerim vardı.I had my doubts about whether that was the right choice.
Senin hakkında şüphelerim vardı.I had my doubts about you.
Şüphelerim vardı.I had my doubts.
Aklımda başka şeyler vardı.I had other things on my mind.
İlgilenmek zorunda olduğum sorunlarım vardı.I had problems I had to deal with.
Acele etmeden alınan kararlarım vardı.I had second thoughts.
Tom'la ilgili bazı sorunlarım vardı.I had some problems dealing with Tom.
İlgilenecek bazı sorunlarım vardı.I had some problems to take care of.
Bazı sorunlarım vardı.I had some problems.
Toplantıdan önce yapacak bazı şeylerimiz vardı.I had some things to do before the meeting.
Yapacak bazı şeylerim vardı.I had some things to do.
İlgilenecek bazı şeylerim vardı.I had some things to take care of.
Yapmam gerekeni düşünmek için biraz zamanım vardı.I had some time to think about what I had to do.
Düşünmek için biraz zamanım vardı.I had some time to think.
Cevabı anlamada biraz sorunum vardı.I had some trouble figuring out the answer.
Yapmam gereken bir işim vardı.I had some work that I needed to do.
Bitirilmesi gereken bazı işlerim vardı.I had some work that needed to be finished.
Planlanmış bir şeyim vardı.I had something planned.
Yapılacak işlerim vardı bu yüzden kendimi yalnız hissetmek için zamanım olmadı.I had stuff to do so I didn't have time to feel lonely.
Yapacak şeylerim vardı.I had stuff to do.
Onu almak için şansım vardı ama almamaya karar verdim.I had the chance to buy that, but I decided not to.
Halletmek zorunda olduğum işlerim vardı.I had things I had to deal with.
Yapacak işlerim vardı, o yüzden hemen çıkamadım.I had things to do, so I couldn't leave right away.
Yapacak işlerim vardı.I had things to do.
Halledecek işlerim vardı.I had things to take care of.
Hakkında düşünecek işlerim vardı.I had things to think about.
İçmek için çok şeyim vardı ve zorlukla yürüyebiliyordum.I had too much to drink and I can barely walk.
Dün gece içecek çok şeyim vardı.I had too much to drink last night.
İçmek için çok fazla şeyim vardı.I had too much to drink.
Tom'u gitmemeye ikna etme sorunum vardı.I had trouble convincing Tom not to leave.
Tom'u gelmeye ikna etme sorunum vardı.I had trouble convincing Tom to come.
Tom'u yardım etmeye ikna etme sorunum vardı.I had trouble convincing Tom to help.
Onun bir köpeği vardı.He had a dog.
Mary ile bir öğle yemeği buluşmam vardı.I have a lunch date with Mary.
Aklımda size bunu sormak vardı.I've been meaning to ask you about that.
Aklımda bu kitabı okumak vardı.I've been meaning to read this book.
Aklımda sizinle konuşmak vardı.I've been meaning to speak with you.
Aynı neticeye vardım.I've come to the same conclusion.
Benzer duygularım vardı.I've had similar feelings.
Pratik yapacak zamanım vardı.I've had time to practice.
Umarım yeterli zamanımız vardır.I hope we have enough time.
Umarım sigortan vardır.I hope you have insurance.
Benim aynı sorunum vardı.I had the same problem.
Sadece öğretmeninle bir görüşmem vardı.I just had a talk with your teacher.
Özellikle zor bir kışımız vardı.We had an especially difficult winter.
Her köpeğin dört tane ayağı vardır.Every dog has four legs.
Birazcık teşviğe ihtiyacım vardı.I just needed a little encouragement.
Sadece bir dakikaya ihtiyacım vardı.I just needed a minute.
Sadece çalışmak için bir yere ihtiyacım vardı.I just needed a place to study.
Sadece yol tarifine ihtiyacım vardı.I just needed directions.
Sadece daha fazla yere ihtiyacım vardı.I just needed more room.
Sadece biraz havaya ihtiyacım vardı.I just needed some air.