Ana içeriğe geç
Sözlük

vardı ile cümle

vardı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Otel hizmetçisi olarak yarı zamanlı bir işim vardı, ama onu pek sevmiyordum.I had a part-time job as a hotel maid, but I didn't like it very much.
Otele vardığımda hava kararmıştı.It was dark when I reached the hotel.
Holde bir telefon vardır.There's a telephone in the hall.
Salonda büyük bir kalabalık vardı.There was a large crowd in the hall.
Salonda az sayıda seyirci vardı.There was a small audience in the hall.
Salonda çok fazla misafir vardı.There were plenty of guests in the hall.
Fred kapıya ulaşmaya çalıştı fakat yolda masa vardı.Fred tried to get to the door, but the table was in the way.
Fransa'nın Afrikada birçok kolonileri vardı.France used to have many colonies in Africa.
Frank'in kötü bir çocuk olarak bir ünü vardı fakat büyüdüğünde unuttu.Frank had a reputation as a bad boy but he lived it down as he grew up.
Sahanlıkta sadece bir kişi daha vardı.There was only one other person on the platform.
Platformda iyi bir çok kişi vardı.There were a good many people on the platform.
Şişenin dibinde kalmış biraz su vardı.There was a little water left in the bottom of the bottle.
Benim kötü bir mide ağrım vardı.I had a bad stomach-ache.
Sinekkuşlarının 340 türü vardır.There are 340 species of hummingbirds.
Ben durağa vardığımda otobüs zaten gitmişti.The bus had already left when I got to the bus stop.
Otobüs durağına vardığımda seni tekrar arayacağım.I'll call you back when I get to the bus stop.
Sadece her iki saatte bir otobüs vardır.There is only one bus every two hours.
Her on beş dakikada bir otobüs vardır.There is a bus every fifteen minutes.
Basketbolda uzun oyuncuların avantajı vardır.In basketball, tall players have an advantage.
Yolda bir otobüs vardı.There was a bus in the way.
Kovanın dibinde bir delik vardı.There's a hole in the bottom of the bucket.
Partiden arta kalan birçok yemek vardı.There was a lot of food left over from the party.
Partiye davet edilmiş konuklar arasında iki yabancı bayan vardı.Among the guests invited to the party were two foreign ladies.
Partide yalnızca altı kişi vardı.Only six people were present at the party.
Partide elliden fazla kız vardı.There were more than fifty girls at the party.
Partide 100'ün üzerinde kişi vardı.Over 100 people were present at the party.
New York'ta çok sayıda ticari firma vardır.There are many commercial firms in New York.
New York'ta çok sayıda yüksek binalar vardır.There are a lot of tall buildings in New York.
Niçin? Çünkü ailesinin paraya ihtiyacı vardı. Nedeni o.Why? Because his family needed the money, that's why.
Bıçak ve çatal kullanımı ile ilgili olarak bir kural vardır.There is a rule concerning the use of knives and forks.
Her kural için istisnalar vardır.There are exceptions to every rule.
Her işte bir hayır vardır.Every cloud has a silver lining.
Her gecenin bir sabahı vardır.Every cloud has a silver lining.
Her şeyin bir zamanı vardır.There is a time for everything.
Her şey için bir zaman vardır.There is a time for everything.
Tom istasyona geç vardı.Tom arrived late at the station.
Tom son olarak vardı.Tom arrived last.
Tom ve Bill birbirlerinden bağımsız olarak karara vardılar.Tom and Bill arrived at the conclusion independently of each other.
Her toplulukta bir yüz karası vardır.There's a black sheep in every flock.
Her ulusun kendi efsaneleri vardır.Every nation has its own myths.
Her patronun kedine ait favori çalışanı vardır.Every boss has his or her favorite employee.
Her çocuğun bir bisikleti vardır.Each boy has a bike.
Her kuralın bir istisnası vardır.There is an exception to every rule.
Her ailenin utanılacak bir sırrı vardır.Every family has a skeleton in the closet.
Her evin bir bahçesi vardı.Every house had a garden.
Bu sonuca nasıl vardın?How did you arrive at this conclusion?
Her yazar kasada uzun bir sıra vardır.There's a long line at every cash register.
Her gülün dikeni vardır.Every rose has its thorn.
Sonunda, Kaliforniya'ya vardık.At last, we reached California.
Nasıl böyle bir sonuca vardın?How did you arrive at such a conclusion?
Kökeni ne olursa olsun, Sevgililer Günü'nün uzun ve romantik bir öyküsü vardır.Whatever the origin is, Valentine's Day has had a long and romantic history.
Kapının üzerinde büyük bir altın yıldız vardı.There was a big gold star on the door.
Televizyonun onun için büyük bir cazibesi vardır.Television has a great appeal for him.
TV haberine göre, Hindistan'da bir uçak kazası vardı.According to TV news, there was a plane crash in India.
Sınav sonucu ile ilgili endişem vardı.I'm concerned about the result of the exam.
Masanın üstünde bir vazo vardır.There is a vase on the table.
Masanın üstünde bir kedi vardı.On the table there was a cat.
Masanın üzerinde asılı bir lamba vardı.There was a lamp hanging above the table.
Masanın üstünde dört parça peynir vardı.There were four pieces of cheese on the table.
Masanın üstünde kırık bir fincan vardı.There was a broken cup on the table.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod