Dilsel uyuşmazlık nedeniyle Quebec'e karşı önyargılar vardır.The prejudices against Québec exist due to its linguistic intransigence.
Duvarda büyük bir delik vardır.There is a large hole in the wall.
Musa'nın gemisinde her türden kaç tane hayvan vardı?How many animals of each species were there on Moses' ark?
Bugünün filmlerinde çok fazla seks ve şiddet vardır.There's too much sex and violence in today's movies.
Latince fiil'in altı tane mastarı vardır.The Latin verb has six infinitives.
Burada çiçekler vardı.There were flowers here.
Teyzemin üç çocuğu vardı.My aunt had three kids.
Onun için küçük bir beklentim vardı.I had little expectation for him.
İki gün için yeterli su vardı.There was enough water for two days.
Tavşanların uzun kulakları ve kısa kuyrukları vardır.Rabbits have long ears and short tails.
Amerika'da yaşayan birçok farklı ırklarda insanlar vardır.There are people of many different races living in America.
Uçak Itami havaalanına zamanında vardı.The plane arrived at Itami Airport on time.
Uyandığımda odamda bir hırsız vardı.When I woke up, there was a burglar in my room.
Onlarla konuşmadıkça nadiren konuşan insanlar vardır.There are people who seldom speak unless they're spoken to.
Fırtınadan dolayı geç vardılar.They arrived late because of the storm.
Evde bir sürü yiyecek vardı.There was a lot of food in the house.
Tom'un kumar borçları vardır.Tom has gambling debts.
Bir zamanlar fakir bir adam ve zengin bir kadın vardı.There were once upon a time a poor man and a rich woman.
Bir zamanlar yoksul bir adam ve zengin bir kadın vardı.There were once a poor man and a rich woman.
Onun güzellik avantajı vardır.She has the advantage of beauty.
Evin etrafında yapılması gereken bazı işler her zaman vardır.There are always some chores to be done around the house.
Öğretmenine çok saygısı vardır.She has a lot of respect for her teacher.
Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır.One cup of coffee commits one to forty years of friendship.
Hepimizin iyi ve kötü günleri vardır.We all have our ups and downs.
Dün gece hâlâ yerde kar vardı, ama bu sabah hepsi eridi.Last night there was still snow on the ground, but this morning it's all melted.
Bay Brown'un dört çocuğu vardır.Mr. Brown has four children.
Kötü bir karın ağrım vardı.I had a bad stomachache.
Biz sonunda göle vardık.We finally got to the lake.
Sonunda göle vardık.We finally arrived at the lake.
Bu yaz çok fazla yağmur vardı.We have had a lot of rain this summer.
Bu yaz çok yağmur vardı.There's been a lot of rain this summer.
Bir artık yılda kaç gün vardır?How many days are there in a leap year?
Bir artık yılın üç yüz altmış altı yılı vardır.A leap year has three hundred and sixty-six days.
Bay Takakura'dan bir çağrınız vardı.You had a phone call from Mr. Takakura.
Vardığımız gün bir tatildi.The day we arrived was a holiday.
Buralarda bir otel vardı.There used to be a hotel around here.
Bir şeyin doğru olmadığına dair bir önsezim vardı.I had a premonition that something wasn't right.
Bir zamanlar onun bir sürü arazisi vardı.He once had a lot of land.
O proje ile ilgili yapacak çok işi vardı.He had a lot to do with that project.
Güneş sisteminde dört gaz devi vardır: Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün.The Solar System has four gas giants: Jupiter, Saturn, Uranus, and Neptune.
Eve vardıktan sonra bu öğleden sonra çalışmayı planlıyorum.I plan to study this afternoon after I get home.
Onun ebeveynleri boşandığı için kızın babasıyla küçük bir teması vardı.Because her parents got divorced, the girl had little contact with her father.
Kuşların kanatları vardır.Birds have wings.
Tom'un üç başarısız evliliği vardı.Tom had three failed marriages.
Hafif bir baş ağrım vardı bu yüzden erken yatmaya gittim.I had a slight headache, so I went to bed early.
Bay Smith'in mühendis olan üç oğlu vardı.Mr. Smith had three sons who became engineers.
Herkes için müzik vardır.There's music for everyone.
Tom ve Mary arasında çok gerginlik vardı.There was a lot of tension between Tom and Mary.
Korkunun bir adı vardır.Horror has a name.
Gemide 48 tane denizci vardır.Forty-eight sailors are on the ship.
Bir kedinin yedi canı vardır.A cat has seven lives.
Irmağın kenarında terkedilmiş bir araba vardı.There was an abandoned car by the river.
Tom'un kötü bir mizah duygusu vardır.Tom has a wicked sense of humor.
Almanlar ve Keltler'in pantolonları vardı ama Romalıların yoktu.The Germans and Celts had pants, but the Romans didn't have those.
Oraya zamanında vardın mı?Did you get there on time?
Evimin arka tarafında eskiden bir kiraz ağacı vardı.There used to be a big cherry tree behind my house.
Çiftin bir oğlu vardı.The couple had a son.
Onun kafasında tuhaf bir şey vardı.She had something weird on her head.
Onun biri uzun ve diğeri biri kısa iki tane kurşunkalemi vardır.He has two pencils. One is long and the other one is short.
Jüri bir karara vardı.The jury has reached a verdict.