Geniş bant hızında ve kalitesinde ülkeden ülkeye büyük farklılıklar vardır.There are big differences in broadband speed and quality from country to country.
Türkiye'de zorunlu askerlik vardır.Compulsory military service exists in Turkey.
Azot döngüsünde çeşitli düzensizlikler vardır.There are several irregularities in the nitrogen cycle.
Tom'un makul bir maaşı vardır.Tom has a decent salary.
Onun iyi bir görme gücü vardır.He has a good eye sight.
En sevdiği hobi için vakti vardı.She had time for her favorite hobby.
Korkunç bir mide ağrım vardı.I had a terrible stomachache.
Tom'un daha sonra ne yapacağına karar verme sorunu vardı.Tom had trouble deciding what to do next.
Amerikan bayrağının elli tane yıldızı vardır.The American flag has fifty stars.
Limana vardığımızda rüzgar yatıştı.When we arrived at the port, the wind subsided.
Tom'un biraz taze yiyeceklere ihtiyacı vardı.Tom needed some fresh supplies.
Tom'un müzikte iyi zevkleri vardır.Tom has good tastes in music.
Kütüphanede her zaman birçok insan vardır.There are always many people in the library.
Benim üniversitemin bir yurdu vardır.My university has a dormitory.
O, eve vardığında bitkindi.He was exhausted when he got home.
Herkesin güvenli bir şekilde vardığını umuyorum.I hope everyone has arrived safely.
Bir dulun üç kızı vardı.A widow had three daughters.
Orada Jose ve Josbi adında iki İspanyol itfaiyeci vardı.There were two Spanish firemen, called José and Josbí.
Bütün büyük başarıların kökeninde bir kadın vardır.There is a woman at the origin of all great achievements.
Muz standında her zaman para vardır.There's always money in the banana stand.
Parlak bir düşüncem vardı.I had a brilliant idea.
Parlak bir fikrim vardı.I've had a brilliant idea.
Öğleden sonra onun hep zamanı vardır.She always has time in the afternoon.
Çiftlikte hayvanlar vardı.There were animals in the farm.
Tom'un sorunu düşünmek için çok zamanı vardı.Tom had a lot of time to think about the problem.
Tom'un acelesi vardı.Tom was in a hurry.
Ekstra bir sorun vardı: araba onun değildi.There was an extra problem: the car wasn't his.
Bir sözlükte yaklaşık iki milyon kelime vardır.There are approximately 2 million words in the dictionary.
Dün gece mahallede büyük bir yangın vardı.Last night there was a big fire in the neighbourhood.
Onun yere tükürme alışkanlığı vardır.He has the habit of spitting on the ground.
Orada bir köprü vardı.There was a bridge there.
Birkaç giriş için, direk telefon numaraları vardır.For several entries, there are direct phone numbers.
Dünyada 4000'in üzerinde dil vardır.In the world, there are over 4000 languages.
Bir kedinin iki kulağı vardır.A cat has two ears.
Tom ve Mary'nin birlikte izlediği filmin mutlu bir sonu vardı.The movie that Tom and Mary watched together had a happy ending.
Tom ve Mary'nin ellerinde oldukça çok fazla boş zamanı vardı.Tom and Mary had way too much free time on their hands.
Birçok mezheplerin yeni üyeler için inisiyasyon ritüelleri vardır.Many sects have initiation rituals for new members.
Birçok tarikatın yeni üyeler için başlangıç ayinleri vardır.Many sects have initiation rituals for new members.
Hangisinin daha büyük beyni vardır, bir fil mi yoksa bir insan mı?Which has the biggest brain, an elephant or a person?
Yatakta 3 vardı!There were 3 in the bed!
Aslında, internetin sayısız, çeşitli kullanım alanları vardır.In fact, there are countless, varied uses for the Internet.
Bir teori ve bir düşünce arasında büyük bir farklılık vardır.There's a great difference between a theory and an idea.
Çoğu genç insanın cep telefonu vardır.Most young people have mobile phones.
Kamyon sürücüsü "Bu en kısa yoldur" sonucuna vardı."This is the shortest way," the truck driver concluded.
Kyoto'da birçok ünlü eski bina vardır.There are a lot of famous old buildings in Kyoto.
Plütonyumun metalik bir tadı vardır.Plutonium has a metallic taste.
Japonya'da Kyoto ve Nara gibi güzel şehirler vardır.In Japan there are beautiful cities, for example Kyoto and Nara.
Her zaman savaş vardı ve her zaman olacaktır.There has always been war and there always will be.
Partide birçok lezzetli atıştırmalıklar vardı.There were many delicious snacks at the party.
Maribor'da oldukça eski bir asma vardır.There is a quite old vine at Maribor.
Japon bahçelerinin genellikle göletleri vardır.Japanese gardens usually have ponds.
Çok kan vardı.There was plenty of blood.
Onun sözlerinin daha derin bir anlamı vardır.Her words have a deeper meaning.
Dünyada size böyle özgürlükler veren çok az yer vardır.There are few places in the world that give you such freedoms.
Bir loşim vardı.I had a lochia.
Toplamda yaklaşık on ila yirmi öğrenci vardır.There are about ten to twenty students in total.
Buna benzer çok az şey vardır.There are so few things like this.
Kesinlikle ondan öğrenebileceğin çok ilginç şeyler vardır.There are certainly many interesting things you can learn from him.
Otobüs ayrıldıktan hemen sonra otobüs durağına vardım.I got to the bus stop just after the bus had left.
Timsahların keskin dişleri vardır.Crocodiles have sharp teeth.