Ana içeriğe geç
Sözlük

vardı ile cümle

vardı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom'un durumu çözmede sorunu vardı.Tom had trouble resolving the situation.
Tom'un Mary'ye göstermek istediği bir şey vardı.Tom had something he wanted to show Mary.
Tom'un aklında başka bir şey vardı.Tom had something else in mind.
Tom'un bazı çok olağandışı deneyimleri vardı.Tom had some very unusual experiences.
Tom'un bazı gerçekten acı anıları vardı.Tom had some really painful memories.
Tom'un Mary ile ilgili bazı sorunları vardı.Tom had some problems dealing with Mary.
Tom'un Mary'ye ait teleobjektifle çekilmiş birkaç fotoğrafı vardı.Tom had several photos of Mary taken with a telephoto lens.
Tom'un Mary'ye ait duvarında asılı birkaç fotoğrafı vardı.Tom had several photos of Mary hanging on his wall.
Tom'un özür dilemek için çok fırsatı vardı, ama bunu yapmadı.Tom had plenty of chances to apologize, but he didn't.
Tom'un işleri hatasız yapmak için tek şansı vardı.Tom had only one chance to get things right.
Tom'un akşam yemeği için kuzu pirzola, patates ve mantar çorbası vardı.Tom had lamb chops, potatoes and mushroom soup for dinner.
Tom'un kızgın olmak için iyi bir nedeni vardı.Tom had good reason to be angry.
Tom'un bir mide rahatsızlığı vardı.Tom had an upset stomach.
Tom'un kar payı vardı.Tom had a share in the profits.
Tom'un yüzünde korkmuş bir görünüm vardı.Tom had a scared look on his face.
Tom'un patronu ile bir anlaşmazlığı vardı.Tom had a run-in with his boss.
Tom'un mide çukurunda kusacak gibi bir his vardı.Tom had a queasy feeling in the pit of his stomach.
Tom'un okulda bir sürü sorunları vardı.Tom had a lot of problems at the school.
Tom'un bu sabah bir iş görüşmesi vardı.Tom had a job interview this morning.
Tom'un Mary'nin başka biriyle görüştüğüne dair bir önsezisi vardı.Tom had a hunch that Mary was seeing someone else.
Tom'un Mary'nin yalan söylediğine dair bir önsezisi vardı.Tom had a hunch that Mary was lying.
Tom'un Mary'nin çizgi roman okuyarak günü geçirdiğine dair bir önsezisi vardı.Tom had a hunch that Mary had spent the day reading comic books.
Tom'un kolunda bir kalp dövmesi vardı.Tom had a heart tattooed on his arm.
Tom'un gitmemek için iyi bir nedeni vardı.Tom had a good reason for not going.
Tom'un Mary adında bir kız arkadaşı vardı.Tom had a girlfriend named Mary.
Tom'un Mary ile dün gece bir randevusu vardı.Tom had a date with Mary last night.
Tom'un Mary ile büyük bir mücadelesi vardı.Tom had a big fight with Mary.
Tom tam zamanında havaalanına vardı.Tom got to the airport just in the nick of time.
Tom tam zamanında oraya vardı.Tom got there just in the nick of time.
Tom'un kesinlikle en büyük oğluyla ilgili sorunları vardı.Tom definitely had problems with his oldest son.
Tom Fransa'ya ilk vardığında bir kelime Fransızca konuşamadı.Tom couldn't speak a word of French when he first arrived in France.
Tom'un kesinlikle çocukları ikna etme kabiliyeti vardır.Tom certainly has a way with children.
Tom'un kesinlikle söyleyecek bir şeyi vardı.Tom certainly had something to say.
Tom'un kesinlikle anlatacak ilginç bir hikayesi vardı.Tom certainly had an interesting story to tell.
Tom'un kesinlikle onun hakkında düşünecek çok zamanı vardı.Tom certainly had a lot of time to think about it.
Tom ne yaparsa yapsın, Mary'nin ondan hoşlanmayacağı sonucuna vardı.Tom came to the conclusion that no matter what he did, Mary wouldn't like it.
Tom tam zamanında vardı.Tom arrived just in the nick of time.
Tom eve sırılsıklam ıslak vardı.Tom arrived home soaking wet.
Tom yarım saat erken vardı.Tom arrived half an hour early.
Tom tam doğru zamanda vardı.Tom arrived at just the right time.
Tom ve Mary'nin her ikisini de yeni bisikletleri vardı.Tom and Mary both had new bicycles.
Tom eve vardığında, zaten hava kararmıştı.It was already dark when Tom got home.
Yapmayı asla denememen gereken bazı şeyler vardır.There are some things that you should never try doing.
Doktor tam zamanında vardı.The doctor arrived in the nick of time.
Tabakta bir parça piliç, bir patates ve biraz yeşil bezelye vardı.On the plate was a piece of chicken, a potato and some green peas.
İki parça kek vardı.There were two pieces of cake.
Evvelki gün Osaka'ya vardık.We arrived in Osaka the day before yesterday.
Biz geceden önce kente vardık.We arrived at the city before night.
Partide sadece altı kişi vardı.There were only six people at the party.
New York'ta birçok Japon restoranı vardır.In New York there are a lot of Japanese restaurants.
Erkekler ve kadınların birbirlerine ihtiyaçları vardır.Men and women need each other.
Orada kaç tane kurban vardı?How many victims were there?
Ben çok erken vardım.I arrived too early.
Kalbimde senin için her zaman bir yer vardı.There was always a place for you in my heart.
Sahilde bir sürü insan vardı.There were a lot of people on the beach.
Beşinci Cadde ve Harvey Caddesinin köşesindeki şarküteride çok et vardır.There are a myriad of meats at the deli on the corner of Fifth and Harvey Street.
Tektanrıcılar için, sadece tek bir Tanrı vardır.For monotheists, there only exists one God.
Monoteistler için, sadece tek bir Tanrı vardır.For monotheists, there only exists one God.
Monoteistler için, yalnızca tek bir tanrı vardır.For monotheists, there only exists one God.
Masanın üzerinde uyuyan bir İran kedisi vardı.There was a Persian cat sleeping on the table.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
vardı ile cümle - Sayfa 30 - vardı kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App