Ana içeriğe geç
Sözlük

vardı ile cümle

vardı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bir kalamarın on bacağı vardır.A squid has ten legs.
Birçok çeşit kahve vardır.There are many kinds of coffee.
Birçok tür kahve vardır.There are many kinds of coffee.
Çeşitli türlerde kahve vardır.There are various kinds of coffee.
Elektrik prizine reçel döktüm ve bir kısa devre vardı.I spilled jam on the electric outlet and there was a short circuit.
Elektrik prizinde sıkışıklık vardı.There was jam in the electric outlet.
Her öğrencinin kendi bilgisayarı vardır.Each student has their own computer.
Çocukların çok uykuya ihtiyaçları vardır.Children need a lot of sleep.
"Biriyle" ve "birine" konuşmak arasında önemli bir fark vardır.There's an important difference between talking "with" someone and talking "to" them.
Caddelerde boş boş dolanan yüzlerce insan vardı.There were hundreds of people milling about in the streets.
Her eylem için eşit ve karşıt bir tepki vardır.For every action there is an equal and opposite reaction.
Onlar arasında çarpıcı bir benzerlik vardı.There was a striking resemblance between them.
Yüzümde güvensizlik ifadesi vardı.I had an expression of disbelief on my face.
Çin'e ne zaman vardın?When did you arrive in China?
Şehir yaşamının hem avantajları hem de dezavantajları vardır.There are both advantages and disadvantages to city living.
Sadece ona ihtiyacım vardı.I needed just that.
Her başarılı yazarın ret mektuplarıyla dolu bir çekmecesi vardır.Every successful writer has a drawer full of rejection letters.
Mary'nin postu kar gibi beyaz olan küçük bir kuzusu vardı.Mary had a little lamb whose fleece was white as snow.
Üniversite derecem vardı.I've got a university degree.
Tom'un modern resim için estetik duygusu vardır.Tom has an aesthetic sense for modern painting.
Ordunun çok silahı vardı.The army had plenty of weapons.
Kent yaşamının avantajları ve dezavantajları vardır.City life has advantages and disadvantages.
CO₂'nin sözde sera etkisi ile ilgisi vardır.CO₂ has a lot to do with the so-called greenhouse effect.
Yunanistan'da bir sürü ada vardır.There are many islands in Greece.
Yunanistan'da çok sayıda ada vardır.There are many islands in Greece.
Polyphemus'un, Neptün'ün oğlu, alnında bir gözü vardı.Polyphemus, the son of Neptune, had one eye in his forehead.
Kentindeki caddelerde ne çiçek ne de ağaçlar vardı.There were neither flowers nor trees in the streets of his city.
Onun şehrinin sokaklarında ne çiçekler nede ağaçlar vardı.There were neither flowers nor trees in the streets of his city.
Günaha karşı birkaç iyi koruma vardır ama en emini korkaklıktır.There are several good protections against temptation, but the surest is cowardice.
Her şey için görgü kuralı vardır, hatta bir seks partisinin bile.There's proper etiquette for everything, even an orgy.
Çoğu kalelerin onları çevreleyen bir hendeği vardır.Most castles have a moat surrounding them.
Parkta siyah saçlı, güzel bir kadın vardı.There was a beautiful woman with black hair in the park.
Her yasanın istisnası vardır.Every law has its exception.
Tom'un ilacı kötü amaçla kullanma sorunu vardır.Tom has a problem with drug abuse.
Onların anarşiyi kontrol etmek için yeni bir hükümete ihtiyaçları vardı.They needed a new government to control the anarchy.
9 Temmuzda Yeni Delhi'ye vardılar.They arrived in New Delhi on July 9th.
Tom otele vardı.Tom arrived at the hotel.
Atomlar her şeyin içinde vardır.Atoms are in everything.
Çok sayıda güzellik örnekleri vardır.There are many examples of beauty.
Amerika ve Meksika arasında bir sınır vardır.There is a border between America and Mexico.
Okyanusun dibinde kum vardır.There is sand at the bottom of the ocean.
Dün sakin bir rüzgar vardı.There was a calm wind yesterday.
Tom'un annesinin ve kız kardeşinin göğüs kanseri vardı.Tom's mother and sister had breast cancer.
2009 yılında mali bir kriz vardı.There was a financial crisis in 2009.
İlaç kültürünün kendi kuralları vardır.The drug culture has its own rules.
Bilgisayarda hasar vardı.There was damage to the computer.
Boruda hasar vardı.There was damage to the pipe.
Büyük bir fırtına sırasında büyük bir tehlike vardır.There's a lot of danger during a big storm.
Mary'nin güzel koyu saçı vardır.Mary has beautiful dark hair.
Her işte bir ölçüde stres vardır.There's a degree of stress in every job.
Yasa tasarımız hakkında bir anlaşmazlık vardı.There was a dispute about our bill.
Aktörün yönetici ile bir anlaşmazlığı vardı.The actor had a dispute with his director.
Haiti'de büyük bir deprem vardı.In Haiti, there was a large earthquake.
Mary'nin bir düzine yumurtaya ihtiyacı vardır.Mary needs a dozen eggs.
Yolda bir acil durum vardı.There was an emergency on the road.
Sıradışı ilişkileri vardı.They had an extraordinary relationship.
İşsizlik hakkında bir şey yapılması gerektiğine dair genel bir kanı vardır.There's a general sense that something should be done about unemployment.
Oprah Winfrey'in kendi fanatikleri üzerinde büyük bir etkisi vardır.Oprah Winfrey has great influence over her fans.
Bir haftadan daha fazla bir süredir şiddetli yağışlar vardı.They've had heavy rains for over a week.
Her küçük çocuğun bir kahramana ihtiyacı vardır.Every little boy needs a hero.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod