Ana içeriğe geç
Sözlük

var ile cümle

var kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Baş ağrısını hafifletecek bir şeyin var mı?Do you have anything to relieve a headache?
Yemek için istediğin başka bir şey var mı?Is there anything else you would like to eat?
Yemek istediğiniz başka bir şey var mı?Is there anything else you would like to eat?
Hiç yeni haber var mı?Is there any fresh news?
Yiyecek bir şeyin var mı?Do you have anything to eat?
Yememem gereken bir şey var mı?Is there anything that I should not eat?
Yazmak için bir şeyin var mı?Do you have something to write with?
Yazmak için bir şeye ihtiyacım var.I need something to write with.
Sorunuz var mı?Do you have any questions?
Senin için yapacağım bir şey var mı?Is there anything I can do for you?
Söyleyecek bir şeyin varsa hemen söyle ya da sesini kes.If you have something to say, say it now or pipe down.
Bir planın var mı?Do you have a plan?
Herhangi bir şüpheniz varsa, ona sorun.Ask him if you have any doubt.
Neler olduğuna dair detaylı bir açıklamaya ihtiyacımız var.We need a detailed description of what happened.
Bana indirim bileti var mı?Are there any discount tickets for me?
Bagajınız var mı?Have you got any baggage?
Bir fikriniz var mı?Do you have an opinion?
Neyiniz var?What is the matter with you?
Hiç iyi haberin var mı?Do you have any good news?
Soracak başka sorunuz var mı?Do you have any further questions to ask?
Yapmamı istediğin başka bir şey var mı?Is there anything else you want me to do?
Hiç evcil hayvanın var mı?Do you have any pets?
Evcil hayvanınız var mı?Do you have any pets?
Korkarım ki korkunç bir haber var.I'm afraid there's been some awful news.
Söyleyecek başka bir şeyin var mı?Do you have anything further to say?
Senin için yapabileceğim bir şey varsa, benimle temasa geçtiğinizden emin olun.Be sure to get in touch with me, if there is anything I can do for you.
Atıştırabileceğim bir şeyimiz var mı?Do we have anything I can snack on?
İyi bir tavsiyeye ihtiyacım var.I need some good advice.
Yapabileceğin bir şey var mı?Is there anything you can do?
Sizin için yapabileceğim bir şey var mı?Is there anything that I can do for you?
Ne olduğuna dair biraz fikrim var.I have some idea of what happened.
Yeni bir şey var mı?Anything new?
Yalancı miyobum var.I have false nearsightedness.
Fosil yakıtlar sonsuza kadar var olmayacak.Fossil fuels won't be available forever.
Burada ishal için biraz ilaç var.Here's some medicine for diarrhea.
Umarım bazı müzik kulüpleri var.I hope there are some music clubs.
İyi bir müzik zevkin var.You have good taste in music.
Güçlü bir ters vuruşum var.I have a strong backhand.
Kolumda bir kart var.I have a card up my sleeve.
Tombul parmaklarım var, bu nedenle küçük bir klavye kullanamam.I have chubby fingers, so I can't use a small keyboard.
Çatı katında geniş bir oda var.There's ample room in the attic.
Okinawa'nın bütün yıl boyunca güzel iklimi vardır.Okinawa has a fine climate all year round.
Bir sarı gül var.There is a yellow rose.
Kralların ve kraliçelerin dünyada hüküm sürdüğü bir zaman vardı.There was a time when kings and queens reigned over the world.
Kralların uzun kolları vardır.Kings have long arms.
İlk yardıma ihtiyacım var.I need first aid.
İlk yardım bilen biri var mı?Is there anybody who knows first aid?
Kaç düzine kurşun kalemin var?How many dozen pencils do you have?
Bir kaleme ihtiyacım var. Sizinkilerden birini kullanabilir miyim?I need a pencil. Can I use one of yours?
Uzakta hareket eden bir şey vardı.There was something moving in the distance.
Konserde çok seyirci vardı.There was a large audience at the concert.
Konuşmaya hazırlanmak için çok az zamanım vardı.I had little time to prepare the speech.
Ben bir oyun görmek istiyorum. Herhangi bir bilgin var mı?I'd like to see a play. Do you have any information?
Bana yardım edecek birine ihtiyacım var.I need somebody to help me.
Yen'i dolarla değiştirebileceğim bir banka var mı?Is there a bank where I can exchange yen for dollars?
İstasyonun önünde bir banka vardır.There is a bank in front of the station.
İstasyonun önünde büyük bir park yeri vardır.There is a large parking lot in front of the station.
İstasyona kadar uzun bir yol var.It's a long way to the station.
İstasyona vardığında, trenini gitmiş buldu.Arriving at the station, he found his train gone.
İstasyona vardığımda, ben amcamı ofisinde görmeye gittim.On arriving at the station, I went to see my uncle at his office.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod