Bildirecek bir şeyiniz var mı?Do you have anything to declare?
Kaç tane çantan var?How many bags do you have?
Nakliyatın gecikme ihtimaline karşı özel gecikme sigortamız var.In case the shipment is delayed, we have special delay insurance.
Vazoda kaç çiçek var?How many flowers are there in the vase?
Vazoda birkaç güzel gül var.There are some beautiful roses in the vase.
Bahçedeki güllerin tatlı bir kokusu var.The roses in the garden smell sweet.
Çiçeklerin ve ağaçların temiz havaya ve taze suya ihtiyacı vardır.Flowers and trees need clean air and fresh water.
Mars'ta hayat var mıdır?Is there any life on Mars?
Yangın bizi varlığımızdan yoksun bıraktı.The fire deprived us of our property.
Bir nehir havzasının genellikle verimli tarım arazileri vardır.The basin of a river usually has rich farmland.
Bir bolluk var.There is an abundance.
Meyvelerin içlerinde tohumları vardır.Fruits have seeds in them.
Bazı insanlara göre teknolojinin olumsuz etkileri var.Some people argue that technology has negative effects.
Aileleri ile vakit geçirmek için vakitleri var veya hobilerinden zevk alıyorlar.They have time to spend with their families or to enjoy their hobbies.
Bizim iki kedimiz var, biri beyaz, diğeri siyahtır.We have two cats; one is white, and the other is black.
Bahçemizde yok denecek kadar az çiçek var.There are scarcely any flowers in our garden.
Evin önünde bir bahçe vardır.There is a garden in front of the house.
Dün evin önünde bir trafik kazası vardı.There was a traffic accident in front of the house yesterday.
Evimin arkasında bir bahçe var.There is a garden at the back of my house.
Evimizin arkasında bir kulübe var.There is a hut at the back of our house.
Arabanın benzini bittiğinde neredeyse eve varmak üzereydim.I was almost home when the car ran out of gas.
Evin arkasında büyük bir bahçe vardı.There was a large garden behind the house.
Telefon çalmadan önce güç bela eve varmıştım.Scarcely had I reached home before the telephone rang.
Eve var.Arrive home.
Eve vardığımda, çok yorgundum.When I got home, I was very tired.
Eve vardığımda seni arayacağım.I'll give you a call when I get home.
Eve vardığımda, çok açtım.When I got home, I was very hungry.
Eve varır varmaz seni arayacağım.I will give you a call as soon as I get home.
O, arabayı tamir ediyordu ve ben eve vardığımda yorgun görünüyordu.He had been repairing the car and looked tired when I arrived home.
Eve vardığımda cüzdanımı kaybettiğimi anladım.When I got home, I found I had lost my wallet.
Eve varıncaya kadar cüzdanımın yokluğunu hissetmedim.I did not miss my purse till I got home.
Biz eve varır varmaz yağmur yağmaya başladı.As soon as I got home, it began to rain.
Evde çok yiyecek vardı.There was much food in the house.
Bir sürü mobilyamız vardı.We had a lot of furniture.
İki televizyon setimiz var.We have two television sets.
Bizim iki köpeğimiz var. Biri siyah ve diğeri beyaz.We have two dogs. One is black and the other is white.
Evde şanssız bir kaza vardı.There was an unfortunate incident at home.
Dün akşam yemeği için misafirlerimiz vardı.We had guests for dinner yesterday.
Yaz tatilinden önce gitmek için beş günümüz var.We have five days to go before the summer vacation.
Yaz tatili için hiç planınız var mı?Do you have any plans for the summer vacation?
Hiç CD'in var mı?Do you have any CDs?
Partinde kaç kişi var?How many people in your party?
Bu odada kaç kişi var?How many people are in this room?
Kaç tane çocuğun var?How many children do you have?
Nereye varacağımızı bilmiyorum.I don't know where we'll arrive.
Bu tren saat kaçta Yokohama'ya varır?What time does this train reach Yokohama?
Ben farkına varmadan önce karanlık oldu.It became dark before I knew it.
Oraya ne zaman varırım?When do I get there?
Trenimiz Hakata'ya ne zaman varıyor?What time is our train arriving at Hakata?
Oraya saat kaçta vardınız?What time did you arrive there?
Oraya ne zaman vardın?What time did you arrive there?
Bir şey yapmak için paraya ihtiyacımız var.We need money to do anything.
"Ne çirkin bir yüzün var!" diye bağırdı.He exclaimed, "What a dirty face you have!"
Benim kitabımın burada ne işi var?What's my book doing here?
Hiç planın var mı?Have you got any plans?
Doğal sınır işaretleri var mı?Are there any landmarks?
Kendin için söyleyecek neyin var?What have you got to say for yourself?
Bazı sıkıntılarınız varsa onunla görüşmenizi öneririm.If you have some troubles, I recommend you confer with him.
Sıcak bir şeyin var mı?Do you have anything hot?
Aklında bir şey var mı?Do you have anything in mind?