var ile cümle
var kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ben zamanında istasyona vardım.I arrived at the station on time.
Saatimde bir hata var.Something went wrong with my watch.
Saat çalışmıyor, yeni pillere ihtiyacım var.The clock has run down. I need new batteries.
Bir saatin, iki eli vardır.A clock has two hands.
Saatin iki eli vardır, saat eli ve dakika eli.The clock has two hands, an hour hand and a minute hand.
Bir takviminiz var mı?Do you have a timetable?
Saat farkıyla ilgili kötü bir durumum var.I've got a bad case of jet lag.
Birbiri ardına bir zorluk vardı.One difficulty after another arose.
Bir sonraki trenden önce az zamanımız var.We have a little time before the next train.
Bir dahaki sefer daha erken gelmenizin bir sakıncası var mı?Would you mind coming earlier next time?
Basurum var.I have hemorrhoids.
Bir kulak enfeksiyonum var.I have an ear infection.
Senin için cazip bir teklifim var.I've got an attractive proposition for you.
Güvenin var. Onu yapabilirsin.Have confidence. You can do it.
Bisikletimin patlak bir lastiği vardı, bu yüzden yedi trenini kaçırdım.My bicycle had a flat tire, so I missed the seven o'clock train.
Bir bisikletin var mı?Do you have a bicycle?
O, işini gerçekten sevmiyordu ama onun yeni evine borcu vardı.He didn't really like his job, but he owed money on his new house.
Yaptığın işten keyif alıyorsan, paradan daha değerli bir şeyin vardır.If you enjoy the work you do, you have something worth more than money.
Önünde ne var?What's in front of you?
Affedersiniz ama adınızı sormamın bir sakıncası var mı?Excuse me, but do you mind if I ask your name?
Affedersiniz, adınızı sormamım sakıncası var mı?Excuse me, but do you mind if ask your name?
Eğer herhangi bir sorun varsa sağ elini kaldır.If you have a question, please raise your right hand.
Bir sorun varsa, bana sor.If you have a question, please ask me.
Bir sorun varsa elini kaldır.Raise your hand if you have a question.
Fotoğraf çekmek için yetersiz ışık var.There is insufficient light to take pictures.
Benim kötü bir şaşılığım var.I have a bad squint.
Toplumun bireyler üzerinde büyük bir etkisi vardır.Society has a great influence on individuals.
Ben başkanın varlığı ile son derece onur duyuyorum.I am highly honored by the presence of the president.
Özür dileme nezaketi vardı.She had the decency to apologize.
Bir araban varsa, niçin yürürsün?Why do you walk when you have a car?
Araban varken niye yürüyorsun?Why do you walk when you have a car?
Bir araban varsa, istediğin zaman gelebilirsin ve gidebilirsin.If you have a car, you can come and go at will.
Gelen bir araba var.There's a car coming.
Garajımdan çıkamadım çünkü yolda bir araba vardı.I couldn't get out of my garage because there was a car in the way.
Arabalar birbiri ardına oraya vardılar.Cars arrived there one after another.
Yanan arabalar, ölen insanlar vardı ve kimse onlara yardımcı olamadı.There were cars burning, people dying, and nobody could help them.
Bir arabanın bir direksiyon simidi vardır.A car has one steering wheel.
Arabada bir kişilik yer vardı.There was room for one person in the car.
Arabanızda ayıracak yer var mı?Is there any room to spare in your car?
Arabamla sorunum var.I have a problem with my car.
Arabamla ilgili bir sorunum var.I have a problem with my car.
Arabada hiç kalem var mıdır?Are there any pens in the car?
Araba ile ilgili yanlış bir şey var mıydı?Was there anything wrong with the car?
Birkaç kişinin iki arabası var.A few people have two cars.
Kaç tane araban var?How many cars do you have?
Kestiğim için özür dilerim, size anlatmam gereken bir şey var.Excuse me for interrupting, I've got something to tell you.
Gençler ve yaşlılar arasında bir iletişim eksikliği vardır.There is a lack of communication between the young and the old.
Ev kadınlarının yapacak yüzlerce şeyi var.Housewives have a hundred things to do.
Mektup bir hafta civarında varacak.The letter will arrive in a week or so.
Ameliyatımdan sonra hâlâ biraz ağrım var.I am still a bit sore after my operation.
Teslim giderleri var mı?Is there a handling charge?
Bize yardımcı olacak birine ihtiyacımız var.We need someone to help us.
Boynumda bir kızarıklık var.I have a rash on my neck.
Arz ve talep arasında yakın ilişki vardır.There is close relationship between supply and demand.
Sanırım onun bir ayara ihtiyacı var.I think it needs a tune-up.
Burada sonbahar mevsimi var.Autumn is here.
Son tren için tam zamanında vardık.We are just in time for the last train.
Haftada dört kez Fransızca dersimiz var.We have four French classes a week.
Yeterli yiyeceğimiz var mı?Do we have enough food?
Yoğun trafiğe rağmen havaalanına zamanında varmayı başardım.In spite of the heavy traffic, I managed to get to the airport in time.