var ile cümle
var kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Burada 1000 dolarlık bir birikimim var.I have a deposit of a thousand dollars here.
Onun konuşmasını dinleyemeyecek kadar geç vardım.I arrived too late to hear his speech.
Benim iki kitabım var.I have two books.
İki kitabım var.I have two books.
Japonca'da zorluğum var.I have difficulty in Japanese.
Sırtımda kötü bir ağrım var.I have a bad pain in my back.
Sırtımda biraz ağrım var.I've got a bit of an ache in my back.
Ben onun varlığının farkında değildim.I was not aware of his presence.
Yaptığından dolayı ona bir şükran borcum var.I owe him a debt of gratitude for what he did.
Onun beni terk edeceğine dair bir şüphem vardı.I had a suspicion that he would leave me.
Onun varlığının bilincinde değildim.I was not conscious of his presence.
Onun gittiği gece vardım.I arrived on the night he left.
Onun tarafından yazılmış bir mektubum var.I have a letter written by him.
Onunla on yıldır ilişkim var.I have been associated with him for ten years.
Onunla bir tenis maçım vardı.I had a tennis match with him.
Onunla ilgili çok az bilgim var.I have a nodding acquaintance with him.
Onu görmek için bir fırsatım vardı.I had a chance to see him.
Onunla bir yarışım vardı.I had a race with him.
Onunla yemek yemek için bir randevum var.I have an appointment to dine with him.
O, mülküne varis olarak sahip oldu.He succeeded to his estate.
Onun hakkında bir hayalim vardı.I had a dream about him.
Onunla ilgili iyi bir izlenimim var.I have a high opinion of him.
Ona mutlak güvenim var.I have absolute trust in him.
Onun varlığının bilincinde değildi.I was not conscious of her presence.
Onun sahip olduğunun üç katı kadar çok sayıda kitabım var.I have three times as many books as she has.
Onunla ilgili iyi bir düşüncem vardı.I had a good opinion of her.
Çok eski bir pulum var.I have a very old stamp.
Genellikle saat 06:00 ya kadar eve varırım.I usually get home by six o'clock.
Hem fiziğe hem kimyaya eğilimim var.I have a liking for chemistry as well as for physics.
Ben fizikle sorunum var.I have trouble with physics.
Amerikan edebiyatı üzerine geniş bir kütüphanem var.I have a large library on American literature.
İlgilenecek bazı yazışmalarım var.I have some correspondence to deal with.
Okumak için az zamanım var.I have little time to read.
Kitaplığımda çok sayıda kitabım var.I have a large number of books on my bookshelf.
Benim bir kızım var.I have a daughter.
Kızım var.I have a daughter.
Bir kızım var.I have a daughter.
Benim bir tahta tarağım var.I have a wooden comb.
Hedefe varır varmaz onu aradım.As soon as I arrived at the destination, I called him.
Gece Osaka istasyonuna vardım.I arrived at Osaka Station at night.
Şafaktan önce tepenin eteğine varacağım.I will get to the foot of the hill before dawn.
Beni Lobide bekleyen bir arkadaşım var.I have a friend waiting for me in the lobby.
Benim birkaç arkadaşım var.I have a few friends.
Geçerli bir vizem vardı, bu yüzden ülkeye girmeme izin verildi.I had a valid visa, so I was allowed to enter the country.
Tasarruf hesabımda bir sürü param var.I have a lot of money in my savings account.
Bakacak iki çocuğum var.I have two children to support.
Benim sorumlu bir kişiye ihtiyacım var.I am in need of a responsible person.
Bir yumurtam var.I have an egg.
İyi bir İngilizce sözlüğüm var.I have a good English dictionary.
İyi bir sözlüğüm var.I have a good dictionary.
Tarihe çok az ilgim var.I have little interest in history.
Bir Japonca-İngilizce sözlüğe ihtiyacım var.I need a Japanese-English dictionary.
Bana yardım edecek birçok arkadaşım var.I have a lot of friends to help me.
Benim için herhangi bir mesaj var mı?Are there any messages for me?
Benden başka bütün üyelerin onun söylediğine inancı vardı.All the members but me have faith in what he says.
Buraya çabuk vardık, değil mi?We arrived here fast, didn't we?
İstasyona vardığımızda, tren çoktan gitmişti.When we got to the station, the train had already left.
Biz eve varmadan önce, güneş tamamen batmıştı.By the time we reached home, the sun had completely set.
Davet ettiğimiz henüz gelmeyen biri var mı?Is there anyone we invited who hasn't come yet?
Otobüsümüz saat sekizde kalktı ve saat on birde Boston'a vardı.Our bus left at eight, arriving in Boston at eleven.