Ana içeriğe geç
Sözlük

var ile cümle

var kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Sadece yapraklarım ve elmalarım var.I have only leaves and apples.
Benim için herhangi bir mesajınız var mı?Do you have any messages for me?
Benim için hiç mesajın var mı?Do you have any messages for me?
Bana hiç mesajın var mı?Do you have any messages for me?
Çoraplarımın onarıma ihtiyacı var.My socks are in need of mending.
Saatimde bir sorun var.Something is wrong with my watch.
Bisikletimin onarılmaya ihtiyâcı var.My bicycle needs fixing.
Benim tavşan dişlerim var.I have buck teeth.
Babamın birsürü kitabı var.My father has many books.
Ebeveynlerimin de bir çiftliği var.My parents also have a farm.
Otobüs hareket ettikten hemen sonra otobüs durağına vardım.I arrived at the bus stop just after the bus left.
Yaklaşık iki otuzda Kobe'ye vardım.I arrived in Kobe around two thirty.
Saat üçte bir randevum var.I have an appointment at 3.
En fazla beş yüz Yenim var.I've got no more than five hundred yen.
Bankada 500.000 yenlik bir mevduatım var.I have a deposit of 500,000 yen at the bank.
Yaklaşık saat beşte buraya vardım.I arrived here about five o'clock.
Hindistan'daki bir guruyu ziyaret etmek için bir randevum var.I have an appointment to visit a guru in India.
İki kameram var.I have two cameras.
Tek başına geleceğine dair fikrim var.I got the idea that he would come by himself.
Benim güzel bir köpeğim var.I have a pretty dog.
Dün bir diş ağrım vardı.I had a toothache yesterday.
Şirkette geçici bir işim var.I got a temporary job at the firm.
Plana aykırı bir görüşüm vardı.I had a contrary opinion to the plan.
Yapacak bazı ev işlerim var.I have some chores to do.
Beni balıkçılık hakkında kitabım var.I have a book about fishing.
Benim bir kedim ve bir köpeğim var. Kedi siyah ve köpek beyazdır.I have a cat and a dog. The cat is black and the dog is white.
Dolma kalemlere, defterlere ve buna benzer şeylere ihtiyacım var.I need pens, notebooks and so on.
Kitaba ihtiyacın var mı?Do you need the book?
O gün bir piyano dersi var mı?Did you have a piano lesson that day?
O tenis kulübüne katılmaya niyetiniz var mı?Do you intend to join that tennis club?
Sekizden önce okula varmalısın.You should arrive at school before eight.
Senin üç dolma kalemin var.You have three pens.
Senin dört köpeğin var.You have four dogs.
Bir hobin var mı. Örn. resim?Do you have a hobby - for example, painting?
Sınıfınızda kaç tane erkek vardır?How many boys are there in your class?
Yanınıza oturmamın sakıncası var mı?Do you mind my sitting next to you?
Varsay ki baban bizi birlikte gördü ne dersin?Suppose your father saw us together, what would he say?
Sizi soran bir hanımefendi var.There's a lady asking for you.
Varsayalım ki on bin doların olsa ne yaparsın?What would you do if you had, say, ten thousand dollars?
Onun çok parası var.He's got money to burn.
Onun keskin bir dili var.He has a sharp tongue.
Onun yumuşak bir dili vardır.He has a smooth tongue.
Bak, kalkan bir uçak var.Look! There's a plane taking off.
İki köpeğim var. Biri beyaz; diğeri ise siyah.I have two dogs. One is white and the other black.
İki yıl önce ektopik gebeliğim vardı.I had an ectopic pregnancy two years ago.
İki gecelik bir rezervasyonum var.I have a reservation for two nights.
On bin metre koşmak için büyük tahammüle ihtiyacın var.You need great endurance to run ten thousand meters.
Bir yıl içinde dört mevsim vardır. İlkbahar, yaz, sonbahar ve kış.There are four seasons in a year: spring, summer, fall and winter.
Bir yılda kaç tane mevsim vardır?How many seasons are there in a year?
Bir yılda on iki ay vardır.A year has twelve months.
Bir yılın on iki ayı vardır.A year has twelve months.
Günün bu saatinde burada her zaman yoğun trafik vardır.There is always heavy traffic here at this time of the day.
Her gün kaç tane gemi yolculuğu vardır?How many cruises are there each day?
Hiç günlük turunuz var mı?Do you have any day tours?
Bir günde yiyebileceğimizden daha fazla elmamız var.We have more apples than we could eat in a day.
"Yapacak bir şeyin var mı?" "Özellikle bir şey yok.""Do you have anything to do?" "Nothing in particular."
"Yapacak işin var mı?" "Hayır, pek sayılmaz.""Do you have anything to do?" "No, not really."
"Başka bir şey var mıydı?" "Yok, bu kadar.""Anything else?" "No, that's all."
"Dolma kalemin var mı?" "Evet, bir tane var.""Do you have a pen?" "Yes, I have one."
"Kapıyı kapatmamın sakıncası var mı?" "Hayır hiç sakıncası ok.""Would you mind shutting the door?" "No, not at all."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod