Ana içeriğe geç
Sözlük

var ile cümle

var kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Halamın üç çocuğu var.My aunt has three children.
Teyzemin üç çocuğu var.My aunt has three children.
Her binanın bir adı vardır.Each building has a name.
Tavsiye edebileceğin mutfak ya da restoran türleri var mıdır?Are there any types of cuisine or restaurants that you could recommend?
Sıcak havluların var mı?Do you have hot towels?
Amcamın sanata derin bir ilgisi var.My uncle has a deep interest in art.
Amcamın, istasyonun yakınında bir çiçekçi dükkânı var.My uncle has a flower shop near the station.
Amcamın büyük bir ailesi var.My uncle has a large family.
Avustralya'da nadir hayvanlar var.There are rare animals in Australia.
Avustralya'da birçok ilginç hayvan vardır.There are many interesting animals in Australia.
Mısır'da Japonya'dakinden daha az yağış var.They have less rain in Egypt than in Japan.
Bir düşüneyim. On beş kişi vardı.Let me see. There were fifteen people.
Evans ailesinde altı çocuk vardı.There were six children in the Evans family.
Evet, iyi bir fikrim var.I know what.
İyi bir başarı şansı var.There is a good chance of success.
Onun parası var.He's in the money.
Üst katta dört yatak odamız var.We have four bedrooms upstairs.
Telefonumuzda hatalı bir şey var gibi görünüyor.There seems to be something wrong with our telephone.
Sadece biraz bahçemiz var.We have just a tiny bit of garden.
Bahçemizde küçük bir gölet var.There is a small pond in our garden.
Ailemizin birkaç seçkin atası var.Our family has some distinguished ancestors.
Mahallemde büyük bir süpermarket var.There is a big supermarket in my neighborhood.
Sadece küçük bir bahçemiz var.We have only a small garden.
On tane sığırımız var.We have ten cattle.
İyi bir ısıtma sistemimiz var.We have a good heating system.
Bir tavşanın uzun kulakları vardır.A rabbit has long ears.
Tavşanların uzun kulakları vardır.A rabbit has long ears.
Wimbledon'da şimdi, servis atışlarını değerlendiren özel elektronik aletler var.At Wimbledon there are now special electronic machines to judge the serves.
Bir şişe viskim var.I have a bottle of whiskey.
Vienna'ya yürüyerek varmak ne kadar sürer?How long does it take to get to Vienna on foot?
Birçok grip vakası vardı.There were many cases of influenza.
Hindistan'da şimdi gıda sıkıntısı var.India is now short of food.
Hindistan'ın İngiltere'den farklı bir iklimi var.India has a different climate from England.
İyi akşamlar. Partinizde kaç kişi var?Good evening. How many are in your party?
Kulaklıklığın var mı?Do you have earphones?
Şimdi bir baş ağrım var.I have a headache now.
Günümüzde bir çok öğrencinin kendi arabası var.Many students have a car of their own nowadays.
Bir köpeğin keskin bir koku alma duyusu vardır.A dog has an acute sense of smell.
Ne zaman varacaklar?When will they arrive?
Kyoto'ya ne zaman vardın.When did you get to Kyoto?
Ben her zamankinden daha geç vardım.I arrived later than usual.
Ne kadar kısa sürede ona ihtiyacın var?How soon do you need it?
Diğer taraftan, onun başka bir görüşü vardı.On the other hand, he had a different opinion.
Her zaman yapacak bir şey vardır.There is always something to do.
O varır varmaz, başlayabiliriz.Once she arrives, we can start.
İstasyona varır varmaz elbette yolu bulacaksın.You'll find the way all right once you get to the station.
Sydney'e ne zaman varacağız?When will we get to Sydney?
Ne zaman vardın?When did you arrive?
İtalya'da birçok eski kent vardır. Örneğin Roma ve Venedik.There are a lot of old cities in Italy. Rome and Venice, for example.
İtalya'da çok sayıda eski şehir var. Örneğin Roma ve Venedik.There are a lot of old cities in Italy. Rome and Venice, for example.
Ne olursa olsun, varsayımında hatalısın.In any case, you are wrong in your conjecture.
Sandalyenin üstünde bir kedi var.There is a cat on the chair.
Sormam gereken bazı sorularım var ama şimdi seni rahatsız etmek istemiyorum.I have some questions to ask, but I don't want to bother you now.
İngiliz İngilizcesi ve Amerikan İngilizcesi arasında bazı farklar vardır.There are some differences between British English and American English.
İngiltere ve Japonya'nın politik sistemlerinin ortak bir sürü şeyi var.The political systems of Britain and Japan have a great deal in common.
İyi haberimiz var.We have good news.
Benim iyi bir fikrim var.I've got a good idea.
Ann'in müşfik bir kalbi var.Ann has a kind heart.
Ann'in bu sabah acelesi vardı.Ann was in a hurry this morning.
Ann'in çikolataya zafiyeti var.Ann has a weakness for chocolate.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod