Çantada birkaç kitap var.There are a few books in the bag.
Çantamda biraz pulum var.I have some stamps in my bag.
Dün toplantıda oldukça az sayıda kişi vardı.Quite a few people were present at the meeting yesterday.
Gemide epeyce yolcu vardı.There were quite a few passengers on board.
Oldukça ciddi bir haberim var.I've got some rather serious news.
Görmek için epeyce ilginç şeyler vardı.There were quite a few interesting things to see.
Kanada'da ağaç kesmenin yasa dışı olduğu bir sürü alan vardır.In Canada, there are many areas where it is illegal to log trees.
Eskiden bahçede büyük bir kiraz ağacı vardı.There used to be a big cherry tree in the garden.
Burada bir köprü vardı.There used to be a bridge here.
Bir zamanlar Amerika'da birçok köle vardı.At one time there were many slaves in America.
Eskiden burada bir ev vardı.There used to be a house here at one time.
Soğuk algınlığın varsa, uyku eksikliği senin için çok kötüdür.If you have a cold, lack of sleep is very bad for you.
Sepette birkaç elma var.There are some apples in the basket.
Sepette çok az sayıda elma var.There are few apples in the basket.
Sepette bazı iyi elmalar var.There are some good apples in the basket.
Masanın altında bir sepet vardır.There is a basket under the table.
Tezgahta yer var mı?Is there room at the counter?
Sana söyleyecek çok şeyim var.I have a lot of things to tell you.
Kontrol edilecek hiç çantanız var mı?Do you have any bags to check?
Onunla bir randevun var mı?Do you have an appointment with him?
Benim gazım var.I have gas.
Açlık sancım var.I have hunger pangs.
Babam ofisine zamanında vardı.Father got to his office on time.
Babamın bir dinlenmeye ihtiyacı var. O üç saattir bahçede çalışmaktadır.Dad needs to take a rest. He's been working in the garden for three hours.
Senin için babandan bir mesajım var.I have a message for you from your father.
Benimle öğle yemeği yemek için zamanın var mı?Will you have time to have lunch with me?
Bahçenizin biraz ilgiye ihtiyacı var.Your garden needs some attention.
Annemin varlığında bundan bahsetme.Don't talk about it in my mother's presence.
Her şeyi abartmak gibi bir alışkanlığın var.You have a habit of exaggerating everything.
Her şeyi abartma alışkanlığın var.You have a habit of exaggerating everything.
Herkesin gözde bir içkisi vardır.Everybody has their favorite drink.
Ben "Yapabileceğim bir şey var mı?" dedim.I said, "Is there anything I can do?"
Sizi rahatsız ettiğim için üzgünüm fakat sizin için bir telefon çağrısı var.I'm sorry to disturb you, but there's a phone call for you.
Ayıracak birkaç dakikan var mı?Do you have a few minutes to spare?
Zamanınız var mı?Do you have the time?
Biraz zamanınız var mı?Do you have some time?
Biraz zamanın var mı?Do you have some time?
Hiç çocukların var mı?Do you have any children?
Sorununuz varsa, ben size yardımcı olurum.I will help you if you are in trouble.
Bir sorununuz varsa, size yardımcı olmaktan mutluluk duyarım.I'd be happy to help you if you're having trouble.
Biraz param var.I have got some money.
Benim çok param var.I have a lot of money.
Paranız varsa, lütfen bana biraz ödünç verin.If you have any money, please lend me some.
Ne kadar paran var?How much money do you have?
Kaç paran var?How much money do you have?
Yanında ne kadar paran var?How much money do you have with you?
Yanında çok paran var mı?Do you have much money with you?
Yanında para varsa, lütfen bana biraz ödünç ver.If you have any money with you, please lend me some.
Yanında hiç paran var mı?Do you have any money with you?
Eğer paraya ihtiyacın varsa, sana biraz ödünç veririm.If you need money, I'll lend you some.
Çok paraya ihtiyacın var mı?Do you need much money?
Eğer biraz paraya ihtiyacın varsa neden annenden biraz ödünç almıyorsun?If you need some money, why don't you borrow some from your mother?
Eğer herhangi bir ihtiyacınız varsa, bankadan biraz para çekebilirsiniz.You can withdraw some money out of the bank, if you need any.
Şimdi yeterli param var, o kamerayı satın alabilirim.Now that I have enough money, I can get that camera.
Müşteriler için bir park yerimiz var.We have a parking lot for the customers.
Evde bir doktor var mı?Is there a doctor in the house?
Misafirlerimiz vardılar.Our guests have arrived.
Portakalların yüksek vitamin içeriği vardır.Oranges have a high vitamin content.
Biz ofise zamanında vardık.We arrived at the office on time.
Büroda samimi bir atmosfer var.There is a friendly atmosphere in the office.