var ile cümle
var kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bizim bunun için iyi bir fiyatımız var.We got a good price for that.
Tatlı bir tadı vardı.It tasted sweet.
Onun hoş bir kokusu var.It has a pleasant odor.
Bir büyük fark var.There is one big difference.
Oraya zamanında varmak için bir taksiye bindim.I took a taxi to get there in time.
Bunun için bir servis ücreti var mıdır?Is there a service charge for that?
Onun üzerinde adım var.It has my name on it.
Onun hakkında bazı şüphelerim var.I have some doubts about it.
Onunla ilgili herhangi bir rahatsızlığın var mı?Do you have any complaint about it?
Onun hakkında hiç fikrin var mı?Do you have any ideas about it?
Ve sen bize vardığımızı bile söylemedin!And you didn't even say that we've arrived!
Varsayalım ki doğru.Let's suppose it's true.
Bunun ne olduğuna dair bir fikrim var.I have an idea what it is.
Onun nerede olduğuyla ilgili kabaca bir fikrim var.I have a rough idea where it is.
Hiç alkolsüz içeceğin var mı?Do you have any soft drinks?
Hikayenin mutlu bir sonu vardı.The story had a happy ending.
Yaşlı adamın yeterince parası var.The old man has enough money.
Tren zamanında vardı.The train arrived on time.
Tren öğleden önce istasyona varacak.The train will arrive at the station before noon.
Saat onda tren var.There is the train at 10 o'clock.
Yeni çocuğun sinirsel bir kekemeliği vardı.The new boy had a nervous stammer.
İlacın onun üzerinde harika bir etkisi vardı.The medicine had a wonderful effect on him.
Problemin benden daha fazla sizinle ilgisi var.The problem has more to do with you than with me.
Bir karara varmadan önce sorunu düşünmelisin.You should consider the problem before coming to a decision.
Sorunlar bu sistemin doğasında var.The problems are inherent in this system.
Sorunun ardında karmaşık durumlar vardır.There are complicated circumstances behind the matter.
Sorunla ilgili olarak, onların başka bir görüşü var.With regard to the problem, they have another opinion.
O konuda kendi düşüncelerim var.I have my own thoughts on that subject.
Biz hedefe ulaşmak için karşılıklı yardımın gerekli olduğu sonucuna vardık.We concluded that mutual aid was essential for attaining the goal.
Ağacın pek çok sürgünleri ve dalları vardır.The tree has too many twigs and branches.
Ağaç üzerinde bol miktarda portakal vardır.There are plenty of oranges on the tree.
Heriki kızın mavi gözleri var.Both girls have blue eyes.
Kızın yumuşak bir kalbi var.The girl has a soft heart.
O kitabı okumak için büyük bir kelime bilgisine ihtiyacın var.You need a large vocabulary to read that book.
Kitabın farklı sayfalarında resimler vardır.There are pictures on alternate pages of the book.
Kitabın bir fihristi var mı?Is there an index to the book?
Kitabın üzerinde siyah bir ceket vardı.There was a black jacket on the book.
Kitapta bir resim bolluğu var.There is an abundance of pictures in the book.
Çiftlikte yaklaşık 500 büyükbaş hayvan var.There are about 500 cattle on the ranch.
Direğin tepesinde bir bayrak vardı.There was a flag at the top of the pole.
Faturaya itirazım var.I'm against the bill.
Tasarıya karşı çok görüş vardı.There was much argument against the bill.
Tasarının lehinde ve aleyhinde çok görüş vardı.There was much argument for and against the bill.
Avukatın müthiş profesyonel yeteneği sayesinde çok sayıda müvekkili var.Because of his great professional skill, the lawyer has a large number of clients.
Avukatın birçok zengin müşterisi var.The lawyer has a lot of wealthy clients.
Bütün duvar boyunca karalamalar vardı.There were scribbles all along the wall.
Odanın kliması var mı?Does the room have air conditioning?
Odanın sıcacık bir havası vardı.The room had a nice cozy feel.
Odanın bir banyosu var mı?Does the room have a bath?
Odada çeşitli nesneler vardı.There were various objects in the room.
Odada birçok mobilya vardı.There was a lot of furniture in the room.
Odada 2 tane pencere var.The room has two windows.
Odada bir piyano var.There is a piano in the room.
Odada bir televizyon var.There is a television in the room.
Odada iskambil oynayan dört erkek vardı.In the room there were four boys, who were playing cards.
Odada iki yüz kişi vardı.There were two hundred people in the room.
Yapımın seyirciler için görsel bir çekiciliği var.The production has visual appeal for the audience.
Çürümüş etin iğrenç bir kokusu vardı.The spoiled meat had a nasty smell.
Uçağın yarın sabah Honolulu'ya varması planlanıyor.The airplane is scheduled to arrive at Honolulu tomorrow morning.
Uçak şimdiye kadar Kansai Havaalanına varmalıydı.The plane should have arrived at Kansai Airport by now.