Hangi yeğen yastığının altında bu pusulayı bulursa o imparatorun varisi olacaktı.Αυτός στου οποίου το δοχείο θα ερχόταν το ψάρι θα ήταν ο νέος ηγούμενος.
Bu 12 ülkenin ziyaretçileri, ülkeye varışta sadece bir giriş ücreti ödemeleri gerekecekti.Όποιος ήθελε να το επισκεφτεί πλήρωνε είσοδο ένα δολάριο.
Gayri menkullerinin varisi olarak zengin oldu.Η Μαρία έγινε κληρονόμος μεγάλου πλούτου.
Bunun yanında şehir, Batı Afrika'dan gelen köle gemilerinin varış limanıydı.Det var ligeledes omladeplads for slavehandlerne som sejlede fra Vestafrika.
İyiden iyiye gözdağı verince, Kral Jeongjong Yi Bang-won'u olası varis olarak yetkilendirerek tahttan çekildi.Under dette pres genindsatte kong Jeongjong Yi Bang-won som arving, og valgte der efter at abdicere.
Uçağın Kuala Lumpur Havalimanı'na varışı 11 saat 45 dakika sürecekti.Flyvningen til al-Arish tog 45 minutter.
Kılıç, Isildur’un varisi Aragorn için dövüldü.Hun er kæreste med Aragorn, Isildurs arving.
Üç arkadaş varisin kim olduğunu öğrenmek için Çok Özlü İksir hazırlar.Ved syv store undere skal han godtgøre, hvem han er.
Ve efsanevi Slytherin'in varisidir.Den Blodrøde Baron er Slytherins husspøgelse.
Nero, Tiberius'un en büyük evlatlık torunuydu ve imparatorun en gözde varisi olarak görülüyordu.Nero var den eldste adopterte sønnesønn av Tiberius, og ble sett på son keiserens mest opplagte etterfølger.
Şubat ayında Sicilya Kralı Tancredi, genç bir çocuğu III. Guglielmo'yu varisi olarak bırakarak, öldü.I februar døde Tancred og etterlot som sin arving en ung gutt, Vilhelm III av Sicilia.
Edward, Kral Edgar'ın en büyük oğludur, ancak babası tarafından varisi olarak tasdik edilmemiştir.Edvard var den eldste sønnen til kong Edgar den fredsomme, men ble anerkjent av sin far som sin arving.
Bu görevlendirmeler Selahaddin'in öldükten sonra varislerinin kim olacağını tespit etmesi olarak kabul edildi.Døving påviste blant annet hvilke stoffer som gjør laksen i stand til å gjenkjenne sin hjemmeelv.
Yaşamının son anlarında Hamlet Claudius'u öldürmeyi başarır ve Fortinbras'ı vârisi ilan eder.I sitt eget siste øyeblikk greier Hamlet å drepe Claudius og navngir deretter Fortinbras som sin arving.
Ayrıca Britannicus'un henüz bir çocuk olmasından ötürü yetişkin bir vârisi de yoktu.Britannicus var fortsatt bare en gutt.
İmzalanan Winchester Antlaşması'na göre Stephen, Henry'yi tahtın varisi olarak tanır.I traktaten i Wallingford ble Henrik anerkjent av Stefan som sin arving.
İyiden iyiye gözdağı verince, Kral Jeongjong Yi Bang-won'u olası varis olarak yetkilendirerek tahttan çekildi.Under dette presset gjeninnsatte kong Jeongjong Yi Bang-won som arving, og valgte deretter å abdisere.
Kılıç, Isildur’un varisi Aragorn için dövüldü.Sverdet blir brukt av Aragorn, som er Isildurs arving, i krigen mot Sauron.
Varis'in düşmanları, kendinizi kollayın."Og Josefs hånd skal lukke dine øyne.»
Agrippa'nın MÖ 12'de ölümünün ardından hem Tiberius hem de Drusus saygıyla varis ilan edildiler.Agrippas død i 12 f.Kr. forfremmet Tiberius og Drusus i rekkefølgen som Augustus’ arvinger.
Kim Jong-nam'ın, üvey kardeşi Kim Jong-un 2010 yılının Eylül ayında varis seçildi.Kim Jong-nams yngre halv-bror Kim Jong-un ble i 2011 Nord-Koreas leder.
Tiberius yeğeninin oğlu Caligula ile birlikte torunu Tiberius Gemellus'u ortak vâris ilan etmişti.Tiberius utnevnte Caligula som medarving sammen med sitt barnebarn Tiberius Gemellus.
Theodred, Rohan kralı Theoden'in tek oğlu ve varisi.Han var den eneste sønnen og barnet til kong Théoden av Rohan.
Tahtın varisi.Slektens stamfar.
Roma'da Herennius tahtın varisi olarak ilan edildi ve princeps iuventutis (gençliğin prensi) unvanını aldı.Di Roma, Herennius dinyatakan sebagai pewaris tahkta dan mendapat gelar princeps iuventutis (pangeran muda).
Pasaport, varış tarihinden itibaren en az 6 ay süreyle geçerli ve dönüş bileti olmalıdır.Paspor harus berlaku paling sedikit 6 bulan sejak tanggal kedatangan dan memiliki tiket pulang yang sah.
Abisi Arthur, Galler Prensi, 1502'de ölünce Henry krallığın varisi oldu.Saat kakaknya Arthur, Pangeran Wales, meninggal dunia pada 1502, Henry menjadi putra mahkota.
Her üç varis de iddialarına destek bulmak amacıyla Roma'ya gitti.Oleh karena itu tiga ahli waris tersebut melakukan perjalanan ke Roma untuk mengklaim.
Vârisleri ATAKSOY'u soy isim olarak almışlardır.Permukiman tersebut diberi nama Medinat al-Fath (Kota Kemenangan).
Bunun üzerine Fatıma: "O hâlde sana ne oluyor da, Resulullah’a bizden başkasını vâris yapıyorsun?" dedi.Para sahabat bertanya, "Ya rasulallah, apa yang harus kami lakukan saat itu?"
Nero, büyük amcası Claudius tarafından tahtın vârisi olarak evlatlık edinilmiştir.Nero diadopsi oleh pamannya, Claudius untuk menjadi penerus tahtanya.
Vita Hludowici'ye göre, 827'de, Matfrid'in varisi olarak adlandırılıyordu.Menurut Vita Hludowici, pada tahun 827, ia ditunjuk untuk menggantikan Matfrid yang dipecat di Orléans.
Genç senatör Lucius Calpurnius Piso Licinianus'u varisi olarak evlatlık edindi.Ia menunjuk seorang senator muda, Lucius Calpurnius Piso Licinianus, sebagai penggantinya.
İyiden iyiye gözdağı verince, Kral Jeongjong Yi Bang-won'u olası varis olarak yetkilendirerek tahttan çekildi.Karena sangat terintimidasi, Raja Jeongjong segera melantik Yi Bang-won sebagai ahli waris dan berabdikasi.
Ailenin tek erkek varisi olarak babasının yerine geçmiştir.Peran sebagai kepala keluarga digantikan oleh kakak laki-lakinya.
İberia grup havayolu taşımacılıkları 39 ülkede 102 varış yerine uçar.Maskapai ini mengoperasikan penerbangan domestik dan internasional ke 102 destinasi di 39 negara.
Bu 12 ülkenin ziyaretçileri, ülkeye varışta sadece bir giriş ücreti ödemeleri gerekecekti.Pengunjung keduanya diharuskan membayar tiket masuk.
Küstah ve kibirli olan Cal Pittsburgh'da çelikten elde edilen bir servetin varisidir.Dia arogan dan sombong dan merupakan pewaris perusahaan baja di Pittsburgh.
Hoşkadem kendine bir varis seçmemişti.("Seorang pahlawan tidak memilih nasibnya.
Şu anda erkek bir varisi yoktur.Dia meninggal tanpa pewaris laki-laki.
Beş yıl sonra III. Konrad kendine varis olarak yeğeni Friedrich Barbarossa'yi seçti.Pada tahun 1152 Raja Konrad III meninggal dan digantikan oleh keponakannya Friedrich Barbarossa.
MÖ 13 Hirodes, ilk karısı Doris'ten olan oğlu Antipater'i birinci varisi yaptı.13 SM Herodes menjadikan anak sulungnya, Antipatros (anaknya dari Doris) sebagai ahli warisnya yang pertama.
Uçak için tahmin edilen varış saati yerel saatle saat 11:39'du.Pesawat berangkat pada pukul 11:11 waktu setempat.
Ona oğlu gibi davranıp onun kendisinin varisi olduğunu söylemiştir.Ia bahkan berjanji akan memperlakukan Naura seperti anaknya sendiri.
Kadehin sahibi Hepzibah Smith, Helga Hufflepuff'ın uzaktan varisiydi.Hepzibah Smith, người chủ của chiếc cúp là một hậu duệ xa của Helga Hufflepuff.
VIC-40 kod adlı bu ürün VIC-20'nin varisiydi.Sản phẩm được đặt tên là VIC-40 như là người kế thừa cho dòng máy bình dân VIC-20.
1692’de Brunswick Dükü Kutsal Roma İmparatorluğu’nun varis seçmen prensi oldu.Vào năm 1692, Công tước của Brunswick trở thành Tuyển hầu theo thừa kế của Thánh chế La Mã.
Honinbo hanedanı liderliğinin resmi varisi olarak Shusaku daha ünlü bir duruma geldi.Là người thừa kế chính thức cho người đứng đầu của nhà Honinbo, Shusaku đã có một vị trí vô cùng nổi bật.
1371'de Richard'ın ağabeyi olan " Edward Anglomelu" öldü ve Richard babasının varisi oldu.Anh trai ông Edward xứ Angoulême chết năm 1371, và Richard trở thành người kế thừa của phị thân.
Ülkeye varış tarihinden öncesinde en az 4 gün önce başvuru yapılmalıdır.Việc xin thị thực du lịch điện tử phải được thực hiện ít nhất 4 ngày trước ngày đến nơi.
Eylül 2010 yılında, küçük üvey kardeşi Kim Jong-un, yeni varis yapıldı.Cuối tháng 10 năm 2010, người em trai khác mẹ của ông là Kim Jong-un trở thành người thừa kế rõ ràng.
Vincenzo ise sonradan Galileo'nun yasal varisi haline getirilmiş ve Sestilia Bocchineri ile evlenmiştir.Vincenzo sau này được hợp pháp hoá và cưới Sestilia Bocchineri.
8 Mayıs 1682 günü Çar III. Fyodor'un hiçbir varis bırakmadan ölmesi ayaklanmayı tetikleyen olay olmuştur.Vào tháng 5/1682, Hoàng đế Fyodor III đột ngột qua đời mà không có người thừa kế.
Hoşkadem kendine bir varis seçmemişti.Nhưng như vậy thì Nghi vương không có người kế vị.
Küstah ve kibirli olan Cal Pittsburgh'da çelikten elde edilen bir servetin varisidir.Anh là một người đàn ông kiêu căng và tự phụ, và là người thừa kế một công ty thép ở Pittsburgh.
Edward 1066 yılında öldükten sonra doğrudan tahtın varisi olmadığından taht kavgaları başlayacaktır.Năm 566, sau khi Trần Văn Đế qua đời, Thái tử Bá Tông kế vị, tức Trần Phế Đế.
Ve efsanevi Slytherin'in varisidir.Có thể coi cậu là biểu tượng đặc trưng của nhà Slytherin.
Nero, büyük amcası Claudius tarafından tahtın vârisi olarak evlatlık edinilmiştir.Nero được chú ông, hoàng đế Claudius nhận làm con nuôi và được thừa kế ngai vàng.
Robb varisini atar.Mặt Robespierre tái đi.
2010 Ocak ayına kadar Yemen'e yaklaşık 50 ülke vatandaşına, varışta vize verme politikası bulunmaktaydı.Cho tới tháng 1 năm 2010 Yemen từng có chính sách thị thực tại cửa khẩu đối với 50 quốc gia.