Ana içeriğe geç
Sözlük

var olan ile cümle

var olan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Zabbix 2.0 sürümünden beri var olan Java ağ geçidi Java kullanılarak yazılmıştır.El Java gateway, disponible desde Zabbix 2.0, está escrito en Java.
Bavyera Krallığı (Almanca: Königreich Bayern), 1806-1918 yılları arasında var olan bir Alman devleti.El Reino de Baviera (en alemán: Königreich Bayern) fue un estado que existió desde 1806 hasta 1918.
Bunlar çok kullanılan pulların yokluğunu karşılamak üzere var olan pulların sürşarjlanmasıydı.Resulta curioso que no hiciera un uso sistemático de las abundantes inscripciones que tuvo a mano.
Güney Bölgesi, Afrika ülkesi Malavi'nin toplamda var olan üç bölgesinden bir tanesidir.La Región del Sur es una de las tres regiones en que se divide Malaui.
Seti@home projesi var olan en büyük kümedir.Otro proyecto también muy importante es SETI@home.
Statükoyu sürdürmek var olan durumu olduğu gibi korumak anlamına gelir.Por lo tanto, ella ha prometido protegerlo sea cual sea la situación.
Öznede değil, kendinde var olan.Lo que no es sino ante sí mismo.
Var olan insan verileri ise zayıf sonuçlar verdi.Las pruebas en humanos dieron resultados satisfactorios.
Bu iskelet boyunca var olan baz dizileri genelde zincirin 5' ucundan 3' ucuna doğru azalır.Casi siempre viajan ocultos en el maletero del Mach 5.
Haut-Ogooué (Türkçe:Yukarı Ogooué), Afrika ülkesi Gabon'un toplamda var olan dokuz ilinden bir tanesidir.Haut-Ogooué (en español: Alto Ogooué) es una de las nueve provincias de Gabón.
Bağımsızca kendi içinde var olan.Independencia de por medio.
Bütün bu olaylar var olan özerkliğin kaybedileceği anlamına geliyordu.Todo el mundo tuvo miedo de que iba a perder lo que tenía.
Bir diğer deyişle madde, var olan tek tözdür.Así, pues, afirman que la única substancia existente es la materia.
"Algı, daima var olan bir şeydir.Es la idea de que algo mejor siempre está por ahí.
Yasak Şehir, dünyada halen var olan en geniş saray kompleksidir ve 72 hektarlık bir alanı kaplar.La Città Proibita è il più grande complesso di palazzi esistente al mondo coprendo 72 ettari.
Ayrıca uzun yıllardır var olan küçük bir Yahudi cemaati de var.È da anni presente anche una piccola società pugilistica.
Hakikatte var olan sadece Tanrı'dır.Esiste veramente soltanto Dio.
Clara bu durumu hiçbir zaman anlayamaz, doğuştan var olan bir hastalık olarak kabul eder.Questo Sara non glielo perdonerà mai, ecco spiegata la sua vita da vagabonda.
Önceden var olan modüller, tasarımlara aşağıdan yukarıya bir tat katar.I moduli preesistenti danno alla progettazione una tendenza bottom-up.
Kekemelik bilimsel çalışmalara göre dünyanın bütün kültürlerinde var olan bir konuşma bozukluğudur.Il policulturalismo è un concetto che asserisce che tutte le culture del mondo sono interconnesse.
Var olan anlaşma ve emirlere karşı gelerek, Sırbistan ve Epir Despotluğu'nun her ikisine saldırdı.Nonostante i trattati esistenti e contro le istruzioni, decise di attaccare sia la Serbia che l'Epiro.
Zihinde bilgi işlemek üzere var olan bilişsel yapılar olduğu varsayılmaktadır.Viene preso in esame il modo in cui le informazioni sociali vengono organizzate in memoria.
Kweneng Bölgesi, Afrika ülkesi Botsvana'nın toplamda var olan dokuz bölgesinden bir tanesidir.Kweneng è uno dei nove distretti del Botswana.
Nana-Grébizi, Afrika ülkesi Orta Afrika Cumhuriyeti'nin toplamda var olan 17 bölgesinden bir tanesidir.La municipalità è una delle 17 che circondano circondano Città del Messico.
Yani var olan her şeye, kendisinden önce gelen bir şey neden olmuştur.Okay, vi racconterò una cosa che è successa, sul serio.
Yasama görevi yasa yapma, yasa değiştirme ve var olan yasaları yürürlükten kaldırma yetkisidir.Ramo legislativo: è responsabile per la creazione di leggi e può modificare quelle esistenti.
Şarkılar arasında var olan büyük benzerliklere rağmen İspanya yarışma dışı bırakılmamıştır.Curiosamente, al contrario del resto del paese, la corrida è vietata nelle Canarie.
Evren, belirli dönemlerde var olan ve yine belirli bir dönemde yok olan bir olgudur.Он решает, что оставлен в этом мире для какого-то большого свершения.
"Algı, daima var olan bir şeydir.Бытие - это всегда бытие сущего.
1872'de Émile Lemoine tarafından kurulan topluluk, var olan en eski matematik birliklerinden biridir.Основано в 1872 году Эмилем Лемуаном и является одним из старейших математических обществ в мире.
Bu terim hali hazırda var olan ya da önerilen popüler kontrol aygıtlarının genel bir tanımıdır.Термин представляет собой общее описание либо уже существующих или предлагаемых аппаратов народного контроля.
Büyük Selçuklular, kendilerinden önce var olan medreselerde öğretimi sürdürdüler, ama bununla yetinmediler.Утверждают, что прежним народам было приказано почитать этот день, но они этого не делали.
SAKALAR: geçmişte var olan bir hun devletinin ismidir.Прежние названия — Семендяево, Благовещенское.
Statükoyu sürdürmek var olan durumu olduğu gibi korumak anlamına gelir.Сохранить статус-кво — значит оставить всё так, как есть.
Beyaz bölümlerde bulunan yıldızlar ise ülkede var olan iki siyasi partiyi temsil etmektedir.По обе стороны звезды расположены два луча, которые присутствуют на государственном флаге страны.
Bir diğer deyişle madde, var olan tek tözdür.Итак, точка, в которой может существовать экстремум, единственная.
Yaratık, genel olarak var olan her canlı varlık, mahlûk.Верил он всем существом, органически.
Konuşulan diller, var olan bir dilin sözlü ifadelerinin bütünüdür.В каждом искусстве, как это уже признано, важен свой собственный язык.
İnsandır ki, bir şeyi meydana getirirken, önceden var olan maddeyi kullanır.Человек внезапно, без каких-либо предварительных предвестников (ауры), перестаёт двигаться, как бы каменеет.
Yeni değerlerin üretilmesi için, var olan eski değerlerin hiçe sayılması gerektiğini savunur. .Чтобы исправить их в прежнем виде нужны большие средства, которых не имеется.
Belge imzalatmada ise, saldırgan var olan bir belge için kolaylıkla sahte bir imza üretemez.Раньше это делалось для того, чтобы сделать невозможной подделку документов.
Ülke genelinde var olan sosyal sistem dünyadaki en kötü sistemler biri olarak görülmektedir.Система здравоохранения в Израиле считается одной из самых передовых в мире.
Var olan "sis", ne rüzgâr ne de yağmurla dağılıyordu.Ни ветры, ни осадки не смогли разогнать этот «туман».
Nesneler var olan cisimlerden oluşur.Вот некоторые из них с пластинок.
Her nasılsa, bir kez işitme sinyali verildiğinde var olan yankı için farklı müddetler önerilmiştir.И все же, хотя эти сигналы будут слышимы лишь мгновение, это разные сигналы.
SAKALAR: geçmişte var olan bir hun devletinin ismidir.(سبتمبر 2013) القرا هو لقب لقبائل الحكلي وهي إحدى اوائل القبائل القاطنة في إقليم ظفار .
Bugün var olan siyasi, ekonomik, teknolojik ve güvenlik ortamı sadece on yıl öncesinden bile çok farklıdır.إلا أن مشاكل تقنية ومالية وسياسية أدت إلى تأخير ذلك لأكثر من 10 سنوات.
Öncelikli var olan karakterler genellikle askerlerdir.وليس إلزاماً أن يكونوا جنوداً، بل هم في العادة جنود.
Statükoyu sürdürmek var olan durumu olduğu gibi korumak anlamına gelir.تبقى المبررات القانونية في البلاد كما هي.
Önceden var olan modüller, tasarımlara aşağıdan yukarıya bir tat katar.تمنح الوحدات الموجودة مسبقا نكهة التصميم من أسفل لأعلى للتصميمات.
Kozmik toz , uzayda var olan bir toz.الغبار الكوني هو نوع من الغبار الموجود بالفضاء الخارجي.
Var olan insan verileri ise zayıf sonuçlar verdi.Os dados em seres humanos demonstraram resultados pouco positivos.
Nadiren de olsa, ukiyo-e hareketinden önce var olan erotik boyalı el kitapları da bulunmaktadır.Apesar de raros, existe também em pergaminhos pintados a mão que precedem o movimento ukiyo-e.
Bu prensibe göre evrende var olan her şey bozulma eğilimindedir.De modo geral, tudo na natureza tende ao equilíbrio.
Bağımsızca kendi içinde var olan.Mulheres na Independência.
Seti@home projesi var olan en büyük kümedir.Seu projeto mais conhecido foi o plano urbanístico de Goiânia.
Sadece var olan şeylerin karışması ve ayrılması vardır.Agora só há um que você tem que alimentar e evoluir.
"Var olan zamansal olandır."«O que o tempo nos deixou».
Afrika kıtası ülkesi olan Malavi, üç bölgede var olan 28 ilçeden oluşmaktadır.Malawi é dividido em 3 regiões que compreendem um total combinado de 28 distritos.
Rüyalar aleminde var olan Freddy Krueger gerçek dünyadaki insanları öldürebilmektedir.Ver artigo principal: Freddy Krueger Freddy Krueger é um maléfico espírito que vive nos sonhos.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod