Praxeoloji denen bir öğreti olduğuna inanyorlardı, ekonomiden önce var olan bir öğreti.Verili, že existovala disciplína zvaná praxeológia, ktorá bola nadradená disciplína ku štúdiu ekonómie.
Praxeoloji denen bir öğreti olduğuna inanyorlardı, ekonomiden önce var olan bir öğreti.Verjamejo, da obstaja disciplina z imenom prakseologija, ki je bila predhodnica ekonomije.
Praxeoloji denen bir öğreti olduğuna inanyorlardı, ekonomiden önce var olan bir öğreti.Ze geloofden in een discipline genaamd praxeologie, die voorafgaat aan de studie van economie.
Praxeoloji denen bir öğreti olduğuna inanyorlardı, ekonomiden önce var olan bir öğreti.הם האמינו שהיתה דיסציפלינה שנקראה פרקסאולוגיה שהיא דיסציפלינה שקדמה ללימודי כלכלה
Praxeoloji denen bir öğreti olduğuna inanyorlardı, ekonomiden önce var olan bir öğreti.لقد اعتقدوا ان هناك سلوكاً يدعى براكسيولوجي وهو تخصص تمهيدي لدراسة الاقتصاد
Praxeoloji denen bir öğreti olduğuna inanyorlardı, ekonomiden önce var olan bir öğreti.それが経済学に先立つと考えていました 行動科学は選択や行動や意思決定に関する学問です
Rory Stewart: Pekala, bence Libya var olan klasik bir sorunu teşkil ediyor.네. 제 생각에 리비아는 전통적인 문제를 가지고 있습니다.
Rory Stewart: Pekala, bence Libya var olan klasik bir sorunu teşkil ediyor.Myślę, że Libia to klasyczny problem.
Rory Stewart: Pekala, bence Libya var olan klasik bir sorunu teşkil ediyor.Okej, jag tror Libyen utgör det klassiska problemet.
Rory Stewart: Pekala, bence Libya var olan klasik bir sorunu teşkil ediyor.רורי סטיוארט: לדעתי לוב מציבה את הבעיה הקלאסית.
Rory Stewart: Pekala, bence Libya var olan klasik bir sorunu teşkil ediyor.روي ستيورات : أعتقد أن ليبيا هي مشكلة كلاسيكية
Rory Stewart: Pekala, bence Libya var olan klasik bir sorunu teşkil ediyor.その問題というのは、
Sanki var olan en küçük atom olmuşsun, ama bütün evrenin kendisi de o atomun içinde.Alsof je een minuscuul atoompje geworden was - maar een atoom waarin het hele universum zit.
Sanki var olan en küçük atom olmuşsun, ama bütün evrenin kendisi de o atomun içinde.Ca și cum ai fi cel mai mic atom , dar întreg universul este în acest atom.
Sanki var olan en küçük atom olmuşsun, ama bütün evrenin kendisi de o atomun içinde.Comme si tu étais devenu le plus minuscule atome, mais que l'univers entier se trouvait dans cet atome...
Sanki var olan en küçük atom olmuşsun, ama bütün evrenin kendisi de o atomun içinde.Como si te hubieras convertido en el átomo mas pequeño, pero todo el universo esta dentro de ese átomo.
Sanki var olan en küçük atom olmuşsun, ama bütün evrenin kendisi de o atomun içinde.Jakbyś stał się najmniejszym atomem, a cały wszechświat był w tym atomie.
Sanki var olan en küçük atom olmuşsun, ama bütün evrenin kendisi de o atomun içinde.Jako kdybyste se stali tím nejmenším atomem, ale celý vesmír byl v tomto atomu.
Sanki var olan en küçük atom olmuşsun, ama bütün evrenin kendisi de o atomun içinde.Kuten olisi tullut pienimmäksi atomiksi, mutta koko universumi olisi siinä atomissa.
Sanki var olan en küçük atom olmuşsun, ama bütün evrenin kendisi de o atomun içinde.So als ob du zum winzigsten Atom geworden bist, aber sich das ganze Universum in diesem Atom befindet.
Silahlar, ordu ve polis, var olan düzeni devam ettiriyor.Armas, ejército y policía mantienen una sociedad establecida.
Silahlar, ordu ve polis, var olan düzeni devam ettiriyor.Armele, armata si politia intretin o societate stabilita.
Silahlar, ordu ve polis, var olan düzeni devam ettiriyor.Armi,esercito e poliziotti mantengono una società affermata.
Silahlar, ordu ve polis, var olan düzeni devam ettiriyor.Las armas, el ejercito y la policía mantienen una sociedad establecida.
Silahlar, ordu ve polis, var olan düzeni devam ettiriyor.Militär und Polizisten unterstützen ein überholtes System.
Silahlar, ordu ve polis, var olan düzeni devam ettiriyor.Senjata, tentara dan polisi menjaga masyarakat yagn sudah terbentuk.
Silahlar, ordu ve polis, var olan düzeni devam ettiriyor.Senjata, tentara dan polisi menjaga masyarakat yang telah terbentuk
Silahlar, ordu ve polis, var olan düzeni devam ettiriyor.Waffen, Armeen und Polizisten halten ein veraltetes System aufrecht.
Silahlar, ordu ve polis, var olan düzeni devam ettiriyor.Оръжията, армията и полицаите поддържат установено общество.
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?Acum ajungem la realitatea existenţială a povestirii.
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?Agora chegamos à realidade existencial da história, certo?
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?Alors maintenant on en arrive à la réalité existentielle de tout ça, non ?
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?Así que ahora llegamos a la realidad existencial de la historia, ¿verdad?
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?Così ora arriviamo alla realtà esistenziale della questione, giusto?
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?Dus nu komen we bij de existentiële realiteit van het verhaal.
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?És ezzel ott is vagyunk a történet egzisztenciális valóságánál, nem?
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?그래서, 이제 이야기의 실제 현실에 도착했습니다, 맞죠?
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?Och nu kommer vi till den existentiella sidan av saken, eller hur?
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?Oto egzystencjalna rzeczywistość.
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?Pääsimme kiinni tarinan eksistentiaaliseen todellisuuteen, vai mitä?
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?Så nu kommer vi til den eksistentielle del af historien, ikke?
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?Takže teď se dostáváme do existenční reality celého příběhu, že?
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?Vậy bây giở chúng ta đã hiểu rõ thực tế ngọn nguổn của câu chuyện rồi phải không?
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?Wir kommen jetzt also zur Essenz dieser Geschichte, ok?
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?Zdaj smo prišli do eksistencialne resničnosti v zgodbi, kajne?
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?Φτάνουμε τώρα στην υπαρξιακή πραγματικότητα της ιστορίας, σωστά;
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?Значи, сега стигаме до екзистенциалната част на историята, нали?
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?Тепер ми перейдемо до реальності, добре?
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?Теперь самое время перейти к экзистенциальной сущности вопроса?
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?עכשיו אנו מגיעים למציאות הקיומית של העניין, נכון?
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?لذلك الان نصل إلي الوجود الحقيقي للقصة ، صحيح ؟
Şimdi hikayenin var olan gerçekliğini anladık, değil mi?私が思うには ある意味 -後で説明しますが-
"Simya; kanunları, madde içinde var olan akı,sı... ...parçalanı,sını ve yeniden yapımını bilmektir.""A alquimia é conhecer as leis e o fluxo que existem na matéria, a sua decomposição e a sua reconstrução."
"Simya; kanunları, madde içinde var olan akı,sı... ...parçalanı,sını ve yeniden yapımını bilmektir.""Alchemia dąży do poznania praw i zależności rządzących materią, jej rozkładu i odtwarzania".
"Simya; kanunları, madde içinde var olan akı,sı... ...parçalanı,sını ve yeniden yapımını bilmektir.""Alkemia on aineen lakien ja virtauksen tuntemista"- -"ja aineen hajottamista ja kokoamista."
"Simya; kanunları, madde içinde var olan akı,sı... ...parçalanı,sını ve yeniden yapımını bilmektir.""Alkemi innebär kunskapen om materians lagar och flöde." "Dess sönderdelning och sammansättning."
"Simya; kanunları, madde içinde var olan akı,sı... ...parçalanı,sını ve yeniden yapımını bilmektir.""Alkymi er at kende materiens love og bevægelser, - - dens nedbrydning og omformning."
"Simya; kanunları, madde içinde var olan akı,sı... ...parçalanı,sını ve yeniden yapımını bilmektir.""L'alchimia è conoscere le leggi e il flusso all'interno della materia, la sua scomposizione e ricomposizione.
"Simya; kanunları, madde içinde var olan akı,sı... ...parçalanı,sını ve yeniden yapımını bilmektir.""Η αλχημεία είναι η γνώση των νόμων και της ροής της ύλης, της αποσύνθεσης, και της ανακατασκευής της."
"Simya; kanunları, madde içinde var olan akı,sı... ...parçalanı,sını ve yeniden yapımını bilmektir.""Алхимия - это знание законов и течений в материи, её расщепление и воссоздание".