Oyuncaklar ve onların doğasında var olan güçten konuşmak istiyorum.أريد أن أتحدث عن الالعاب، والقوة المتصلة بهم.
O zaman kim peygamberlerini ve var olan tek oğlunu gönderecekti?Chi manderà i suoi profeti e il suo figlio unigenito?
O zaman kim peygamberlerini ve var olan tek oğlunu gönderecekti?Cine-si va trimite profetii si pe singurul fiu?
O zaman kim peygamberlerini ve var olan tek oğlunu gönderecekti?Kto wyśle swoich proroków i swojego jedynego syna?
O zaman kim peygamberlerini ve var olan tek oğlunu gönderecekti?Quem é que vai enviar os seus profetas e o seu único filho gerado?
O zaman kim peygamberlerini ve var olan tek oğlunu gönderecekti?Vem skall sända sina profeter och sin enfödde son?
O zaman kim peygamberlerini ve var olan tek oğlunu gönderecekti?Wer wird seine Propheten senden und seinen eingeborenen Sohn?
O zaman kim peygamberlerini ve var olan tek oğlunu gönderecekti?Wie gaat zijn profeten en enig geboren zonen sturen?
O zaman kim peygamberlerini ve var olan tek oğlunu gönderecekti?Кой ще изпраща своите пророци и своя роден син?
O zaman kim peygamberlerini ve var olan tek oğlunu gönderecekti?מי הולך לשלוח את הנביאים או את ילדו היחיד ?
O zaman kim peygamberlerini ve var olan tek oğlunu gönderecekti?من الذي سيرسل انبياءه وابنه الوحيد؟
O zaman var olan bomba hedefleme araçları inanılmaz basitti.Alat pembidik bom yang tersedia saat itu sangatlah sederhana.
O zaman var olan bomba hedefleme araçları inanılmaz basitti.As miras que estavam disponíveis eram incrivelmente grosseiras.
O zaman var olan bomba hedefleme araçları inanılmaz basitti.Az elérhető bombacélzók hihetetlenül pontatlanok voltak.
O zaman var olan bomba hedefleme araçları inanılmaz basitti.Bijna iedereen schoot tekort. De beschikbare bommenrichters waren ongelooflijk primitief.
O zaman var olan bomba hedefleme araçları inanılmaz basitti.Bombsiktena som fanns tillgängliga var otroligt obearbetade.
O zaman var olan bomba hedefleme araçları inanılmaz basitti.Die Bombenzielgeräte, die es gab, waren ausserordentlich unausgereift.
O zaman var olan bomba hedefleme araçları inanılmaz basitti.I mirini da bombardamento di quel periodo erano incredibilmente rudimentali.
O zaman var olan bomba hedefleme araçları inanılmaz basitti.그나마 사용 가능했던 조준경들은 믿을수 없을만큼 조잡했었습니다
O zaman var olan bomba hedefleme araçları inanılmaz basitti.Les viseurs disponibles à l'époque était extrêmement rudimentaires.
O zaman var olan bomba hedefleme araçları inanılmaz basitti.Los visores disponibles eran muy rudimentarios.
O zaman var olan bomba hedefleme araçları inanılmaz basitti.Những thiết bị ngắm bom thời đó đều cực kỳ thô sơ.
O zaman var olan bomba hedefleme araçları inanılmaz basitti.Ówcześne celowniki były bardzo nieprecyzyjne.
O zaman var olan bomba hedefleme araçları inanılmaz basitti.Vizoarele pentru bombardament de atunci erau foarte primitive.
O zaman var olan bomba hedefleme araçları inanılmaz basitti.Zaměřovací systémy, které existovaly byly neuvěřitelně nepřesné.
O zaman var olan bomba hedefleme araçları inanılmaz basitti.Οι κατευθυντές βομβών που υπήρχαν τότε ήταν απίστευτα ανακριβείς.
O zaman var olan bomba hedefleme araçları inanılmaz basitti.Все существующие бомбовые прицелы были чрезвычайно примитивными.
O zaman var olan bomba hedefleme araçları inanılmaz basitti.Доступні на той час приціли для бомбометання були надзвичайно неточними.
O zaman var olan bomba hedefleme araçları inanılmaz basitti.Механизмите за насочване на бомби, които били разработени, били изключително недодялани.
O zaman var olan bomba hedefleme araçları inanılmaz basitti.כוונות ההפצצה שהיו זמינות היו ממש גסות.
O zaman var olan bomba hedefleme araçları inanılmaz basitti.فقد كانت موجهات القنابل الموجودة حينها فاشلةٌ تماماً
O zaman var olan bomba hedefleme araçları inanılmaz basitti.まったく未熟なものだったのです しかしノルデンは糸口を見つけ
Parayı kullanarak var olan somut refahı ölçüyoruz.la cual tiene al dinero como forma de medida
Parayı kullanarak var olan somut refahı ölçüyoruz.Това е физически просперитет, който се измерва чрез парите.
Pekala, bence Libya var olan klasik bir sorunu teşkil ediyor.Azt gondolom Líbia a klasszikus problémát veti fel.
Pekala, bence Libya var olan klasik bir sorunu teşkil ediyor.Baiklah. Saya rasa Libya menghadapi masalah klasik.
Pekala, bence Libya var olan klasik bir sorunu teşkil ediyor.Bien, creo que Libia representa el problema clásico.
Pekala, bence Libya var olan klasik bir sorunu teşkil ediyor.Credo che la Libia ponga il classico problema.
Pekala, bence Libya var olan klasik bir sorunu teşkil ediyor.Được thôi, tôi nghĩ Libya đặt ra vấn đề kinh điển.
Pekala, bence Libya var olan klasik bir sorunu teşkil ediyor.Je crois que la Libye pose un problème classique.
Pekala, bence Libya var olan klasik bir sorunu teşkil ediyor.Myslím si, že Libye představuje klasický problém.
Pekala, bence Libya var olan klasik bir sorunu teşkil ediyor.Myslím, že Líbya má klasický problém.
Pekala, bence Libya var olan klasik bir sorunu teşkil ediyor.Okay, ich denke, Libyen seht vor einem klassischen Problem.
Pekala, bence Libya var olan klasik bir sorunu teşkil ediyor.Ok, cred că Libia este o problemă clasică.
Pekala, bence Libya var olan klasik bir sorunu teşkil ediyor.Oké, Ik denk dat Libië het klassieke probleem laat zien.
Pekala, bence Libya var olan klasik bir sorunu teşkil ediyor.Penso que a Líbia representa o problema clássico.
Pekala, bence Libya var olan klasik bir sorunu teşkil ediyor.Εντάξει, νομίζω πως η Λιβύη θέτει το κλασικό πρόβλημα.
Pekala, bence Libya var olan klasik bir sorunu teşkil ediyor.Смятам, че Либия представлява класически проблем.
Pekala, bence Libya var olan klasik bir sorunu teşkil ediyor.Хорошо, я думаю у Ливии классическая проблема.
Peki, var olan düzen senin için zararlıysa nasıl değişim sağşayacaksın?Bagaimana jika keadaan yang sebenarnya ternyatab erbahaya bagi Anda, bagaimana Anda akan mengubahnya?
Peki, var olan düzen senin için zararlıysa nasıl değişim sağşayacaksın?Et si l'état actuel vous est nuisible, comment le changeriez vous ?
Peki, var olan düzen senin için zararlıysa nasıl değişim sağşayacaksın?Mitä jos valtio onkin sinulle haitallinen, miten sinä muutat sitä?
Peki, var olan düzen senin için zararlıysa nasıl değişim sağşayacaksın?¿Qué pasa si el actual estado es dañino para ti? ¿Cómo la cambiarías?
Peki, var olan düzen senin için zararlıysa nasıl değişim sağşayacaksın?Se il sistema è dannoso per te, cosa farai per cambiarlo?
Peki, var olan düzen senin için zararlıysa nasıl değişim sağşayacaksın?Was aber, wenn dieser gegenwärtige Zustand schädlich für einen ist? Wie soll man ihn dann verändern?
Peki, var olan düzen senin için zararlıysa nasıl değişim sağşayacaksın?Но ако те са опасни за вас, как ще ги промените?
Praxeoloji denen bir öğreti olduğuna inanyorlardı, ekonomiden önce var olan bir öğreti.De mente, at der var en disciplin kaldet praxeologi, som er en tidligere disciplin i at studere økonomi.
Praxeoloji denen bir öğreti olduğuna inanyorlardı, ekonomiden önce var olan bir öğreti.Họ tin rằng đã có một môn học được gọi là praxeology, đó là một môn tiền đề cho nghiên cứu kinh tế.
Praxeoloji denen bir öğreti olduğuna inanyorlardı, ekonomiden önce var olan bir öğreti.그들은 경제학의 전문이 인간행동학이라는 학문이라고 믿었습니다.
Praxeoloji denen bir öğreti olduğuna inanyorlardı, ekonomiden önce var olan bir öğreti.Měli za to, že je třeba ovládnout vědu zvanou praxeologie, než se člověk začne zabývat ekonomií.