Kyoko benim için valizimi taşıyacak kadar yeterince kibardı.Kyoko was kind enough to carry my baggage for me.
Valizlerimi toplamak uzun zamanımı aldı.It took me ages to pack up my suitcases.
O dün gece valizini hazırlamayı bitirdiğinden dolayı bu sabah erken hazırlanabildi.She was able to be ready early this morning, because she finished packing last night.
Bu valizi tek başıma taşıyamam.I can't carry this suitcase by myself.
Vali, kenti ziyaret etti.The governor visited the city.
Tom valizini topluyor.Tom is packing up.
Sadece valizimden uzak dur.Just stay out of my suitcase.
Valizlerini taşımana yardım etmemi ister misiniz?Would you like me to help you with your suitcases?
Valizlerin nerede?Where are your suitcases?
Bu valizi taşıyamam. O çok ağır.I can't carry this suitcase. It's too heavy.
Valizimi kaybettim.I have mislaid my baggage.
Mitt Romney Massachusetts'in eski valisiydi.Mitt Romney is the former governor of Massachusetts.
Bu valizleri nereye koymamı istiyorsun?Where do you want me to put these suitcases?
Benim yalnızca bu valizim var.I only have this baggage.
Bu benim valizimdi.It was my suitcase.
Ben sadece iki valiz getiriyorum.I'm only bringing two suitcases.
Valizlerini topla. Kovuldun.Pack your bags. You're fired.
Bu vali, yetkisini kötüye kullandı.The governor abused his authority.
Valizimi odamda aşağı getir.Bring the suitcase down from my room.
Bu boyuttaki bir valiz çok kullanışlıdır.A valise of this size is very handy.
Bu bir deri valiz.It's a leather valise.
Tom'un valizini nereye koyduğunu bilmiyorum.I don't know where Tom put his suitcase.
Gömleklerimi katladım ve onları valizime koydum.I folded my shirts and put them in my suitcase.
Tom'a valizini geride bıraktırdım.I made Tom leave his suitcase behind.
Valizlerimi zaten hazırladım.I've packed my suitcases already.
Onların etraftaki valizlerini çekmeyeceğim.I'm not going to drag their suitcases around.
Valizine senin için göz kulak olurum.I'll keep an eye on your suitcase for you.
Lütfen bana valizimi nereye koyacağımı göster.Please tell me where to put my suitcase.
Valizleri, Tom'un odasına koyacağım.I'll put the suitcases in Tom's room.
Ben valizlerim için sonra geri geleceğim.I'll be back for my suitcases later.
Benim valizim kayboldu.My suitcase was lost.
Ben biletleri alırken valizime göz kulak ol.Keep an eye on my suitcase while I buy the tickets.
Tom ve Mary henüz valizlerini açmadı.Tom and Mary haven't unpacked their suitcases yet.
Tom iki valiz taşıyarak Mary'nin peşinden gitti.Tom followed behind Mary, carrying two suitcases.
Tom'un valizinde Mary için bir şey var.Tom has something in his suitcase for Mary.
Tom'un valizlerini taşımasına yardım etmeliydin.You should've helped Tom carry his suitcases.
Tom valizimi taşımak için yeterince nazikti.Tom was kind enough to carry my suitcase for me.
Tom Mary'nin valizlerini nereye koymasını istediğini bilmiyordu.Tom didn't know where Mary wanted him to put her suitcases.
Valizimi toplamama yardım eder misin?Will you help me pack my suitcase?
Tom'un affedilmesi vali tarafından onaylandı.Tom's pardon was granted by the governor.
Vali suçluyu affetti.The governor pardoned the criminal.
Hiçbir şey genel valiyi kurtaramaz.Nothing can save the Governor-General.
Tom Mary'nin valizini onun için taşıdı.Tom carried Mary's suitcase for her.
Valize sığanları alabildim ancak.I could only take what fit into the suitcase.
Sadece valize koyabildiklerimi aldım.I could only take what fit into the suitcase.
Bütün valizlerimiz nerede?Where are all our suitcases?
Gezinde kaç tane valiz alıyorsun?How many suitcases are you taking on your trip?
Bana valizlerimi nereye koymam gerektiğini söyle.Tell me where I should put my suitcases.
Tom valizinin kilidini açtı.Tom unlocked his suitcase.
Benim valizim Tom'unki kadar ağır değil.My suitcase isn't as heavy as Tom's.
Tom valizini bıraktı ve kaçtı.Tom dropped his suitcase and ran away.
Tom Mary'ye valizini nereye koyacağını söyledi.Tom told Mary where to put her suitcase.
Tom'a valizini nereye koyacağını söyledim.I told Tom where to put his suitcase.
Tom bize valizlerimizi nereye koyacağımızı söyledi.Tom told us where to put our suitcases.
Tom'a valizlerini nereye koymasını söyledin?Where did you tell Tom to put his suitcases?
Valizlerimi burada bırakmak güvenli mi?Is it safe to leave my suitcase here?
Valiziniz çok ağır.Your suitcase is too heavy.
Valizin hangisi?Which is your suitcase?
Şimdi vardım. Valizimi bile henüz boşaltmadım.I've just arrived. I haven't even emptied my suitcases yet.
Valilik için aday olmalısın.You should run for governor.