Ana içeriğe geç
Sözlük

vali ile cümle

vali kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Herkes vali seçilmiş olmayı diledi.Everybody wished he had been elected governor.
Lisa, ben tren biletlerimizi alırken, benim valize göz kulak ol.Lisa, keep an eye on my suitcase while I buy our train tickets.
Valiz kirli çamaşırlardan başka bir şey içermiyordu.The suitcase contained nothing but dirty clothes.
Sanırım valizim çalındı.I think my suitcase was stolen.
Valizlerimden biri kayıp.One of my suitcases is missing.
Bu valize göz kulak olun.Keep an eye on this suitcase.
Bu valizi sizin için taşırım.I'll carry this suitcase for you.
Kumiko havaalanında valizini bir hamala taşıttı.Kumiko got a porter to carry her suitcase at the airport.
Valizini taşıyayım.Let me carry your suitcase.
Valizimi bulamıyorum.I can't find my suitcase.
Valizim kırık.My suitcase is broken.
Valizimi odama taşıttım.I had my suitcase carried to my room.
Hamala valizlerimi odama taşıttım.I had the porter take my suitcases to my room.
Hamala valizimi taşıttım.I had the porter carry my suitcase.
Ona valizimi odaya taşıttım.I had him take my suitcase to the room.
ona valizimi yukarı taşıtacağım.I'll get him to carry my suitcase upstairs.
Vali, örtülü ödenekteki parayı aldı.The governor took the money out of a slush fund.
Valinin konuşması dergide yayınlandı.The governor's speech was published in the magazine.
Vali komisyonun cevabıyla şaşırmıştı.The governor was surprised by the commission's response.
Vali bandı kesti ve yeni köprü açıldı.The governor cut the tape and opened the new bridge.
Vali mağdurlara yardım sağlamaya karar verdi.The governor decided to provide assistance for the victims.
Ona, bu valizi üst kata taşıtacağım.I'll get him to carry this case upstairs.
O, aceleyle valizini hazırladı.He hastily packed his bags.
O seçileceğini ve vali olacağını söyledi.He said that he would be elected and that he would become governor.
Tüm elbiselerini valize koydu.She bundled all her dresses into the suitcase.
Yanında çok valiz aldı.She took a lot of baggage with her.
Ben valiyi bilmem ama ben onunla tanışmak isterdim.I don't know the mayor but I'd like to meet him.
Ben vali ile konuşma fırsatından yararlanmak istiyorum.I want to take advantage of the opportunity to speak to the governor.
Yeni vali daha önce hiç göreve gelmedi.The new governor has never held office before.
Mahkûm vali tarafından affedildi.The prisoner was pardoned by the governor.
Lütfen valizini aç.Please open your suitcase.
Kaliforniya valiliğine adaylığını koydu.He ran for governor of California.
O, Ohio valisi olarak görev yaptı.He served as governor of Ohio.
1962 de, valiliğe adaylığını koydu, ve kaybetti.In 1962, he ran for governor, and lost.
1944 yılında Teksas valisi seçildi.He was elected governor of Texas in 1994.
O tekrar vali olacağını kendisine söz verdi.He promised himself he would again be governor.
Vali öfkeliydi.The governor was furious.
Teksas valisi kızgındı.The governor of Texas was furious.
Rockefeller New York'un valisiydi.Rockefeller was governor of New York.
Vali bir soruşturma emretti.The governor ordered an investigation.
Bay Clinton, o zamanlar Arkansas'ın valisiydi.Mr. Clinton was governor of Arkansas at the time.
Vali meselesinin kesintisiz görüntüleri internette ortaya çıktı.Uncut footage of the governor's affair has surfaced on the Internet.
O ona valizi nereye koyacağını söyledi.She told him where to put the suitcase.
Buradaki bu valiz kime aittir?Who does this suitcase here belong to?
Bu valizi nasıl açacağımı bilmiyorum.I can't figure out how to open this suitcase.
Sakıncası yoksa, valizinizi kontrol edebilir miyiz?If you don't mind, may we inspect your suitcase?
Valizi taşıması için onu zorladım.I forced him to carry the suitcase.
Tom valizini paketlemeyi bitirdi.Tom finished packing his suitcase.
Tom'un valizini hazırlamasına yardım eder misin?Could you help Tom pack his suitcase?
Tom valizin anahtarını Mary'ye verdiğini hatırlıyor.Tom remembers giving Mary the key to the suitcase.
Tom Mary'ye valizini taşıttı.Tom made Mary carry his suitcase.
Tom Mary'nin valizini kaldıramadı.Tom couldn't lift Mary's suitcase.
Mary Tom'dan valizini taşımasını istedi.Mary asked Tom to carry her suitcase.
Tom'a sarıldıktan sonra, Mary valizini aldı ve gitti.After hugging Tom, Mary picked up her suitcase and left.
Tom sadece valizini topladı ve gitti.Tom just packed up and left.
Tom giysilerini katladı ve onları valizine koydu.Tom folded his clothes and put them in his suitcase.
Tom her şeyi valizine tıktı.Tom crammed everything into his suitcase.
Tom sahip olduğu her şeyi küçük bir valiz içerisinde taşıdı.Tom carried everything he owned in a small suitcase.
Tom valizini yeniden topladı.Tom repacked his suitcase.
Bu, valizini bulduğum adam.That's the man whose suitcase I found.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod