Ana içeriğe geç
Sözlük

vali ile cümle

vali kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1821'de bu valilikten azledilmiş; vezirliği de kaldırılmış ve Tokat'a sürgüne gönderilmiştir.1861 wurde das Gut verkauft und aus der Matrikel gestrichen.
"Valiye bombalı saldırı".Hier schnappen sie den Konsulats Bomber.
Amasya Valiliği sonrasında Afyonkarahisar Valisi olarak atandı.Nach dem Ende seiner Gouverneurszeit wurde Donahey Präsident einer Versicherungsgesellschaft.
Daha sonra Bağdat valisi Sokulluzade Hasan Paşa'yı Tokat'ta kuşattı.Daraufhin sucht der Zauberer Aladin in ganz Bagdad.
Fakat bir türlü Vali Cemal Bey, Konya’yı terk etmez.Der neue Schlossherr muss Sir Condy nicht hinauswerfen.
Vali'nin istemediği şey aslında sorumluluk.Die einzige Herrschaft, die der Mensch akzeptieren solle, sei die Vernunft.
Bu sefer seçimi kazandı ve Massachusetts valisi oldu.Diesmal nahm er die Wahl an und wurde zum Stadtpräsidenten von Luzern gewählt.
Gene de vali, elinde bulundurduğu gücü korumuştur.Rey macht sich unterdessen weiter mit der Macht vertraut.
O dönemde otuz yedi yaşında Türkiye'nin en genç valisi olmuştu.Mit 38 Jahren war er der jüngste Gouverneur der Türkei.
Yerine bir vali atanır.An seiner Stelle regierte ein Ständerat.
Vali ve Lilly birlikte uyumaktadır.Elijah und Hayley schlafen miteinander.
Beja etrafından bulunan yerleskelerin hemen hepsi bu valiye (ve Abbasi halifesi Mansur'a) biat ettiler.Die Siedler am östlichen Ende waren sich selbst überlassen und regelten ihre Angelegenheiten entsprechend.
Eskişehir Valiliği Yayınları, 43, s. 50-55."Das Affrikatenproblem" S. 50–55.
Valilik ilk kurulduğunda 78 şehirden oluşuyordu.Schon am Gründungstag hatte die Gruppe 78 Mitglieder.
1 Ağustos 2012 tarih ve 2012/3511 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Bitlis Valiliğine atanmıştır.Unter dem Aktenzeichen 28 O 1065/11 gab das Landgericht Ende Mai 2012 der Klage statt.
Her iki memur Valilik kararıyla görevden uzaklaştırıldı.Die beiden Kommissare werden aufgrund ihres eigenmächtigen Vorgehens vom Dienst suspendiert.
23 Kasım'da Diyarbekir Valiliğine atandı.Am 22. November 1999 hielt sie ihre Antrittsrede.
24 Nisan 1919 tarihinde tekrar Konya Valiliğine atandı.Am 24. November 1949 wurde er wiedergewählt.
1719-1720 yıllarında 8 ay Diyarbekir valiliği yaptı.1897 und 1899 nahm er ein halbes Jahr Urlaub.
Yeni Zelanda'nın ilk valisi William Hubson'ın 1841 yılında ilan ettiği ilk başkent Auckland'tir.Das erste Government House in Auckland wurde vom ersten Gouverneur Neuseelands William Hobson 1841 erbaut.
Sonraki yıllarda Haccâc'ın valilik yetkileri daha da genişletildi.In den folgenden Jahren konnte Philipp seinen Machtbereich sogar ausweiten.
Vali, sinirli bir şekilde elindeki kitabı bir köşeye fırlatır.Wütend wirft der Mann sein Buch kurz darauf weg.
Virginia Eyalet Meclisi'nde çalışmış ve daha sonra Virjinya valisi olmuştur.Er wurde in das Repräsentantenhaus von Virginia gewählt und war anschließend Attorney General seines Staates.
Kraliçe, atadığı bir Genel Vali aracılığıyla temsil edilir.Die Königin wird hierbei vom Generalgouverneur vertreten.
Merkez Valisi olarak görev yaparken 5 Ocak 2010 yılında emekli olmuştur.Aus diesem Grund trat er am 5. Dezember als Gouverneur zurück.
Küçüksu'daki Mihrişah Vâlide Sultan Çeşmesi.Der Brunnen des Seligen Joseph am Waidmarkt.
30 Aralık 2005 tarihinden Kırşehir Valiliğine atanmıştır.Am 30. Oktober 2007 wurde dieses historische Fachwerkhaus abgerissen.
İlk Valilik görevini 1913 yılında Van'da yaptı.Die erste ausländische Niederlassung wurde 1913 in Wien gegründet.
Görevi eyalet valisini temsil etmektir.Repräsentationen der Staatsgewalt.
Genç kral II. Luarsab döneminde 1608 yılında Tiflis, Tshinvali ve Dvals kentlerinin valisi olarak atanır.Dieser ernannte Saakadze 1608 zum Statthalter von Tiflis, Zchinwali und Dwaleti.
Ocak 1709'da Halep valiliğine atandı.Dies ereignete sich im Januar 1709.
Yürütme, Halk tarafından seçilmiş Vali ve yine seçilmiş hükümeti tarafından icra edilir.Von Bürgern gestiftet, durch Bürger wieder errichtet.
Bu valiliği sırasında Kütahya'daki Saadettin Camii'yi yeniden yaptırmıştır.Für diese wurde er im Verhältniswahlblock Kyūshū wieder ins Shūgiin gewählt.
Aynı yıl sonlarında Maraş (Zülkadiriye) Eyalet valiliğine nakledildi.Ende desselben Monats wurde Regierungsland in Hay verkauft.
Sonra vezirlikle Mısır valiliğine gönderildi.Er wurde hier in Erntedankfesten verehrt.
Bu olay Virginia valisi Alexander Spotswood'un dikkatini çekti.Benannt wurde es nach Vizegouverneur Alexander Spotswood.
Hazarlar'ın Kırım valisi Bolan Museviliği kabul etti.Der Skipetar Hajdar hat Kara Blutrache geschworen.
1466 yılında ise Teselya ve Makedonya'ya vali olarak atanmıştır.1466 wurde er Wālī (Gouverneur) von Thessalien und Makedonien.
Rick, Vali'yi yakalar ve ikili birbirlerini yumruklamaya başlar.Er trifft auf Rita, die beiden umarmen sich.
13 Eylül 2005 tarihinde ise valilik tarafından yenilenmiştir.Am 15. September wurde die neue Regierung vereidigt.
Daha sonra Halep ve Aydın valiliklerinde bulundu.Das Material wurde am Ende in Eisenkoffern verpackt und versiegelt.
781-782: Sicilya theması valisi Elpidius'a karşı imparatorluk seferi.781 war Sizilien Schauplatz der Rebellion des Elpidios gegen Kaiserin Irene.
Kıbrıslı Mehmet Emin Paşa bundan sonra Eylül 1861'de Edirne Valiliğine atandı.Der gebürtige Sachse Hoffmann wurde Anfang Januar 1869 vereidigt.
Arkasında büyük destek olmasına rağmen Genel Vali seçilmedi.Jedes Mal wurde eine Begnadigung trotz guter Führung abgelehnt.
Şehrin valisi 1 Mayıs 2014 tarihine kadar Gerard Millet'tir.An der Spitze der Gemeinde steht seit 1. Mai 2014 Konrad Zeiler.
Temmuz 1851'de Bosna Valisi iken vefat etti.Er starb noch während seiner Amtszeit im Juli 1852.
Ağustos 1912-Mayıs 1913 tarihleri arasında Van valiliği yaptı.Ihr Nachlass wurde am 12. und 13. Mai 1931 in Wien versteigert.
Valizim kırık.Ma valise est cassée.
Valiz kirli çamaşırlardan başka bir şey içermiyordu.La valise ne contenait rien d'autre que des vêtements sales.
Valiz sadece kirli çamaşırlar içeriyordu.La valise ne contenait rien d'autre que des vêtements sales.
Tom sahip olduğu her şeyi küçük bir valiz içerisinde taşıdı.Tom portait dans une petite valise tout ce qu'il possédait.
Valizlerini ağırlaştırıyorsun.Tu alourdissais tes valises.
Valizlerimizi ağırlaştırdık.Nous avons alourdi nos valises.
Valizin içinde ne var?Qu'y a-t-il dans la valise ?
Yolculuğa çıkmak için valizini hazırlıyor.Il prépare sa valise pour partir en voyage.
Valizleri hazırlamayı bitirdin mi?Tu as fini de faire tes bagages ?
Valizimde bir tişört var.J'ai un T-shirt dans ma valise.
Şüpheli Michonne, Vali ve adamları tarafından getirilen Ulusal Muhafaza araçlarını incelemketedir.Michonne, suspecte, examine les véhicules de la Garde nationale récupérés par le gouverneur et ses hommes.
Roma valisi ve Senatör olan babası, MÖ 59 yılında doğal nedenlerden dolayı ölmüştür.Son père, gouverneur et sénateur romain, meurt en 59 av. J.-C. de causes naturelles.
Ama Valide Sultan onun tavsiyesini kabul etmedi.Mais, le Sultan refusa de suivre ses conseils.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod