Yaygın bir varsayım, kuantum vakumunun kozmolojik sabite eşit olmasıdır.Tavaline eeldus on, et kvantvaakum on võrdne kosmoloogilise konstandiga.
Weinberg'e göre, vakum enejisinin yaşamla uyumlu olacağı alan son derece nadir olurdu.Weinbergi sõnul oleks paigad, kus kosmoloogiline konstant on sobilik elu tekkeks, võrdlemisi haruldased.
Bilgisayar yaklaşık 6000 vakum tüpü, 12000 diyota sahipti ve 56 kW’lık güç tüketimine sahipti.EDVAC sisaldas peaaegu 6000 lampi ja 12 tuhat dioodi ning tarbis võimsust 56 kW.
Aslında vakum üniteden çok elektrik geçirgenliği olan bir aracı gibi davranır.Kohtusaal olevat olnud justkui elektrit täis.
Kapaklar fareler tarafından yenince vakumlar ancak bir yıl çalışmaya devam edebildi.Leidmata basskitarristi, harjutasid nad koos kuni aasta.
1950'lerde vakum lambalarını küçültüyorlardı, ufalttıkça ufalttılar.1950년대에는 진공관의 크기를 줄이려고 노력했었어요.
1950'lerde vakum lambalarını küçültüyorlardı, ufalttıkça ufalttılar.Az 50-es években zsugorították a vákuumcsöveket, egyre kisebbé és kisebbé téve őket.
1950'lerde vakum lambalarını küçültüyorlardı, ufalttıkça ufalttılar.Dans les années 50, ils réduisaient la taille des tubes à vide, les rendant de plus en plus petits.
1950'lerde vakum lambalarını küçültüyorlardı, ufalttıkça ufalttılar.En la década de 1950 reducíamos los tubos de vacío haciéndolos más pequeños.
1950'lerde vakum lambalarını küçültüyorlardı, ufalttıkça ufalttılar.I 1950'erne gjorde de vacuumrør mindre, og lavede dem mindre og mindre.
1950'lerde vakum lambalarını küçültüyorlardı, ufalttıkça ufalttılar.În 1950 micşorau tuburi vidate, făcându-le din ce în ce mai mici.
1950'lerde vakum lambalarını küçültüyorlardı, ufalttıkça ufalttılar.In de jaren '50 verkleinden ze vacuüm buizen, en maakten ze kleiner en kleiner.
1950'lerde vakum lambalarını küçültüyorlardı, ufalttıkça ufalttılar.In den 1950ern verkleinerte man Vakuumröhren.
1950'lerde vakum lambalarını küçültüyorlardı, ufalttıkça ufalttılar.Nel 1950 abbiamo iniziato a rimpicciolire le valvole, rendendole sempre più piccole.
1950'lerde vakum lambalarını küçültüyorlardı, ufalttıkça ufalttılar.Od 1950 roku zmniejszano lampy elektronowe, uzyskując coraz mniejsze i mniejsze.
1950'lerde vakum lambalarını küçültüyorlardı, ufalttıkça ufalttılar.Pada tahun 1950, mereka menyusutkan tabung vakum, membuatnya semakin kecil dan kecil.
1950'lerde vakum lambalarını küçültüyorlardı, ufalttıkça ufalttılar. Sonunda bir duvara çarptılar.Em 1950 encolhiam-se tubos de vácuo, tornando-os cada vez mais pequenos, até que chegaram ao limite.
1950'lerde vakum lambalarını küçültüyorlardı, ufalttıkça ufalttılar.Στη δεκαετία του '50 μείωναν το μέγεθος των σωλήνων κενού καθιστώντας τους μικρότερους και μικρότερους.
1950'lerde vakum lambalarını küçültüyorlardı, ufalttıkça ufalttılar.През 50-те години на 20-ти век учените са смалявали вакуумните тръби, като са ги правили по-малки и по-малки.
1950'lerde vakum lambalarını küçültüyorlardı, ufalttıkça ufalttılar.בשנות ה50 של המאה ה20 כיווצו שפופרות ואקום,
1950'lerde vakum lambalarını küçültüyorlardı, ufalttıkça ufalttılar.في الخمسينات كانوا يصغرون حجم الأنابيب المفرغة
1950'lerde vakum lambalarını küçültüyorlardı, ufalttıkça ufalttılar.それらを 小さく、小さくしていきます。ついには限界につきあたります
Ancak haydi biz sanki bize seçenekler sunulmamış gibi düşünelim. Ve bunu bir vakumda yapmak zorundaydık.Ale předstírejme, že ty možnosti nemáme a musíme to udělat v izolaci.
Ancak haydi biz sanki bize seçenekler sunulmamış gibi düşünelim. Ve bunu bir vakumda yapmak zorundaydık.Ale załóżmy, że nie dali nam wielu odpowiedzi i musimy to zrobić z niczego.
Ancak haydi biz sanki bize seçenekler sunulmamış gibi düşünelim. Ve bunu bir vakumda yapmak zorundaydık.But let's pretend seperti bahwa mereka tidak memberikan pilihan dan kita harus melakukan ini dalam kekosongan.
Ancak haydi biz sanki bize seçenekler sunulmamış gibi düşünelim. Ve bunu bir vakumda yapmak zorundaydık.Maar stel dat we geen keuzes hadden en het zelf moesten oplossen.
Ancak haydi biz sanki bize seçenekler sunulmamış gibi düşünelim. Ve bunu bir vakumda yapmak zorundaydık.Ma facciamo finta che non ci abbiano dato scelte e avessimo dovuto farlo in uno spazio.
Ancak haydi biz sanki bize seçenekler sunulmamış gibi düşünelim. Ve bunu bir vakumda yapmak zorundaydık.Mas vamos fingir como que eles não nos dão escolhas e nós tivemos que fazer isso em um vácuo.
Ancak haydi biz sanki bize seçenekler sunulmamış gibi düşünelim. Ve bunu bir vakumda yapmak zorundaydık.Но давайте представим, как и что они не дают нам выбора и мы должны были сделать это в вакууме.
Başla! Vakuma 30 saniye. Ana sübaplar çalıştırıldı.Do dzieła! <i>Utrata ciśnienia za 30 sekund.</i> <i>Główne zawory otwarte.</i>
Başla! Vakuma 30 saniye.Légmentesítés 30 mp múlva.
Başla! Vakuma 30 saniye..בנאס"א לא לוקחים סיכונים .אנחנו מאבטחים הכל
Başla! Vakuma 30 saniye.التفريغ خلال ثلاثين ثانية
Bir istiridyenin kabuğu serttir. Vakumlu kaplar, büyük fırınlar yoktur; zehir yoktur; kirlilik yoktur.Eine Muschel ist hart, ohne Vakuen, ohne Öfen, ohne Giftstoffe, ohne Verschmutzung.
Biz bu oyunları bir vakum yoktur hatırlamak zorunda.Dobbiamo ricordarci che questi giochi non esistono in una sorta di spazio vuoto.
Biz bu oyunları bir vakum yoktur hatırlamak zorunda.Il faut se souvenir que les jeux vidéos n'existent pas dans la vide.
Biz bu oyunları bir vakum yoktur hatırlamak zorunda.게임은 세상과 동떨어진 존재가 아닙니다
Biz bu oyunları bir vakum yoktur hatırlamak zorunda.Musimy pamiętać, że gry te nie funkcjonują w próżni.
Biz bu oyunları bir vakum yoktur hatırlamak zorunda.Tenemos que recordar que estos juegos no existen en el vacío.
Biz bu oyunları bir vakum yoktur hatırlamak zorunda.Wir dürfen nicht vergessen, dass diese Spiele nicht in einem Vakuum existieren.
Biz bu oyunları bir vakum yoktur hatırlamak zorunda.אנחנו חייבים לזכור שהמשחקים האלה לא קיימים בוואקום.
Biz bu oyunları bir vakum yoktur hatırlamak zorunda.ゲームはますます影響力を増しており、 社会と文化のエコシステムの大切な一部です。
Bu burada bir vakum ve bazı sıcaklıkları.약간의 온도가 있다고 생각할때 약간의 온도가 있다고 생각할때
Bu burada bir vakum ve bazı sıcaklıkları.温度があるとする。 そして、こっちは水の分子だったけど、
Bu, grubumdaki insanların proje boyunca çok fazla vakum yaptığı anlamına geliyor.Asta înseamnă că oamenii din acest grup au lucrat mult cu aspiratorul pentru acest proiect.
Bu, grubumdaki insanların proje boyunca çok fazla vakum yaptığı anlamına geliyor.C'est-à-dire que les gens dans mon groupe passaient l'aspirateur assez souvent pendant ce projet.
Bu, grubumdaki insanların proje boyunca çok fazla vakum yaptığı anlamına geliyor.Ciò significa che i componenti del mio gruppo hanno usato parecchio l'aspirapolvere durante il progetto.
Bu, grubumdaki insanların proje boyunca çok fazla vakum yaptığı anlamına geliyor.Das hatte zur Folge, dass mein Team während dieses Projektes sehr viel staubgesaugt hat.
Bu, grubumdaki insanların proje boyunca çok fazla vakum yaptığı anlamına geliyor.Dette betyder at menneskerne i min gruppe støvsugede meget i løbet af dette projekt.
Bu, grubumdaki insanların proje boyunca çok fazla vakum yaptığı anlamına geliyor.Điều này có nghĩa là những người trong nhóm chúng tôi phải làm rất nhiều việc hút bụi trong dự án này.
Bu, grubumdaki insanların proje boyunca çok fazla vakum yaptığı anlamına geliyor.Dit kwam erop neer dat de mensen in mijn groep heel wat moesten stofzuigen tijdens dit project.
Bu, grubumdaki insanların proje boyunca çok fazla vakum yaptığı anlamına geliyor.Ez azt is jelenti, hogy a csapatom tagjai rengeteget porszívoztak a projekt során.
Bu, grubumdaki insanların proje boyunca çok fazla vakum yaptığı anlamına geliyor.Ini berarti bahwa orang-orang dalam kelompok saya banyak melakukan penyedotan dalam proyek ini.
Bu, grubumdaki insanların proje boyunca çok fazla vakum yaptığı anlamına geliyor.Inými slovami, môj tím musel kvôli tomuto projektu veľa vysávať.
Bu, grubumdaki insanların proje boyunca çok fazla vakum yaptığı anlamına geliyor.Isto significa que as pessoas do meu grupo aspiraram bastante ao longo de todo o projecto.
Bu, grubumdaki insanların proje boyunca çok fazla vakum yaptığı anlamına geliyor.말인 즉슨 저와 함께 일한 사람들이 이 프로젝트를 하는 동안 진공청소기를 많이 썼다는 뜻이죠.
Bu, grubumdaki insanların proje boyunca çok fazla vakum yaptığı anlamına geliyor.Lo que quiere decir que mis compañeros de grupo pasaron a menudo la aspiradora durante este proyecto.
Bu, grubumdaki insanların proje boyunca çok fazla vakum yaptığı anlamına geliyor.Oznacza to, że mój zespół musiał bardzo dużo odkurzać w trakcie tego projektu.
Bu, grubumdaki insanların proje boyunca çok fazla vakum yaptığı anlamına geliyor.V praxi to znamenalo, že lidé v mé skupině během projektu často používali vysavač.
Bu, grubumdaki insanların proje boyunca çok fazla vakum yaptığı anlamına geliyor.Нашей команде пришлось очень много пылесосить за всё время нашей работы.