Mesela şimdi odada oturuyorsun, sabahın bu erken vaktinde. Düşünüyorsun...As soon as you are sitting in this room, early in the morning, you think...
Ne çok kötü ol ne de akılsız. Niçin vaktinden önce ölesin?Don't be too wicked, neither be foolish. Why should you die before your time?
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.Peter and John were going up into the temple at the hour of prayer, the ninth hour .
Derken büyücüler belli bir günün belirlenen vaktinde bir araya getirildi.So the magicians were assembled at a stated time and place on an appointed day.
Böylelikle büyücüler, bilinen bir günün belli vaktinde biraraya getirildi.So the magicians were assembled at a stated time and place on an appointed day.
"Bilinen bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır."Will be gathered together on a certain day which is predetermined.
Sihirbazlar, belirli bir günün bildirilen vaktinde toplandılar.So the magicians were assembled at a stated time and place on an appointed day.
De ki: "Şüphesiz öncekiler de, sonrakiler de belli bir günün belirli bir vaktinde toplanacaklardır."Say: "Indeed, the earlier and the later generations
Hayız vaktinde kadınlardan çekilin, temizleninceye dek onlara yaklaşmayın.So keep away from women in this state till they are relieved of it.
Hiçbir ümmet, ne helak edileceği zamanı mukadder vaktinden öne alabilir, ne de onu geciktirebilir.No people can hasten or delay the term already fixed for them.
Elbette bilinen günün muayyen ve mukadder vaktinde toplanacaksınız.Will be gathered together on a certain day which is predetermined.
Nihayet büyücüler belirlenen bir günün, belirlenen bir vaktinde bir araya getirildi.So the magicians were assembled at a stated time and place on an appointed day.
Böylece sihirbazlar belli bir günün tayin edilen vaktinde biraraya getirildi.So the magicians were assembled at a stated time and place on an appointed day.
Belli bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır!Will be gathered together on a certain day which is predetermined.
Mahşer vaktinde sizi toplayacağı gün, işte o zarar günüdür.The day He will gather you together on the Day of Gathering, will be the day of Judgement.
Güneşe ve kuşluk vaktindeki aydınlığınaI CALL TO witness the sun and his early morning splendour,
Onu tam vaktinde koparacak olan O'ndan başkası değildir.No one can reveal it except He.
Böylece, sihirbazlar belli bir günün tayin edilen vaktinde bir araya getirildi.So the magicians were assembled at a stated time and place on an appointed day.
"Belli bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır."Will be gathered together on a certain day which is predetermined.
Onlar namazlarını vaktinde eda edip zayi etmekten korurlar.And those who are watchful of their acts of prayer.
Onu gördükleri gün, sanki, bir akşam veya bir kuşluk-vaktinden başkasını yaşamamış gibidirler.It shall be as if; on the day they see it, they have but tarried for an evening, or its forenoon.
Musa: Buluşma zamanınız, bayram günü, kuşluk vaktinde insanların toplanma zamanı olsun, dedi.'Your tryst shall be upon the Feast Day.' said Moses. 'Let the people be mustered at the high noon.'
Her namaz vaktinde mescide giderken, süsünüz olan elbisenizi giyinin.Dress properly at every place of worship, and eat and drink, but do not be excessive.
Ey Âdem'in evlatları! Her namaz vaktinde mescide giderken, süsünüz olan elbisenizi giyinin.Children of Adam, take your adornment at every place of prayer.
Ne vaktinden önce iş yaparlar onlar ne de vaktinden sonra.Then His angelic Messengers will, without fail, take away your souls.
De ki: O bir pisliktir. Hayız vaktinde kadınlardan çekilin, temizleninceye dek onlara yaklaşmayın.And they ask you about menstruation.
Çok sayıda proje sıkıştı, ancak bu tempo sürdürülürse herşey vaktinde bitmiş olacak."Several projects are tight, but if the rhythm is kept up everything will be ready on time."
Drake ve Josh, Drake'in çalacağı "Hollywood Girl" için tam vaktinde yetişirler.Drake and Josh arrive to TRL in time, where Drake performs his new song, "Hollywood Girl".
Sulh Vaktinde OrganizasyonPeacetime organisation
Ulaşım Günün her vaktinde beldeye Mersin ve Erdemli'den araç bulunur.Die Religion ist vom Hochgott bestimmt, der zu jeder Tageszeit angerufen und dem geopfert wird.
Gnomonu kullanarak öğle vaktinde İskenderiye'deki gölge açısını ölçtü.Die Länge ihres Schattens wird zur Mittagszeit auf dem "Shigui" abgelesen.
Çalışanlara tam vaktinde geri besleme sağlamak için ilgili prosedürlerin düzenlenmesidir.Die Uhr sollte dazu dienen, dass Arbeiter pünktlich zu ihrer Schicht kamen.
Trene vaktinde yetişmek için erken kalktı.Il s'est levé tôt pour attraper son train à temps.
Her zaman vaktinde raporlayın, bilgilendirin ve danışın.Toujours rapporter, informer et consulter en temps opportun.
Acaba tam vaktinde mi rasat ediyoruz?Saura-t-il s'arrêter à temps?
Öğle vaktinde de kapanmaktadır.La cérémonie se termine à midi.
Tren her zaman vaktinde gelir.El tren siempre llega a la hora prevista.
Sınıfa vaktinde gelmeliydin.Deberías venir a clases a tiempo.
Genellikle gececidir ancak yiyecek aramak için günün her vaktinde aktif olabilir.Por lo general es nocturna, pero puede buscar alimento en cualquier momento del día si fuera necesario.
Acaba tam vaktinde mi rasat ediyoruz?¿Llegará éste a tiempo?.
Andreason, ilk uçağı Convair için ABD'de çalışırken boş vaktinde inşa etmiştir.Andreasson construyó este prototipo en su tiempo libre mientras trabajaba para Convair en Estados Unidos.
Kış vaktinde, donmuş olan gölet Buz pateni için popüler bir merkezdir.En el invierno el lago se congela, siendo un lugar popular para practicar patinaje sobre hielo.
Gemiler gece vaktinde sürüklenir.Barcas al atardecer.
Böylelikle vaktinden önce düz bir rota çizerek Venediklilere ulaştılar.Después de un largo camino, finalmente llegan a Venom.
Vaktinde olmak önemlidir.Permanecer en el tiempo.
Tom toplantıya vaktinde yetişemeyecek.Tom non arriverà in tempo alla riunione.
Gnomonu kullanarak öğle vaktinde İskenderiye'deki gölge açısını ölçtü.La lunghezza dell'ombra dello gnomone viene misurata a mezzogiorno sullo shigui.
Acaba tam vaktinde mi rasat ediyoruz?Perché non scappare finché è in tempo?
Beckmann, eski binbaşısının evine tam akşam yemeği vaktinde gelir.На следующий день Хант приходит на обед в дом Бедеро.
Vaktinde kılınmayan namazı veya tutulmayan orucu sonradan dini kurallara uygun olarak yerine getirme.Нежелательно (макрух) откладывать раздачу милостыни на время после совершения праздничного намаза.
Bu makamın tam öğle vaktinde icra edildiği kaydeedilmiştir.Зачем её отпирают в такой поздний час?
30 Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi imzalandı ve ertesi gün öğle vaktinde yürürlüğe girdi.في الثلاثين من أكتوبر عام 1918 وقّع هدنة مندروس، وفي ظهيرة اليوم التالي أقام مسيرة.
Her zaman vaktinde raporlayın, bilgilendirin ve danışın.قم بالتبليغ وإعداد التقارير بشكل دوري.
Muhtemelen vaktinde Turgut bey'in malı idi.كان سيد الأندلس في وقته.
Acaba tam vaktinde mi rasat ediyoruz?Será que chegarão à tempo?
Bir basamaklı sayma sistemi dahil, Çin matematiği vaktinden önce katkılarda bulundu.A matemática chinesa fez contribuições já muito cedo, incluindo o sistema de notação posicional.
Genellikle günün ana öğünü, öğle vaktinde yenmektedir (Mittagessen).Vrede is zij tot het aanbreken van het ochtendschemer.
Vaktinde olmak önemlidir.Hierbij is het wel van belang op tijd te zijn.
Kış vaktinde, donmuş olan gölet Buz pateni için popüler bir merkezdir.In de winters dat er ijs ligt, is de Ezumakeeg een populaire schaatsplek.
Öğle vaktinde de kapanmaktadır.Otwarta w południe.