Bu benim vaktimĐến lượt mình.
Bu benim vaktimDetta är min tid!
Bu benim vaktimTocca a me.
Bu benim vaktimToto je môj čas.
Bu benim vaktimЭто мое время.
Bu benim vaktimهذا هو وقتي.
Bu bir acil durum, çocuklar! Hemen 1D Merkezi'ne gelin. Kahvaltıya vaktimiz yok, çocuklar.Tacos se nejí ke snídani!
Bu bizim vaktimiz.Daarom spreek ik nu met jou vandaag.
Bu bizim vaktimiz.Das ist unsere Zeit.
Bu bizim vaktimiz.Detta är vår tid!
Bu bizim vaktimiz. Her günü birbirimiz için daha iyi hale getirebiliriz.Đến lượt chúng mình rồi đấy. các cậu có thể làm cho mỗi ngày trở nên tốt hơn.
Bu bizim vaktimiz.Ini adalah waktu kita.
Bu bizim vaktimiz.Tocca a noi.
Bu bizim vaktimiz.To czas na nas.
Bu bizim vaktimiz.Toto je náš čas.
Bu bizim vaktimiz.Это НАШЕ время!
Bu bizim vaktimiz.هذا هو عصرنا.
Bu durumda onlar kuzenlerini durdurup tekrar ediyorlar, benim vaktimi harcadıklarını düşünmeden.Det skapar en möljighet där de nu kan pausa och upprepa sin kusin utan att känna att de ödslar min tid.
Bu durumda onlar kuzenlerini durdurup tekrar ediyorlar, benim vaktimi harcadıklarını düşünmeden.그들은 사촌의 시간을 낭비하도록 만든다는 느낌을 가지지 않고 제가 가르쳤던 내용을 반복 시청할 수 있습니다.
Bu durumda onlar kuzenlerini durdurup tekrar ediyorlar, benim vaktimi harcadıklarını düşünmeden.Na YouTubie można zatrzymać i przewinąć kuzyna bez poczucia winy, że marnuje się mu czas.
Bu durumda onlar kuzenlerini durdurup tekrar ediyorlar, benim vaktimi harcadıklarını düşünmeden.אבל כאשר חושבים על כך מנקודת מבטם, זה נראה מאוד הגיוני. המצב הוא שכעת הם יכולים לעצור ולחזור על בן-דודם,
Bu durumda onlar kuzenlerini durdurup tekrar ediyorlar, benim vaktimi harcadıklarını düşünmeden.فالوضع كالتي يمكنك تشغيل وإيقاف الفيديو لابن عمك بدون أن تشعر أنك تضيّع وقته
Bu durumda onlar kuzenlerini durdurup tekrar ediyorlar, benim vaktimi harcadıklarını düşünmeden.لديك هذه الحالة حيث يمكنهم الآن وقفة وكرر ابن عمهما ، دون أن تشعر وكأنهم إضاعة وقتي.
Bu durumda onlar kuzenlerini durdurup tekrar ediyorlar, benim vaktimi harcadıklarını düşünmeden.授業を一時停止したり 繰り返し再生したりできます 何週間前とか 何年前とかに
-Buna vaktimiz olduğunu sanmıyorum -Ben ciddiyim- Nemyslím, ľe na to máme čas. - Myslím to váľně.
-Buna vaktimiz olduğunu sanmıyorum -Ben ciddiyim- Nie mamy chyba czasu na zwierzenia. - Mówię poważnie.
-Buna vaktimiz olduğunu sanmıyorum -Ben ciddiyim- No creo que tengamos tanto tiempo. - Hablo en serio.
-Buna vaktimiz olduğunu sanmıyorum -Ben ciddiyim- Non credo che ne abbiamo il tempo. - Dico sul serio.
-Buna vaktimiz olduğunu sanmıyorum -Ben ciddiyim- Nu cred că avem atîta timp. - Vorbesc serios.
-Buna vaktimiz olduğunu sanmıyorum -Ben ciddiyim- Δεν νομίζω να προλαβαίνουμε. - Σοβαρολογώ.
-Buna vaktimiz olduğunu sanmıyorum -Ben ciddiyim- Уточните время, тогда и поговорим. - Я не шучу.
-Buna vaktimiz olduğunu sanmıyorum -Ben ciddiyim今は、皆、あなたを信じているから、計画を進めている。
Bunun yerine bütün vaktimizi dut toplamaya harcıyoruz.E helyett azt választjuk, hogy minden időnket bogyógyűjtésre fordítjuk.
Bunun yerine bütün vaktimizi dut toplamaya harcıyoruz.그 대신에 당신의 모든 시간을 베리에 소비하겠죠.
Bunun yerine bütün vaktimizi dut toplamaya harcıyoruz.Mesmo assim voce prefere pegar as frutinhas
Bunun yerine bütün vaktimizi dut toplamaya harcıyoruz.Místo toho jste si zvolili, že všechen čas věnujete sběru bobulí.
Bunun yerine bütün vaktimizi dut toplamaya harcıyoruz.Zamiast tego poświęcisz cały swój czas na zbieranie jagód.
Bunun yerine bütün vaktimizi dut toplamaya harcıyoruz.Замість цього ви хочете витрачати весь свій час на збирання ягід.
Bunu okumaya vaktim yok, yoksa buradan sürükleneceğim.Je n'ai pas le temps de lire ça, parce que je vais me faire sortir de force.
Bunu okumaya vaktim yok, yoksa buradan sürükleneceğim.CA:しばらくそのままにしておいて
Bunu okumaya vaktim yok, yoksa buradan sürükleneceğim.Chris Anderson: Оставьте на минуточку слайд на экране.
Bunu okumaya vaktim yok, yoksa buradan sürükleneceğim.읽어드리지는 못할 것 같습니다.
Bunu okumaya vaktim yok, yoksa buradan sürükleneceğim.Não tenho tempo para ler isto, porque vão-me expulsar daqui. CA:
Bunu okumaya vaktim yok, yoksa buradan sürükleneceğim.Nemám čas aby som vám to čítal, pretože ma stiahnu z éteru.
Bunu okumaya vaktim yok, yoksa buradan sürükleneceğim.Nie mam czasu tego przeczytać, bo zaraz ściągną mnie ze sceny.
Bunu okumaya vaktim yok, yoksa buradan sürükleneceğim.Non ho tempo per leggerlo, perché mi stanno portando via.
Bunu okumaya vaktim yok, yoksa buradan sürükleneceğim.Nu am timp să citesc asta, pentru că voi fi smuls de aici.
Bunu okumaya vaktim yok, yoksa buradan sürükleneceğim.מאחר ויעיפו אותי מפה בקרוב.
Bunu okumaya vaktim yok, yoksa buradan sürükleneceğim.لأنه سيتم إنتزاعي من هنا.
Bunu yapmak için çok vaktim yok.Ik heb er weinig tijd voor.
Bunu yapmak için çok vaktim yok.주어진 시간이 그렇게 많지 않아요.
Bunu yapmak için çok vaktim yok.Não tenho muito tempo para o fazer.
Bunu yapmak için çok vaktim yok.Nie mam na to za wiele czasu.
Bunu yapmak için çok vaktim yok.Non ho molto tempo per farlo.
Bunu yapmak için çok vaktim yok.Nu am mult timp să fac asta.
Bunu yapmak için çok vaktim yok. Ve bu süratli sunumla üç fikri desteklemek istiyorum.Je n'ai pas beaucoup de temps pour le faire, et je veux souligner 3 idées dans cette présentation rapide.
Bunu yapmak için çok vaktim yok. Ve bu süratli sunumla üç fikri desteklemek istiyorum.No tengo mucho tiempo para hacerlo y quiero reforzar tres ideas con esa presentación acelerada.
Bunu yapmak için çok vaktim yok. Ve bu süratli sunumla üç fikri desteklemek istiyorum.У нас мало часу, проте кваплива презентація, навпаки, підсилить мої ідеї.
Bunu yapmak için çok vaktim yok.Нямам много време за това.
Bunu yapmak için çok vaktim yok.У меня нет на это много времени.