Üzgünüm Tom, sohbet etmek için vaktim yok.Sorry, Tom, I don't have time to chat.
Yapmak istediklerimi yapmak için vaktim yok.I don't have time to do what I want to do.
Dinlenmek için vaktim yok.I have no time to have a rest.
Ara vermek için vaktim yok.I don't have time to take a break.
Mola verecek vaktim yok.I don't have time to take a break.
Ara verecek vaktim yok.I don't have time to take a break.
Bu kitabı okuyacak vaktim yok.I don't have time for reading this book.
Bu kitabı okumak için vaktim yok.I don't have time for reading this book.
Daha sonra onun için bol vaktimiz olacak.We'll have plenty of time for that later.
Bu tür saçmalık için vaktim yok.I don't have time for this kind of nonsense.
Vaktimiz var mı?How are we doing for time?
Şimdi onu yapmak için vaktimiz yok.We don't have time to do that now.
Seni görmek için vaktim yok.I don't have time to see you.
İngilizce öğrenmeye harcayacak hiç vaktim yok.I don't have time to spend studying English.
İngilizce çalışmak için neredeyse hiç vaktim yok.I have almost no time to study English.
Seninle seve seve plaja giderdim ama bugün vaktim yok.I would gladly go to the beach with you, but I don't have the time today.
Başka bir şey yapmak için vaktim yoktu.I didn't have time to do anything else.
Benim seyahat etmek için vaktim yok.I don't have time to travel.
Bugün misafirler için vaktim yok.I don't have time for guests today.
Bugün onu yapmak için vaktim yok.I don't have time to do that today.
Pazartesi öğlen 2 buçuğa kadar vaktimiz var.We have until 2:30 p.m. Monday.
İşi bitirmek için yeterli vaktimiz yoktu.We didn't have enough time to finish the job.
Yapmak istediğimiz her şeyi yapacak vaktimiz yoktu.We didn't have time to do everything we wanted to do.
Vaktimiz tükendi.We kind of ran out of time.
Bu bizim vaktimiz.This is our moment.
Bir şarkı daha söyleyecek vaktimiz var.We have time to sing one more song.
Onu yapacak vaktimiz yoktu.We didn't have time to do that.
Tom'u görecek vaktimiz yoktu.We didn't have time to see Tom.
Yazacak vaktim yok.I have no time to write.
Okuyacak vaktim yoktu.I didn't have time to read.
Şimdi yardım edecek vaktim yok.I don't have time to help now.
Şu anda sana yardım edecek vaktim yok.I don't have the time to help you right now.
Çiçek satın alacak vaktim yoktu.I haven't had time to purchase flowers.
Rüşvetle uğraşacak vaktim yok.I don't have time to mess around with bribes.
Sadece vaktim yok. Gerçekten gidiyorum.I just don't have time. Really, I'm going.
Başka bir film izlemek için vaktimiz var mı?Do we have time to watch another movie?
Bence artık onu yapmak için yeterli vaktimiz var.I think we have enough time to do that now.
Sadece yeterince vaktim yok.I just don't have enough time.
Yeterli vaktim var.I have enough time.
Vaktim var.I have time to spare.
Bunun için şimdi vaktimiz yok.We don't have time for this now.
Bunun için vaktimiz var mı?Do we have time for this?
Bu öğleden sonra bunu yapacak vaktim olacak.I'll have time to do that this afternoon.
Onu yapmak için yeterince vaktimiz yok.We don't have enough time to do that.
Onu yapmak için yeterince vaktimiz yoktu.We didn't have enough time to do that.
Hiç vaktim kalmadı; biraz acele et!I don't have any time left; hurry yourself up a bit!
Öğrenmek için vaktim yok.I've no time to study.
Yapmak istediğim her şeyi yapmak için vaktim yoktu.I didn't have time to do everything I wanted to do.
Şu an seninle konuşacak vaktim yok.I don't have time to talk to you right now.
Öğle yemeği için vaktim yoktu.I didn't have time to eat lunch.
Bunu şimdi yapacak vaktim var.I have time to do that now.
Bunu yapacak vaktim yok.I have no time to do that.
Bu evi temizlemek için vaktim yok.I don't have time to clean this house.
Mola vermek için vaktimiz yok.We don't have time to take a break.
Eğer vaktim olursa, bunu yapmak istiyorum.If I have time, I want to do that.
Şu anda bir fincan kahve için vaktim yok.I don't have time for a cup of coffee right now.
Neden vaktimizi bununla boşa harcıyoruz?Why are we wasting our time with this?
Şu an bununla uğraşacak vaktim yok.I really don't have time to deal with this right now.
Umarım bunu yapacak vaktim olur.I hope I have time to do that.
Egzersiz yapacak vaktim yok.I don't have time to exercise.