Ana içeriğe geç
Sözlük

vaktim ile cümle

vaktim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Dinlenmeye vaktim yok.I don't have time to relax.
Oğlanlar için vaktim yok.I don't have time for boys.
Çocuklar için vaktim yok.I don't have time for boys.
Bugün hiç boş vaktim yok.I don't have any free time today.
Rahatınıza bakın. Çok vaktimiz var.Make yourselves comfortable. We have plenty of time.
Vaktim yoktu.I didn't have the time.
Boşa harcayacak hiç vaktim yok.I don't have any time to waste.
O kadar çok vaktim kalmadı.I don't have that much time left.
Yürüyüş için vaktim yok.I don't have time for a walk.
Seninle tartışmak için vaktim yok.I don't have time to argue with you.
Bunu iki kez söylemek için vaktim yok, bu yüzden dikkatli dinle.I don't have time to say this twice, so listen carefully.
Yeterli vaktimiz olduğunu sanmıyorum.I don't think we have enough time.
Şimdi biraz daha fazla vaktim var.I have a little more time now.
Eğer yaparsan vaktim var.I have time if you do.
Tartışacak vaktim yok.I don't have time to argue.
Şu anda fazla vaktim yok.I just don't have much time.
Benim gerçekten çok vaktim yok.I really don't have much time.
Sadece vaktim yok.I simply don't have the time.
Bunun için gerçekten vaktim yok.I really don't have time for this.
Vaktimin çoğunu Boston'da geçiriyorum.I spend most of my time in Boston.
Fazla vaktim yok. Acele eder misiniz?I don't have much time. Would you please hurry up?
Seninle plaja gitmek isterim ama bugün vaktim yok.I would like to go to the beach with you but today I don't have time.
Sizinle uğraşacak vaktim yok.I have no time to deal with you.
Seninle uğraşacak vaktim yok.I have no time to deal with you.
Korkarım vaktimiz yok.I'm afraid we don't have the time.
Benim bu akşam vaktim olmayacak.I won't have time this evening.
Vaktimi boşa harcadın.You've wasted my time.
Oyun oynayacak vaktim yok.I don't have time to play games.
Sana bir sandviç yapmak için vaktim yok.I don't have time to make you a sandwich.
Seninle oyun oynamak için vaktim yok.I don't have time to play games with you.
Ne yazık ki, bugün vaktim yok. Eğer olsaydı seninle sinemaya giderdim.Alas, I've no time today. If I did, I'd go to the movies with you.
Vaktimi boşa harcamayacağım.I won't waste my time.
Çok vaktimiz yok, Tom.We are short of time, Tom.
Eğer vaktim olsaydı, onun davetini kabul ederdim.If I had time, I'd accept his invitation.
Daha ne kadar vaktimiz var?How much longer do we have?
Sence ne kadar vaktim kaldı?How much longer do you think I have?
Pek vaktimiz yok.We're a little pressed for time.
Vaktimizi boşa harcıyorsun.You're wasting our time.
Paranı ve vaktimi boşa harcıyorsun.You're wasting your money and my time.
İlgilensem bile vaktim yok.Even if I was interested, I don't have the time.
Şimdi bunu tartışmak için vaktimiz yok.We don't have the time to discuss this right now.
Onu yapmak isterim ama ne yazık ki vaktim yok.I'd like to do it, but unfortunately I don't have the time.
Sanırım eve gitme vaktim geldi.I reckon it's about time I went home.
Şu anda gerçekten bunun için vaktim yok.I really don't have time for this right now.
Kaybedilecek vaktimiz yok.We have no time to lose.
Yarın sabaha kadar vaktimiz var.We have until tomorrow morning.
Herhangi bir soruyu yanıtlamak için vaktim yok.I don't have time to answer any questions.
Bütün bu soruları yanıtlamaya vaktim yok.I don't have time to answer all those questions.
Önümüzdeki pazar günü vaktim olacak.On the following Sunday, I'll have time.
Şu anda konuşmak için vaktim yok.I don't have time to talk right now.
Yeterli vaktimizin olacağını sanmıyorum.I don't think we'll have enough time.
Dünya kadar vaktim var.I have all the time in the world.
Dünya kadar vaktimiz var.We have all the time in the world.
Sinemaya gitmek için vaktim yok.I don't have time to go to the movies.
Gerçekten kent merkezine gitmek için vaktim yok.I don't really have time to go downtown.
Bizim uzun vaktimiz yok.We don't have long.
Şu anda bununla ilgilenecek vaktim yok.I don't have time to deal with this right now.
Şu anda yemek yemeye vaktim yok.I don't have time to eat right now.
Fazla vaktimiz olmayabilir.We may not have much time.
Hadi, Tom, Fazla vaktimiz yok.Come on, Tom, we don't have much time.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod