Ana içeriğe geç
Sözlük

vaktim ile cümle

vaktim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Vaktim azalıyor onun için fazla karışık olmayan bir örnek yapıcam.Kończy mi się czas, więc chcę zrobić coś, co nie jest zbyt skomplikowane.
Vaktim azalıyor onun için fazla karışık olmayan bir örnek yapıcam.נגמר לנו הזמן, אז נעשה אחת פשוטה.
Vaktim azalıyor onun için fazla karışık olmayan bir örnek yapıcam.ابن ينفد من الوقت، حيث أريد القيام به أحد غير جداً معقدة.
Vaktim azalıyor onun için fazla karışık olmayan bir örnek yapıcam.時間がなくなってきたので、簡単な問題をしましょう。 次の問題は、3x^2.....
Vaktim azalıyor, o yüzden burada duracağım.Estou a ficar sem tempo, por isso vou acabar.
Vaktim azalıyor, o yüzden burada duracağım.Ik kom tijd tekort, dus ik stop ermee.
Vaktim azalıyor, o yüzden burada duracağım.Il ne me reste que très peu de temps, alors je vais arrêter là.
Vaktim azalıyor, o yüzden burada duracağım.시간이 얼마 없네요. 여기서 투어는 그만 하겠습니다.
Vaktim azalıyor, o yüzden burada duracağım.Kończy mi się czas, wić zatrzymam się.
Vaktim azalıyor, o yüzden burada duracağım.Me estoy quedando sin tiempo así que voy a terminar.
Vaktim azalıyor, o yüzden burada duracağım.Sto finendo il tempo, quindi mi fermerò.
Vaktim azalıyor, o yüzden burada duracağım.Sunt în criză de timp, aşa că am de gând să mă opresc.
Vaktim azalıyor, o yüzden burada duracağım.Времето ми изтича, така че всъщност ще спра.
Vaktim azalıyor, o yüzden burada duracağım.Мій час закінчується, тому я на цьому зупинюся.
Vaktim azalıyor, o yüzden burada duracağım.Я не успеваю, поэтому останавливаюсь.
Vaktim azalıyor, o yüzden burada duracağım.נגמר לי הזמן, אז אני אפסיק.
Vaktim azalıyor, o yüzden burada duracağım.يبدو ان الوقت اخذنى .. فى الواقع سأتوقف لذلك
Vaktimin çocuğunu Miassimo ile çalışmak ve diğerlerine Arduino'yu geliştirmelerinde yardım etmekle harcadım.Eu empreguei mais e mais tempo trabalhando com Massimo e com os outros caras desenvolvendo o Arduino.
Vaktimin çocuğunu Miassimo ile çalışmak ve diğerlerineقضيت وقتا أكثر في العمل مع ماسيو
Vaktimiz azalıyor, bahsetmek istediğim bir şey daha var.Bien, nous arrivons à la fin mais il y a une chose encore dont je veux vous parler.
Vaktimiz azalıyor, bahsetmek istediğim bir şey daha var.Gut, uns geht die Zeit aus und ich will noch über eine andere Sache reden.
Vaktimiz azalıyor, bahsetmek istediğim bir şey daha var.이제 시간이 없기 때문에 한 가지만 더 이야기 하겠습니다
Vaktimiz azalıyor, bahsetmek istediğim bir şey daha var.Nos queda poco tiempo.
Vaktimiz azalıyor, bahsetmek istediğim bir şey daha var.ובכן, נגמר לנו הזמן, עוד דבר אחד שאני רוצה לדבר עליו הוא
Vaktimiz azalıyor, bahsetmek istediğim bir şey daha var.لقد بدأ وقتي بالإنتهاء .. هنالك شيء آخر أريد التحدث عنه
Vaktimiz azalıyor, bahsetmek istediğim bir şey daha var.アイデアを閃めかせ 展開させるだけでは十分でないということです
Vaktimiz sona ermiş, o yüzden bu konuya bir sonraki videoda devam edeceğim. -일반적으로-- 아 시간이 다 됐네요 다음 영상에서 계속하겠습니다
Vaktimiz sona ermiş, o yüzden bu konuya bir sonraki videoda devam edeceğim. -Obecně... teď jsem si uvědomil, že mi vypršel čas, takže budu v tomhle pokračovat v příštím videu.
Vaktimiz sona ermiş, o yüzden bu konuya bir sonraki videoda devam edeceğim. -Οπότε, γενικά, ωχ, μόλις συνειδητοποίησα ότι δεν έχω αρκετό χρόνο, οπότε ια συνεχίσουμε στο επόμενο βίντεο.
Vaktimiz sona ermiş, o yüzden bu konuya bir sonraki videoda devam edeceğim. -اذاً بشكل عام --اوه، ادركت للتو ان الوقت قد انتهى لذا سأكمل في العرض التالي
Vaktimiz sona ermiş, o yüzden bu konuya bir sonraki videoda devam edeceğim. -次のビデオで続けたいと思います。 それでは。 それでは。
Vaktimiz tükendi.Aika loppuu.
Vaktimiz tükendi.Kończy nam się czas.
Vaktimiz tükendi.Não resta muito tempo.
Vaktimiz tükendi.Non abbiamo più tempo.
Vaktimiz tükendi.No nos queda tiempo.
Vaktimiz tükendi.Tiden er knap.
Vaktimiz tükendi.Vi har ont om tid.
Vaktimiz tükendi.Μας τελειώνει ο χρόνος.
Vaktimiz tükendi.У нас нет времени.
Ve bu halin içindeyken, durumu düşünüp tartabilmem için biraz daha vaktim oldu.Obzvlášť, protože jsem v té chvíli měl čas se nad tím zamyslet.
Ve bu halin içindeyken, durumu düşünüp tartabilmem için biraz daha vaktim oldu.Particulièrement dès lors que j'avais plus de temps à ce moment-là pour être pensif, et y réfléchir.
Ve bu halin içindeyken, durumu düşünüp tartabilmem için biraz daha vaktim oldu.بالأخص بما أنه كان لدي وقت أطول قليلا عند هذه النقطة لأكون متأملا وأفكر في الأمر.
Ve bu maili aldım.Ve bunun bir de hikayesi var. Ve çok vaktimiz yok.E qui devo fare una digressione, anche se non ho molto tempo.
Ve bu maili aldım.Ve bunun bir de hikayesi var. Ve çok vaktimiz yok.Pak jsem dostal jeden e-mail, rychle popíšu jeho historii:
Ve çok vaktimiz yok.Dan saya tidak punya banyak waktu.
Ve çok vaktimiz yok.Et je n'ai pas beaucoup de temps.
Ve çok vaktimiz yok.Há uma história por detrás disto.
Ve çok vaktimiz yok.Ik heb niet veel tijd.
Ve çok vaktimiz yok.시간이 많지 않네요.
Ve çok vaktimiz yok.Nie mam dużo czasu.
Ve çok vaktimiz yok.Og jeg har ikke meget tid.
Ve çok vaktimiz yok.Și nu am prea mult timp.
Ve çok vaktimiz yok.Tôi không có nhiều thơi gian.
Ve çok vaktimiz yok.Und ich habe ja nicht viel Zeit.
Ve çok vaktimiz yok.Vendar pa nimam dosti časa.
Ve çok vaktimiz yok.Y no tengo mucho tiempo.
Ve çok vaktimiz yok.Δεν έχω και πολύ χρόνο.
Ve çok vaktimiz yok.А в мене не багато часу.
Ve çok vaktimiz yok.А нямам много време...
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod