Ve çok vaktimiz yok.У меня осталось не очень много времени.
Ve çok vaktimiz yok.ואין לי הרבה זמן.
Ve çok vaktimiz yok.وليس لدي وقت كافي.
Ve çok vaktimiz yok.私がやろうとしたのは
Ve hepimiz büyük bir şevkle oyunun üretimine girişerek boş vaktimizin çoğunu bu oyuna harcamaya başladık.저희는 모두 똑같이 큰 관심과 열의를 가지고 거의 모든 여가를 바치며 게임을 만들기 시작했습니다
Ve unuttuğumuz şu ki vaktimiziDan kita melupakan bahwa kebanyakan waktu kita sedang memeriksa skor Boston Red Sox.
Ve unuttuğumuz şu ki vaktimiziDar uităm că mai tot timpul verificăm scorul echipei Boston Red Sox.
Ve unuttuğumuz şu ki vaktimiziE dimentichiamo che per lo più ci limitiamo a seguire le partire di baseball dei Boston Red Sox.
Ve unuttuğumuz şu ki vaktimiziEn we vergeten dat we meestal slechts de scores van de Boston Red Sox nagaan.
Ve unuttuğumuz şu ki vaktimiziÉs elfelejtjük, hogy a leggyakrabban a Boston Red Sox eredményeit nézzük meg.
Ve unuttuğumuz şu ki vaktimiziEsquecemo-nos que, na maior parte do tempo, estamos só a ver os resultados dos Boston Red Sox.
Ve unuttuğumuz şu ki vaktimiziEt nous oublions que la plupart du temps nous vérifions les scores des Boston Red Sox.
Ve unuttuğumuz şu ki vaktimizi사람들은 우리가 대부분의 시간을
Ve unuttuğumuz şu ki vaktimiziUnd wir vergessen dabei meistens, dass wir nur die Resultate der Bosten Red Sox checken.
Ve unuttuğumuz şu ki vaktimiziVà ta quên rằng đa số thời gian trên mạng dùng để coi điểm số của đội bóng Boston Red Sox.
Ve unuttuğumuz şu ki vaktimiziY nos olvidamos que la mayor parte del tiempo estamos revisando los resultados de los Boston Red Sox.
Ve unuttuğumuz şu ki vaktimiziZapomínáme, že většinu času sledujeme jak si vedou Boston Red Sox.
Ve unuttuğumuz şu ki vaktimiziZapominamy, że przez większość czasu sprawdzamy wyniki Boston Red Sox.
Ve unuttuğumuz şu ki vaktimiziΞεχνάμε, όμως, ότι τον περισσότερο καιρό τσεκάρουμε τα σκορ ομάδων μπέιζμπολ όπως οι Boston Red Sox.
Ve unuttuğumuz şu ki vaktimiziИ забравяме, че през повечето време проверяваме резултатите на "Бостън Ред Сокс".
Ve unuttuğumuz şu ki vaktimiziИ мы забываем, что большую часть времени мы проверяем результаты игр Бостон Ред Сокс.
Ve unuttuğumuz şu ki vaktimiziואנחנו שוכחים שרוב הזמן
Ve unuttuğumuz şu ki vaktimiziمتناسين أننا في أغلب الوقت
Ve unuttuğumuz şu ki vaktimiziレッドソックスの点数をチェックするために使っていることを忘れます。
Ya iş hayatınız, tanıdığımız insanlarla olmadığımızda kalan vaktimizin çoğunu geçirdiğimiz yer.A co pracovní život, kde trávíme všechen zbytek našeho času, když nejsme s lidmi, které známe?
Ya iş hayatınız, tanıdığımız insanlarla olmadığımızda kalan vaktimizin çoğunu geçirdiğimiz yer.A co z życiem zawodowym, w którym spędzamy czas, kiedy nie jesteśmy z bliskimi?
Ya iş hayatınız, tanıdığımız insanlarla olmadığımızda kalan vaktimizin çoğunu geçirdiğimiz yer.Dar viaţa la locul de muncă, unde ne petrecem tot restul timpului când nu suntem cu cei pe care-i știm?
Ya iş hayatınız, tanıdığımız insanlarla olmadığımızda kalan vaktimizin çoğunu geçirdiğimiz yer.E na nossa vida profissional, onde passamos tanto tempo quando não estamos com as pessoas que conhecemos?
Ya iş hayatınız, tanıdığımız insanlarla olmadığımızda kalan vaktimizin çoğunu geçirdiğimiz yer.Entä sitten työelämässä, jossa vietämme kaiken sen ajan jolloin emme ole tuttujen ihmisten kanssa.
Ya iş hayatınız, tanıdığımız insanlarla olmadığımızda kalan vaktimizin çoğunu geçirdiğimiz yer.Hoe zit het op je werk, waar je tijd doorbrengt weg van de mensen die je kent?
Ya iş hayatınız, tanıdığımız insanlarla olmadığımızda kalan vaktimizin çoğunu geçirdiğimiz yer.Hvad med dit arbejdsliv, hvor vi bruger resten af vores tid når vi ikke er sammen med de mennesker vi kender.
Ya iş hayatınız, tanıdığımız insanlarla olmadığımızda kalan vaktimizin çoğunu geçirdiğimiz yer.Kaj pa vaša služba, kjer preživite ves preostanek svojega časa, ko niste z ljudmi, ki jih poznate?
Ya iş hayatınız, tanıdığımız insanlarla olmadığımızda kalan vaktimizin çoğunu geçirdiğimiz yer.우리가 아는사람과 있지 않는 대부분의 시간을 보내는 직장생활은 어떨까요?
Ya iş hayatınız, tanıdığımız insanlarla olmadığımızda kalan vaktimizin çoğunu geçirdiğimiz yer.Mi a helyzet a munkahelyünkkel, ahol azt az időt töltjük, amikor nem vagyunk az ismerőseinkkel.
Ya iş hayatınız, tanıdığımız insanlarla olmadığımızda kalan vaktimizin çoğunu geçirdiğimiz yer.А як щодо роботи, на яку ми витрачаємо решту часу, коли ми не з друзями та знайомими?
Ya iş hayatınız, tanıdığımız insanlarla olmadığımızda kalan vaktimizin çoğunu geçirdiğimiz yer.Как же дела обстоят на работе, где мы проводим всё то время, когда мы не с друзьями и знакомыми?
Ya iş hayatınız, tanıdığımız insanlarla olmadığımızda kalan vaktimizin çoğunu geçirdiğimiz yer.מה לגבי חיי העבודה שלכם, שם אנו מעבירים את שאר זמננו כשאנו לא עם האנשים שאנו מכירים.
Ya iş hayatınız, tanıdığımız insanlarla olmadığımızda kalan vaktimizin çoğunu geçirdiğimiz yer.ماذا عن حياتك المهنية ، أي حيثما نقضي مابقي من وقتنا عندما لا نكون مع الأشخاص الذين نعرف
Ya iş hayatınız, tanıdığımız insanlarla olmadığımızda kalan vaktimizin çoğunu geçirdiğimiz yer.過ごす時間が多い所です 私たちは複数の企業で同じような実験をしてみました
Yaşamakta olduğumuz hızlı dünyada durup çiçekleri koklamak için her zaman vaktimiz yok.Dandanes, ko ves čas nekam hitimo, nimamo vedno časa, da bi se umirili in poduhali cvetlice.
Yaşamakta olduğumuz hızlı dünyada durup çiçekleri koklamak için her zaman vaktimiz yok.I den travle verden, vi lever i, har vi ikke altid tid til at standse op og bare vejre morgenluft.
Yaşamakta olduğumuz hızlı dünyada durup çiçekleri koklamak için her zaman vaktimiz yok.In de haastige wereld waarin we leven nemen we niet altijd de tijd om te ruiken aan de bloemen die we plukken.
Yaşamakta olduğumuz hızlı dünyada durup çiçekleri koklamak için her zaman vaktimiz yok.În lumea veșnic grăbită în care trăim, nu avem întotdeauna timp să ne oprim și să simțim parfumul naturii.
Yaşamakta olduğumuz hızlı dünyada durup çiçekleri koklamak için her zaman vaktimiz yok.In unserer schnelllebigen Welt haben wir nicht immer Zeit, innezuhalten und den Duft von Rosen zu genießen.
Yaşamakta olduğumuz hızlı dünyada durup çiçekleri koklamak için her zaman vaktimiz yok.I vår tids snabba tempo hinner vi inte alltid stanna upp och lukta på rosorna.
Yaşamakta olduğumuz hızlı dünyada durup çiçekleri koklamak için her zaman vaktimiz yok.우리는 바삐 움직이는 세상에 살면서 잠깐 멈춰 서서 장미 향기를 맡아볼 시간조차 없죠.
Yaşamakta olduğumuz hızlı dünyada durup çiçekleri koklamak için her zaman vaktimiz yok.Nel mondo frenetico in cui viviamo, non sempre abbiamo il tempo di fermarci a sentire il profumo delle rose.
Yaşamakta olduğumuz hızlı dünyada durup çiçekleri koklamak için her zaman vaktimiz yok.No mundo acelerado em que vivemos, nem sempre temos tempo para parar e sentir o perfume das rosas.
Yaşamakta olduğumuz hızlı dünyada durup çiçekleri koklamak için her zaman vaktimiz yok.Nopeatahtisessa maailmassa ei ole aina aikaa pysähtyä haistelemaan kukkasia.
Yaşamakta olduğumuz hızlı dünyada durup çiçekleri koklamak için her zaman vaktimiz yok.Nous vivons aujourd'hui à un rythme effréné, et nous ne prenons plus le temps de respirer le parfum des roses.
Yaşamakta olduğumuz hızlı dünyada durup çiçekleri koklamak için her zaman vaktimiz yok.V rychle se měnícím světě, v němž žijeme, nemáme vždy čas zastavit se a přivonět si k růžím.
Yaşamakta olduğumuz hızlı dünyada durup çiçekleri koklamak için her zaman vaktimiz yok.W dzisiejszym zagonionym świecie nie zawsze mamy czas rozkoszować się zapachami.
Yaşamakta olduğumuz hızlı dünyada durup çiçekleri koklamak için her zaman vaktimiz yok.В забързания свят, в който живеем, не винаги имаме време да спрем и помиришем цветята.
Yaşamakta olduğumuz hızlı dünyada durup çiçekleri koklamak için her zaman vaktimiz yok.В нашем быстро меняющемся мире не всегда хватает времени, чтобы остановиться и насладиться ароматом роз.
Yaşamakta olduğumuz hızlı dünyada durup çiçekleri koklamak için her zaman vaktimiz yok.Через швидкий темп життя ми не завжди маємо час зупинитися й понюхати троянди.
Yaşamakta olduğumuz hızlı dünyada durup çiçekleri koklamak için her zaman vaktimiz yok.בקצב המהיר של החיים בעולם כיום, אין לנו תמיד זמן לעצור ולהריח את הוורדים.
Yaşamakta olduğumuz hızlı dünyada durup çiçekleri koklamak için her zaman vaktimiz yok.إننا نعيش في عالم يتغير بسرعة كبيرة ولن يسعفنا الوقت عادة أن نتوقف لنشم رائحة الأزهار.
Yaşamakta olduğumuz hızlı dünyada durup çiçekleri koklamak için her zaman vaktimiz yok.手を休めてバラの香りを嗅ぐ なんて時間はないですよね でもGoogle Nose Betaなら
Yeterince -- param yoktu. Yeterince -- vaktim yoktu. Yeterince -- teknoloji yoktu.Não sabia o suficiente, não tinha dinheiro, não tinha tempo, não tinha a tecnologia, não tinha o chefe ideal.
Yeterince -- vaktim yoktu.Had niet genoeg -- tijd.