Şimdiye kadar vaktim olmamıştı.I just haven't gotten around to it.
Şimdiye kadar vaktim olmamıştı.Semplicemente non l'ho ancora fatto.
Size bu sorunun yanıtını vermeyi çok isterdim ama vaktim doluyor.A já bych vám moc rád řekl odpověď, ale už nemám čas.
Size bu sorunun yanıtını vermeyi çok isterdim ama vaktim doluyor.Aș vrea să vă dau răspunsul, dar n-a mai rămas timp.
Size bu sorunun yanıtını vermeyi çok isterdim ama vaktim doluyor.Chętnie podałbym wam odpowiedź, ale kończy mi się czas.
Size bu sorunun yanıtını vermeyi çok isterdim ama vaktim doluyor.E eu adoraria contar-vos a resposta, mas estou a ficar sem tempo.
Size bu sorunun yanıtını vermeyi çok isterdim ama vaktim doluyor.És én szeretném elmondani a választ, de kifutok az időből.
Size bu sorunun yanıtını vermeyi çok isterdim ama vaktim doluyor.Ik zou het jullie graag vertellen maar mijn tijd zit er bijna op.
Size bu sorunun yanıtını vermeyi çok isterdim ama vaktim doluyor.In rad bi vam povedal odgovor, a moj čas se izteka.
Size bu sorunun yanıtını vermeyi çok isterdim ama vaktim doluyor.Jag hade gärna talat om det för er, men jag har ont om tid.
Size bu sorunun yanıtını vermeyi çok isterdim ama vaktim doluyor.J'aimerais beaucoup vous répondre, mais il ne me reste que peu de temps.
Size bu sorunun yanıtını vermeyi çok isterdim ama vaktim doluyor.여러분에게 답을 말해 주고 싶지만 그럴 시간이 없군요.
Size bu sorunun yanıtını vermeyi çok isterdim ama vaktim doluyor.Me encantaría poder darles la respuesta, pero se me está acabando el tiempo.
Size bu sorunun yanıtını vermeyi çok isterdim ama vaktim doluyor.Mi piacerebbe darvi la risposta, ma sto finendo il tempo.
Size bu sorunun yanıtını vermeyi çok isterdim ama vaktim doluyor.Og jeg ville elske at give jer svaret, men jeg er ved at løbe tør for tid.
Size bu sorunun yanıtını vermeyi çok isterdim ama vaktim doluyor.Saya ingin memberi tahu jawabannya, namun saya kehabisan waktu.
Size bu sorunun yanıtını vermeyi çok isterdim ama vaktim doluyor.Und ich würde Ihnen die Antwort darauf liebend gerne geben, aber mir rennt die Zeit davon.
Size bu sorunun yanıtını vermeyi çok isterdim ama vaktim doluyor.Và tôi rất muốn nói cho bạn câu trả lời, nhưng mà hết giờ mất rồi.
Size bu sorunun yanıtını vermeyi çok isterdim ama vaktim doluyor.Veľmi rád by som vám na to odpovedal, ale končí sa mi čas.
Size bu sorunun yanıtını vermeyi çok isterdim ama vaktim doluyor.Και πολύ θα ήθελα να σας πω την απάντηση, αλλά μου τελειώνει ο χρόνος.
Size bu sorunun yanıtını vermeyi çok isterdim ama vaktim doluyor.И бих искал да мога да ви отговоря, но ми свършва времето.
Size bu sorunun yanıtını vermeyi çok isterdim ama vaktim doluyor.И я бы с удовольствием сообщил вам ответ, но у меня заканчивается время.
Size bu sorunun yanıtını vermeyi çok isterdim ama vaktim doluyor.הייתי מאוד רוצה להגיד את התשובה, אבל זמני אוזל.
Size bu sorunun yanıtını vermeyi çok isterdim ama vaktim doluyor.و أرغب كثيراً أن أخبركم الإجابة ، لكن الزمن بدأ يداهمني.
Size bu sorunun yanıtını vermeyi çok isterdim ama vaktim doluyor.(笑)
Size daha yeni bir şiirimi okumak için vaktim var.Am timp să vă citesc o poezie mai recentă.
Size daha yeni bir şiirimi okumak için vaktim var.Ich habe gerade noch genug Zeit, Ihnen ein neueres Gedicht vorzulesen.
Size daha yeni bir şiirimi okumak için vaktim var.Ik heb net genoeg tijd om jullie een recenter gedicht voor te lezen.
Size daha yeni bir şiirimi okumak için vaktim var.J'ai juste le temps de vous lire un poème plus récent.
Size daha yeni bir şiirimi okumak için vaktim var.Jeg har lige tid til at læse et nyere digt for jer.
Size daha yeni bir şiirimi okumak için vaktim var.전 단지 여러분에게 좀더 최근의 시를 읽어줄 시간이 있는 겁니다.
Size daha yeni bir şiirimi okumak için vaktim var.Mám ešte čas, aby som vám prečítal moju nedávnejšiu báseň.
Size daha yeni bir şiirimi okumak için vaktim var.Mam jeszcze czas, aby przeczytać jeden nowszy wiersz.
Size daha yeni bir şiirimi okumak için vaktim var.Me queda el tiempo justo para leer un poema reciente.
Size daha yeni bir şiirimi okumak için vaktim var.Mi rimane appena il tempo per leggervi una poesia più recente.
Size daha yeni bir şiirimi okumak için vaktim var.Só tenho tempo de vos ler um poema mais recente.
Size daha yeni bir şiirimi okumak için vaktim var.Έχω χρόνο να σας διαβάσω ένα πιο πρόσφατο ποίημα.
Size daha yeni bir şiirimi okumak için vaktim var.Имам още малко време, за да ви прочета едно мое по-скорошно стихотворение.
Size daha yeni bir şiirimi okumak için vaktim var.У меня есть время чтобы прочесть ещё одно недавнее стихотворение.
Size daha yeni bir şiirimi okumak için vaktim var.יש לי מספיק זמן כדי לקרוא בפניכם שיר חדש יותר.
Size daha yeni bir şiirimi okumak için vaktim var.読める時間が残っています この詩にテーマがあるとしたら
Sizlere daha da başka ortamlar göstermek için vaktim var mı bilmiyorum.Nie jestem pewien czy mam czas pokazać Wam inne środowiska.
Sizlere daha da başka ortamlar göstermek için vaktim var mı bilmiyorum.En ole varma onko minulla aikaa näyttää teille muita ympäristöjä.
Sizlere daha da başka ortamlar göstermek için vaktim var mı bilmiyorum.Ich weiß nicht genau, ob ich noch Zeit habe Ihnen andere Umgebungen zu zeigen.
Sizlere daha da başka ortamlar göstermek için vaktim var mı bilmiyorum.Ik weet niet zeker of er nog tijd is, andere omgevingen te tonen.
Sizlere daha da başka ortamlar göstermek için vaktim var mı bilmiyorum.Je ne suis pas sûr d'avoir le temps de vous montrer d'autres environnements.
Sizlere daha da başka ortamlar göstermek için vaktim var mı bilmiyorum.다른 환경들을 보여드릴 시간이 될 지 잘 모르겠습니다.
Sizlere daha da başka ortamlar göstermek için vaktim var mı bilmiyorum.Não sei se tenho tempo para vos mostrar outros ambientes.
Sizlere daha da başka ortamlar göstermek için vaktim var mı bilmiyorum.Nem vagyok benne biztos, hogy az idő elég más helyeket mutatni.
Sizlere daha da başka ortamlar göstermek için vaktim var mı bilmiyorum.Non so se ho tempo di mostrarvi qualche altro ambiente.
Sizlere daha da başka ortamlar göstermek için vaktim var mı bilmiyorum.No sé si tengo tiempo para mostrarles otros entornos.
Sizlere daha da başka ortamlar göstermek için vaktim var mı bilmiyorum.Nu sunt sigur dacă am timp să vă arăt alte medii.
Sizlere daha da başka ortamlar göstermek için vaktim var mı bilmiyorum.Tôi không chắc mình có đủ thời gian để trình bày về các môi trường khác.
Sizlere daha da başka ortamlar göstermek için vaktim var mı bilmiyorum.Δεν ξέρω αν έχω χρόνο να σας δείξω κάποια ακόμη περιβάλλοντα.
Sizlere daha da başka ortamlar göstermek için vaktim var mı bilmiyorum.Не съм сигурен дали имам време да ви покажа някои други места.
Sizlere daha da başka ortamlar göstermek için vaktim var mı bilmiyorum.Я не уверен, есть ли у меня время показать вам другие режимы просмотра.
Sizlere daha da başka ortamlar göstermek için vaktim var mı bilmiyorum.אני לא בטוח אם יש לי זמן להראות לכם סביבות אחרות.
Sizlere daha da başka ortamlar göstermek için vaktim var mı bilmiyorum.أنا لست متأكدًا إذا ما كان لدي وقت لأوضح لكم بيئات أخرى
Sizlere daha da başka ortamlar göstermek için vaktim var mı bilmiyorum.例もあります。
Sonra filmimizi sarıp montajladık çünkü dönme vaktimiz gelmişti.Allora poi abbiamo messo insieme il film perché dovevamo tornare indietro.