Ana içeriğe geç
Sözlük

vakit ile cümle

vakit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom onu yaparak boşa vakit harcamadı.Tom wasted no time doing that.
Hiç iyi vakit geçiriyor gibi görünmüyorsun.You never look like you're having a good time.
Tom Mary ile konuşurken iyi vakit geçirdi.Tom had a good time talking to Mary.
Tom'la çok vakit geçiriyorsun.You spend too much time with Tom.
Geç vakitlere kadar çalışmaya alışkınım.I'm used to working late.
İyi vakit geçiriyorsun gibi geliyor.It sounds like you're having a good time.
Boşa harcayacak daha fazla vakit yok.There is no more time to waste.
Tom, Mary ile vakit geçirmekten hoşlanıyordu.Tom enjoyed spending time with Mary.
Tom Mary ile vakit geçirmekten hoşlanıyor.Tom enjoys spending time with Mary.
Tom, Mary ile vakit geçirmeyi sevdiğini söylüyor.Tom says he likes spending time with Mary.
Tom iyi vakit geçiriyormuş gibi görünmüyordu.Tom didn't look like he was having a good time.
Tom Boston'da çok vakit harcıyor.Tom spends a lot of time in Boston.
Dün bu vakitte ne yapıyordun?What were you doing this time yesterday?
Raporlarını tamamlamak için vakitleri yoktu.They had no time to complete their report.
Tom ve ben bugün iyi vakit geçirdik.Tom and I had a good time today.
Leyla, Mısır'da harika bir vakit geçirdi.Layla has had a wonderful time in Egypt.
Boston'da harika bir vakit geçirdim.I had a wonderful time in Boston.
Boston'da iyi bir vakit geçirdim.I had a good time in Boston.
İnternet bir vakit kaybıdır.The internet is a waste of time.
Hapishanede vakit geçiren birkaç arkadaşım var.I have several friends who have spent time in prison.
Boston'da Tom ile biraz vakit geçirmek istedim.I wanted to spend some time with Tom in Boston.
Tom'un partisinde iyi vakit geçirmedin mi?Did you have a good time at Tom's party?
Seyahat ederek biraz vakit geçirmek istiyorum.I want to spend some time traveling.
Boston'da biraz daha vakit geçirmek istiyorum.I want to spend some time in Boston.
Tom iyi vakit geçireceğini düşünüyordu.Tom thought he was going to have a good time.
Siz çocuklar iyi vakit geçirmiyor musunuz?Aren't you guys having a good time?
Sami, Leyla ile daha fazla vakit geçirmek istedi.Sami wanted to spend more time with Layla.
Hiç burada daha önce vakit geçirdin mi?Have you ever spent time here before?
Sami ve Leyla gerçekten iyi bir vakit geçirdiler.Sami and Layla had a really good time.
Sami, Leyla ile daha fazla vakit geçirdi.Sami spent more time with Layla.
Tom, Mary'nin iyi vakit geçirmediğini fark etmedi.Tom didn't realize that Mary wasn't having a good time.
Tom, Mary'nin hapishanede vakit geçirdiğini bilmiyordu.Tom didn't know Mary had spent time in prison.
Tom boş vakitlerinde ne türi şeyler yapar?What kind of things does Tom do in his free time?
Bence Tom iyi vakit geçiriyor.I think Tom is having a good time.
Boston'da biraz vakit geçirmek için sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to spending some time in Boston.
Seninle biraz vakit geçirmeyi dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to spending some time with you.
Seninle biraz vakit geçirmek için sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to spending some time with you.
Ailenizle vakit geçirmek önemlidir.Spending time with your family is important.
Yeterli vakitleri var.They have enough time.
Bunu yapması için Tom'a daha fazla vakit vermeliydin.You should've given Tom more time to do that.
Tom iyi vakit geçiriyormuş gibi görünmüyor.Tom doesn't look like he's having a good time.
Tom'un Boston'da iyi vakit geçirmesi gerek.Tom should have a good time in Boston.
Tom'la kâğıt oynayıp vakit öldürdük.Tom and I killed time playing cards.
Tom bunu yaparken iyi vakit geçiriyor.Tom has a good time doing that.
Tom bunu yaparken iyi vakit geçirdi.Tom had a good time doing that.
İyi vakit geçiriyordum.I was having a good time.
Tom kamp yaparak iyi vakit geçirdi.Tom had a good time camping.
Bugün iyi vakit geçirdim.I had a good time today.
Yapmak istesek bile buna vakit yok.Even if we want to do that, we don't have time.
Tom Boston'da iyi vakit geçiriyor.Tom is having a good time in Boston.
Hâlâ iyi vakit geçiriyor musun?Are you still having a good time?
Sami, Leyla adında bir hemşireyle klinikte vakit geçiriyor.Sami has been spending time in the clinic with a nurse named Layla.
Mary daima okulda öğretmenleri ona izin verdiğince geç vakitlere kalır.Mary always stays at school as late as the teachers allow her to.
Tom hapishanede vakit geçirmek istemediğini söyledi.Tom said he doesn't want to spend time in jail.
Tom geçen yaz Mary ile çok vakit geçirdi.Tom spent a lot of time with Mary last summer.
Tom, neredeyse çocuklarıyla hiç vakit geçirmez.Tom hardly ever spends time with his children.
Tom Mary ile fazla vakit geçirmiyor.Tom hasn't been spending much time with Mary.
Tom bunu yaparak iyi vakit geçirecek.Tom is going to have a good time doing that.
Tom Mary ile çok vakit geçiriyor.Tom has been spending a lot time with Mary.
Tom Mary ile daha fazla vakit geçiriyor.Tom has been spending more time with Mary.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod