Ondaki insan yüreği değiştirilsin, yerine hayvan yüreği verilsin. Üzerinden yedi vakit geçsin.Sea cambiado su corazón de hombre; séale dado un corazón de animal, y pasen sobre él siete tiempos.
Ondaki insan yüreği değiştirilsin, yerine hayvan yüreği verilsin. Üzerinden yedi vakit geçsin.Son coeur d`homme lui sera ôté, et un coeur de bête lui sera donné; et sept temps passeront sur lui.
Ondaki insan yüreği değiştirilsin, yerine hayvan yüreği verilsin. Üzerinden yedi vakit geçsin.לבבה מן אנושא ישנון ולבב חיוה יתיהב לה ושבעה עדנין יחלפון עלוהי׃
Ondaki insan yüreği değiştirilsin, yerine hayvan yüreği verilsin. Üzerinden yedi vakit geçsin.ليتغيّر قلبه عن الانسانية وليعط قلب حيوان ولتمضي عليه سبعة ازمنة.
Ondaki insan yüreği değiştirilsin, yerine hayvan yüreği verilsin. Üzerinden yedi vakit geçsin.使 他 的 心 改 變 、 不 如 人 心 、 給 他 一 個 獸 心 、 使 他 經 過 七 期 . 〔 期 或 作 年 本 章 同
Ondaki insan yüreği değiştirilsin, yerine hayvan yüreği verilsin. Üzerinden yedi vakit geçsin.使 他 的 心改變 、 不如 人心 、 給 他 一 個獸 心 、 使 他 經過 七 期 . 〔 期 或 作年 本章 同
Onlar ki, vakitleri gelmeden çekilip alındılar, Temellerini sel bastı.A kik idõnap elõtt ragadtattak el, és alapjokat elmosta a víz?!
Onlar ki, vakitleri gelmeden çekilip alındılar, Temellerini sel bastı.cari au fost luaţi înainte de vreme, şi au ţinut cît ţine un pîrîu care se scurge?
Onlar ki, vakitleri gelmeden çekilip alındılar, Temellerini sel bastı.che prima del tempo furono portati via, quando un fiume si era riversato sulle loro fondamenta
Onlar ki, vakitleri gelmeden çekilip alındılar, Temellerini sel bastı.Chúng nó bị truất diệt trước kỳ định, Cái nền họ bị dòng nước đánh trôi đi;
Onlar ki, vakitleri gelmeden çekilip alındılar, Temellerini sel bastı.Chúng_nó bị truất diệt trước kỳ định , Cái nền họ bị dòng nước đánh trôi đi ;
Onlar ki, vakitleri gelmeden çekilip alındılar, Temellerini sel bastı.de män som bortrycktes, innan deras tid var ute, och såsom en ström flöt deras grundval bort,
Onlar ki, vakitleri gelmeden çekilip alındılar, Temellerini sel bastı.de som blev bortrykket før tiden, og under hvis føtter grunnen fløt bort som en strøm,
Onlar ki, vakitleri gelmeden çekilip alındılar, Temellerini sel bastı.de, som i Utide reves bort, hvis Grundvold flød bort som en Strøm,
Onlar ki, vakitleri gelmeden çekilip alındılar, Temellerini sel bastı.die vergangen sind, ehe denn es Zeit war, und das Wasser hat ihren Grund weggewaschen;
Onlar ki, vakitleri gelmeden çekilip alındılar, Temellerini sel bastı.Ils ont été emportés avant le temps, Ils ont eu la durée d`un torrent qui s`écoule.
Onlar ki, vakitleri gelmeden çekilip alındılar, Temellerini sel bastı.ki so bili odpravljeni pred svojim časom? njih trdna tla so se razlila kakor reka –
Onlar ki, vakitleri gelmeden çekilip alındılar, Temellerini sel bastı.그들은 때가 이르기 전에 끊어버리웠고 그 터는 하수로 인하여 함몰되었느니라
Onlar ki, vakitleri gelmeden çekilip alındılar, Temellerini sel bastı.Kteříž vypléněni jsou před časem, potok vylit jest na základ jejich.
Onlar ki, vakitleri gelmeden çekilip alındılar, Temellerini sel bastı.ktorí boli vyrvaní pred časom, a ktorých základ bol nakoniec ako rozliata rieka?
Onlar ki, vakitleri gelmeden çekilip alındılar, Temellerini sel bastı.Którzy są wykorzenieni przed czasem, a powodzią zalały się grunty ich.
Onlar ki, vakitleri gelmeden çekilip alındılar, Temellerini sel bastı.los cuales fueron arrebatados antes de tiempo, y cuyos fundamentos fueron arrasados por un río
Onlar ki, vakitleri gelmeden çekilip alındılar, Temellerini sel bastı.Mereka direnggut sebelum tiba saat kematiannya, dan dihanyutkan oleh banjir yang melanda
Onlar ki, vakitleri gelmeden çekilip alındılar, Temellerini sel bastı.ne, jotka kukistettiin ennen aikojaan ja joiden perustuksen virta huuhtoi pois,
Onlar ki, vakitleri gelmeden çekilip alındılar, Temellerini sel bastı.Os quais foram arrebatados antes do seu tempo; e o seu fundamento se derramou qual um rio.
Onlar ki, vakitleri gelmeden çekilip alındılar, Temellerini sel bastı.Οιτινες αφηρπασθησαν αωρως, και το θεμελιον αυτων κατεποντισε χειμαρρος
Onlar ki, vakitleri gelmeden çekilip alındılar, Temellerini sel bastı.которые преждевременно были истреблены, когда вода разлилась под основание их?
Onlar ki, vakitleri gelmeden çekilip alındılar, Temellerini sel bastı.Тия, които преждевременно бидоха грабнати, И чиято основа порой завлече,-
Onlar ki, vakitleri gelmeden çekilip alındılar, Temellerini sel bastı.אשר קמטו ולא עת נהר יוצק יסודם׃
Onlar ki, vakitleri gelmeden çekilip alındılar, Temellerini sel bastı.الذين قبض عليهم قبل الوقت. الغمر انصبّ على اساسهم.
Onlar ki, vakitleri gelmeden çekilip alındılar, Temellerini sel bastı.他 們 未 到 死 期 、 忽 然 除 滅 . 根 基 毀 壞 、 好 像 被 江 河 沖 去
Onlar ki, vakitleri gelmeden çekilip alındılar, Temellerini sel bastı.他 們未 到 死期 、 忽然 除滅 . 根基 毀壞 、 好像 被 江河 沖去
Onlarla vakit geçiren psikiyatristlerle tanıştım, yardımcı çalışanlar, sivil toplum kuruluşları, hepsi.Am cunoscut psihiatri care şi-au petrecut timpul cu ei, activişti, ONG-uri, de toate.
Onlarla vakit geçiren psikiyatristlerle tanıştım, yardımcı çalışanlar, sivil toplum kuruluşları, hepsi.Conocí psiquiatras que pasaban tiempo con ellos, trabajadores de asistencia, ONGs, y muchos otros.
Onlarla vakit geçiren psikiyatristlerle tanıştım, yardımcı çalışanlar, sivil toplum kuruluşları, hepsi.E ho incontrato psichiatri che hanno trascorso del tempo con loro, e volontari, ONG, un sacco di persone.
Onlarla vakit geçiren psikiyatristlerle tanıştım, yardımcı çalışanlar, sivil toplum kuruluşları, hepsi.Ich habe Psychiater getroffen, die Zeit mit ihnen verbracht haben, Hilfsarbeiter, NGOs, den ganzen Haufen.
Onlarla vakit geçiren psikiyatristlerle tanıştım, yardımcı çalışanlar, sivil toplum kuruluşları, hepsi.Ik ontmoette psychiaters die tijd met hen hadden doorgebracht, hulpverleners, ngo's, enzovoort.
Onlarla vakit geçiren psikiyatristlerle tanıştım, yardımcı çalışanlar, sivil toplum kuruluşları, hepsi.소년병들을 치료했던 정신과 의사들, 구호단체 직원, NGO분들, 그런 분들을 많이 만났습니다.
Onlarla vakit geçiren psikiyatristlerle tanıştım, yardımcı çalışanlar, sivil toplum kuruluşları, hepsi.Spotkałem psychiatrów, którzy spędzali z nimi czas, organizacje pozarządowe i wiele innych.
Onlarla vakit geçiren psikiyatristlerle tanıştım, yardımcı çalışanlar, sivil toplum kuruluşları, hepsi.Я говорил с психиатрами, работавшими с ними, помощниками, общественными организациями, со всеми.
Onlarla vakit geçiren psikiyatristlerle tanıştım, yardımcı çalışanlar, sivil toplum kuruluşları, hepsi.ופסיכיאטרים ששהו במחיצתם, ועובדים, ומתנדבים, כולם.
Onlarla vakit geçiren psikiyatristlerle tanıştım, yardımcı çalışanlar, sivil toplum kuruluşları, hepsi.قابلت الأطباء النفسيين الذين أمضوا الوقت معهم، عمال الإغاثة، المنظمات غير الحكومية، الكثير.
Onlarla vakit geçiren psikiyatristlerle tanıştım, yardımcı çalışanlar, sivil toplum kuruluşları, hepsi.慈善活動家なども取材しました 帰りの飛行機の中で考えて
Onun hevesini kırmaya çalışsalar da, sinekkuşu vakit kaybetmeden geri gelipMentre continuano a scoraggiarlo, lui si volge verso di loro senza perder tempo e dice:
Onun hevesini kırmaya çalışsalar da, sinekkuşu vakit kaybetmeden geri gelipPero mientras continúan desanimándolo, se vuelve hacia ellos sin perder tiempo y les dice:
Onun hevesini kırmaya çalışsalar da, sinekkuşu vakit kaybetmeden geri gelipPodczas kiedy one go zniechęcają on zwraca się do nich nie tracąc czasu i mówi:
Önyargı vakit alır, ama vakit benim için nakittir.El prejuicio consume tiempo, pero mi tiempo es oro.
Önyargı vakit alır, ama vakit benim için nakittir.I pregiudizi richiedono tempo ma il mio tempo è denaro.
Önyargı vakit alır, ama vakit benim için nakittir.편견을 가지는데는 시간이 걸립니다. 하지만 저한테서 시간은 사업 그 자체죠.
Önyargı vakit alır, ama vakit benim için nakittir.Les préjugés prennent du temps mais mon temps est une entreprise.
Önyargı vakit alır, ama vakit benim için nakittir.Predsudky vedia pomaly nastúpiť, no môj čas je drahý.
Önyargı vakit alır, ama vakit benim için nakittir.Prejudecata ia timp, dar timpul meu e scump.
Önyargı vakit alır, ama vakit benim için nakittir.Uprzedzenia wymagają czasu, ale mój czas to biznes.
Önyargı vakit alır, ama vakit benim için nakittir.Η προκατάληψη θέλει χρόνο αλλά ο χρόνος μου είναι δουλειά.
Önyargı vakit alır, ama vakit benim için nakittir.Предразсъдъците отнемат време но времето си е бизнес.
Önyargı vakit alır, ama vakit benim için nakittir.דעות קדומות לוקחות זמן אבל הזמן שלי הוא עסקים.
Önyargı vakit alır, ama vakit benim için nakittir.الأحكام المسبقة تأخذ وقتا لكن وقتي عمل تجاري.
O öğleden sonra geç vakit kendime geldiğimde, hâlâ hayatta olduğumu keşfetmek beni şoke etti.Amikor aznap délután felébredtem, sokkolt a felfedezés, hogy még mindig élek.
O öğleden sonra geç vakit kendime geldiğimde, hâlâ hayatta olduğumu keşfetmek beni şoke etti.Când m-am trezit ceva mai târziu în aceeași după-masă, am fost mirată să descopăr că încă sunt în viață.
O öğleden sonra geç vakit kendime geldiğimde, hâlâ hayatta olduğumu keşfetmek beni şoke etti.Cuando luego me desperté, esa tarde, me sorprendí al descubrir que seguía viva.