Ana içeriğe geç
Sözlük

vakit ile cümle

vakit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Diğerleri, vakit kaybetmeden aşağıdaki, tarafından köşesinde bir an için hınca hınç dolmuştu kapı.Die anderen, folgenden ausschweifend waren für einen Moment in der Ecke das gestaute
Diğerleri, vakit kaybetmeden aşağıdaki, tarafından köşesinde bir an için hınca hınç dolmuştu kapı.Drugi, po incontinently so bili zataknil za trenutek v kotu z vrata.
Diğerleri, vakit kaybetmeden aşağıdaki, tarafından köşesinde bir an için hınca hınç dolmuştu kapı.Gli altri, i seguenti incontinente, erano intasate per un attimo in un angolo dal porta.
Diğerleri, vakit kaybetmeden aşağıdaki, tarafından köşesinde bir an için hınca hınç dolmuştu kapı.다른은 즉시 다음,에 의해 구석에 잠시 먹통이되었습니다
Diğerleri, vakit kaybetmeden aşağıdaki, tarafından köşesinde bir an için hınca hınç dolmuştu kapı.Les autres, après incontinent, étaient coincées pendant un moment dans le coin par le porte.
Diğerleri, vakit kaybetmeden aşağıdaki, tarafından köşesinde bir an için hınca hınç dolmuştu kapı.Los otros, los siguientes incontinente, se ha atascado por un momento en la esquina de la puerta.
Diğerleri, vakit kaybetmeden aşağıdaki, tarafından köşesinde bir an için hınca hınç dolmuştu kapı.Muassa seuraavat incontinently, oli juuttunut hetkeksi nurkkaan oviaukko.
Diğerleri, vakit kaybetmeden aşağıdaki, tarafından köşesinde bir an için hınca hınç dolmuştu kapı.Những người khác, sau đây ngay lập tức, đã bị kẹt cho một thời điểm trong góc. ô cửa.
Diğerleri, vakit kaybetmeden aşağıdaki, tarafından köşesinde bir an için hınca hınç dolmuştu kapı.Os outros, seguindo incontinente, ficaram congestionadas por um momento no canto pela porta.
Diğerleri, vakit kaybetmeden aşağıdaki, tarafından köşesinde bir an için hınca hınç dolmuştu kapı.Ostatné po rozmyslu, bol zaseknutý na chvíľu v rohu u dverách.
Diğerleri, vakit kaybetmeden aşağıdaki, tarafından köşesinde bir an için hınca hınç dolmuştu kapı.Ostatní po rozmyslu, byl zaseknutý na chvíli v rohu u dveřích.
Diğerleri, vakit kaybetmeden aşağıdaki, tarafından köşesinde bir an için hınca hınç dolmuştu kapı.Pozostali, po bezzwłocznie, były zablokowane przez chwilę w kącie drzwi.
Diğerleri, vakit kaybetmeden aşağıdaki, tarafından köşesinde bir an için hınca hınç dolmuştu kapı.Yang lain, berikut dgn tdk bertarak, macet sejenak di sudut oleh pintu.
Diğerleri, vakit kaybetmeden aşağıdaki, tarafından köşesinde bir an için hınca hınç dolmuştu kapı.Οι άλλοι, μετά incontinently, ήταν μπλοκαρισμένο για μια στιγμή στη γωνία από το πόρτα.
Diğerleri, vakit kaybetmeden aşağıdaki, tarafından köşesinde bir an için hınca hınç dolmuştu kapı.Другие, следующие несдержанно, были забиты на мгновение в углу дверях.
Diğerleri, vakit kaybetmeden aşağıdaki, tarafından köşesinde bir an için hınca hınç dolmuştu kapı.Інші, такі нестримано, були забиті на мить у кутку дверях.
Diğerleri, vakit kaybetmeden aşağıdaki, tarafından köşesinde bir an için hınca hınç dolmuştu kapı.Останалите, след направо бяха заседнали за миг в ъгъла от вратата.
Diğerleri, vakit kaybetmeden aşağıdaki, tarafından köşesinde bir an için hınca hınç dolmuştu kapı.للآخرين ، وبعد بفجور ، وازدحمت للحظة في الزاوية من قبل
Diğerleri, vakit kaybetmeden aşağıdaki, tarafından köşesinde bir an için hınca hınç dolmuştu kapı.戸口。ヒットが続いた。
Dongguan'a ilk gittiğimde, işçilerle çok fazla vakit geçirmenin iç karartıcı olacağını düşünüyordum.Amikor először mentem Dongguanba, aggódtam, hogy nyomasztó lesz olyan sok időt tölteni munkásokkal.
Dongguan'a ilk gittiğimde, işçilerle çok fazla vakit geçirmenin iç karartıcı olacağını düşünüyordum.Când am mers prima oară în Dongguan, credeam că ma va deprima să stau atât între muncitori.
Dongguan'a ilk gittiğimde, işçilerle çok fazla vakit geçirmenin iç karartıcı olacağını düşünüyordum.Cuando fui por primera vez a Dongguan, me preocupaba que fuera deprimente pasar tanto tiempo con obreros.
Dongguan'a ilk gittiğimde, işçilerle çok fazla vakit geçirmenin iç karartıcı olacağını düşünüyordum.제가 처음 둥관에 갔을 때, 전 노동자들하고 많은 시간을 보내는 것이 제 자신을 우울하게 만들 것 같아 걱정했습니다.
Dongguan'a ilk gittiğimde, işçilerle çok fazla vakit geçirmenin iç karartıcı olacağını düşünüyordum.Ko sem prvič šla v Dongguan, sem se bala, da me bo preživljanje časa z delavci začelo moriti.
Dongguan'a ilk gittiğimde, işçilerle çok fazla vakit geçirmenin iç karartıcı olacağını düşünüyordum.Podczas pierwszej wizyty w Dongguan martwiłam się, że wpadnę w depresję przebywając z robotnicami.
Dongguan'a ilk gittiğimde, işçilerle çok fazla vakit geçirmenin iç karartıcı olacağını düşünüyordum.Όταν πρωτοπήγα στη Ντονγκουάν, ανησυχούσα πως θα ήταν καταθλιπτικά να περάσω τόσο πολύ καιρό με εργάτες.
Dongguan'a ilk gittiğimde, işçilerle çok fazla vakit geçirmenin iç karartıcı olacağını düşünüyordum.Коли я вперше приїхала в Донгуан, я думала, що не зможу витримати стільки часу з робітниками.
Dongguan'a ilk gittiğimde, işçilerle çok fazla vakit geçirmenin iç karartıcı olacağını düşünüyordum.כשבאתי לדונגואן לראשונה, הייתי מודאגת שיהיה מדכא לשהות זמן כה רב במחיצתם של פועלים.
Dongguan'a ilk gittiğimde, işçilerle çok fazla vakit geçirmenin iç karartıcı olacağını düşünüyordum.عندما ذهبت لأول مرة إلى دونغقوان،أنا قلقت من احتمال الاكتئاب جراء قضاء الكثير من الوقت مع العمال.
Dongguan'a ilk gittiğimde, işçilerle çok fazla vakit geçirmenin iç karartıcı olacağını düşünüyordum.気が滅入ってしまわないかと心配でした 彼女らの状況は変わらないかもしれないし
Dunedain'in gücünü tekrar kazanacağı vakit gelecek, ve düşmanları bu topraklardan sonsuza dek sürecek.Der kommer en tid hvor Dunadain folket vil forny dets styrke, og uddriver ondskaben fra dette land for evigt.
Dunedain'in gücünü tekrar kazanacağı vakit gelecek, ve düşmanları bu topraklardan sonsuza dek sürecek.Eljön az idő, mikor a dúnadánok újra erejük teljében lesznek és örökre elűzik az ördögöt e földekről.
Dunedain'in gücünü tekrar kazanacağı vakit gelecek, ve düşmanları bu topraklardan sonsuza dek sürecek.Er zal een tijd komen dat de Dúnedain hun kracht herwinnen, en het kwaad voor altijd uit hun landen verbannen.
Dunedain'in gücünü tekrar kazanacağı vakit gelecek, ve düşmanları bu topraklardan sonsuza dek sürecek.O dia virá em que os Dúnedain reganharam sua força, e banir o mal dessas terras para sempre.
Dunedain'in gücünü tekrar kazanacağı vakit gelecek, ve düşmanları bu topraklardan sonsuza dek sürecek.Príde doba, keď Dúnadani znovu získaju svoju silu, a vyženú zlo z tohto územia raz a navždy.
Dunedain'in gücünü tekrar kazanacağı vakit gelecek, ve düşmanları bu topraklardan sonsuza dek sürecek.Přijde doba, kdy Dúnadané znovu získají svou sílu a vyženou zlo z těchto zemí jednou pro vždy.
Dunedain'in gücünü tekrar kazanacağı vakit gelecek, ve düşmanları bu topraklardan sonsuza dek sürecek.Przyjdzie czas, gdy Dúnedainowie odzyskają siły i wygnają zło z tych ziem na zawsze.
Dunedain'in gücünü tekrar kazanacağı vakit gelecek, ve düşmanları bu topraklardan sonsuza dek sürecek.Un temps viendra où les Dúnedains regagneront leur force, et bannirons le Mal de ces terres à jamais.
Dunedain'in gücünü tekrar kazanacağı vakit gelecek, ve düşmanları bu topraklardan sonsuza dek sürecek.Un tiempo vendrá en que los Dúnedain recuperarán su fuerza, y desterrarán el mal de esta tierra para siempre.
Dunedain'in gücünü tekrar kazanacağı vakit gelecek, ve düşmanları bu topraklardan sonsuza dek sürecek.Настанет время, когда дунаданы вновь наберутся сил и навсегда изгонят врага из этой земли.
Dunedain'in gücünü tekrar kazanacağı vakit gelecek, ve düşmanları bu topraklardan sonsuza dek sürecek.奴らを駆逐する日が来る その時まで-
Eđitim ve eđlence haricinde benim üzerimde etkisi olmayacak ţeylerle vakit kaybetmem.Behalve onderwijs en entertainment, ga ik mijn tijd niet verspillen aan dingen die geen impact zullen hebben.
Eđitim ve eđlence haricinde benim üzerimde etkisi olmayacak ţeylerle vakit kaybetmem.Excepto por la educación y el ocio, no desperdiciaré mi tiempo en cosas que no tengan trascendencia.
Eđitim ve eđlence haricinde benim üzerimde etkisi olmayacak ţeylerle vakit kaybetmem.Hormis l'éducation et les divertissements, je ne perds pas mon temps en futilités sans avenir.
Eđitim ve eđlence haricinde benim üzerimde etkisi olmayacak ţeylerle vakit kaybetmem.Kromě vzdělání a zábavy. Nebudu ztrácet čas na věci, které nebudou mít žádný efekt.
Eđitim ve eđlence haricinde benim üzerimde etkisi olmayacak ţeylerle vakit kaybetmem.Med undtagelse af uddannelse og underholdning vil jeg ikke spilde min tid på ting der ikke har nogen effekt.
Eđitim ve eđlence haricinde benim üzerimde etkisi olmayacak ţeylerle vakit kaybetmem.Trừ giáo dục và giải trí tôi không phí thời gian vào những<br/>thứ không gây được ảnh hưởng.
Eđitim ve eđlence haricinde benim üzerimde etkisi olmayacak ţeylerle vakit kaybetmem.باستثناء التعليم والترفيه، لن أضيّع وقتي على ما لن يكون له أثر
Eđitim ve eđlence haricinde benim üzerimde etkisi olmayacak ţeylerle vakit kaybetmem.時間を無駄にしたくないんだ。 みんなと友達になりたい、しかし 僕に対し真剣でない時は嫌うよ。
Eğer çocuk çok küçük ise görüşmeler gündüz vakitlerini kapsayabilir.Cuando el menor es muy pequeño, las visitas pueden ser de un solo día.
Eğer çocuk çok küçük ise görüşmeler gündüz vakitlerini kapsayabilir.Jos lapsi on hyvin pieni, tapaamiset voivat olla päivätapaamisia.
Eğer çocuk çok küçük ise görüşmeler gündüz vakitlerini kapsayabilir.Om barnet är mycket litet kan umgänget ordnas bara över dagen.
Eğer çocuk çok küçük ise görüşmeler gündüz vakitlerini kapsayabilir.Si l’enfant est très jeune, les visites peuvent être des visites quotidiennes.
Eğer çocuk çok küçük ise görüşmeler gündüz vakitlerini kapsayabilir.Если ребёнок ещё маленький, встречи могут происходить в течение дня.
Eğer çocuk çok küçük ise görüşmeler gündüz vakitlerini kapsayabilir.إذا كان الطفل صغير جداً، فإن المقابلات من الممكن أن تكون مقابلات نهارية.
Eğer çocuk çok küçük ise görüşmeler gündüz vakitlerini kapsayabilir.探视权是指,孩子与父母一方同住时,定期会见另一方的权利,例如每隔一个周末,外加假期中的特定时间。如果子女年幼,可能只有日间探视。
Eğlence vakitlerini.A szórakozással töltött időt.
Eğlence vakitlerini.De offrar roliga stunder.
Eğlence vakitlerini.De ofrer tid til sjov.
Eğlence vakitlerini.Họ hi sinh thời gian giải trí.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
vakit ile cümle - Sayfa 39 - vakit kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App